Dünya

Şara: Erdoğan'ın Yaptırımların Kaldırılmasında Rolü

27 Temmuz 2026 - 10:44 Yazar: Editör Masası
4 dk okuma 17
Şara: Erdoğan'ın Yaptırımların Kaldırılmasında Rolü
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suudi Arabistan'ın ABD nezdinde yürüttüğü girişimlerin Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması sürecinde önemli rol oynadığını belirtti. Trump yönetiminin de bu yönde adımlar attığını ifade eden Şara, Rusya ile 'yeni bir sayfa' açtıklarını, İsrail ile güvenlik görüşmelerinin aşamalı ilerleyebileceğini ve Körfez ülkelerinden enerji, turizm ve altyapı alanlarında yatırımlar beklediğini söyledi. Ayrıca Kürtlerle SDG/YPG'yi birbirinden ayırdıklarını vurgulayarak, yeni çatışmaları önleyecek siyasi çözümler ve demokratikleşme sürecini sürdüreceklerini dile getirdi.

Yaptırımların Kaldırılmasında Erdoğan ve Suudi Arabistan'ın Rolü

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, bir röportajında, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın ABD nezdinde yürüttüğü diplomatik girişimlerin Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması sürecinde önemli rol oynadığını belirtti. Şara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD nezdinde bu konuda devreye girdiğini ifade ederek, Suudi Arabistan'ın da arabuluculuk yaptığını söyledi. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yaptırımların kaldırılması için kritik adımlar attığını kaydetti.

Şara, Suriye'ye uygulanan yaptırımların büyük bölümünün devrik Beşşar Esed rejiminin işlediği suçlar nedeniyle getirildiğini vurgulayarak, "Eski rejimden kurtulan Suriye halkının aynı yaptırımlara maruz kalmaya devam etmesi makul değildi." dedi. Sezar Yasası ve Suriye'nin 1979'dan beri yer aldığı "teröre destek veren devletler" listesinin kaldırılmasının kritik öneme sahip olduğunu belirten Şara, Trump yönetiminin bu yönde adımlar attığını ve sürecin ABD Dışişleri Bakanlığı ve Kongre nezdinde devam ettiğini aktardı.

Rusya ile Yeni Sayfa

Rusya ile temasların Esed rejiminin devrilmesinden aylar önce başladığını dile getiren Şara, iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı çıkarlara dayalı şekilde yeniden şekillendiğini söyledi. Şara, "Rusya ile yeni sayfa açıyoruz." ifadesini kullandı. Rus askeri üsleri konusunda görüşmeler yürüttüklerini belirten Şara, çok sayıdaki Rus üssünün tek bir üs etrafında toplanması konusunda mutabakata varıldığını, Hımeymim Hava Üssü ile Tartus'taki bazı tesislerin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü aktardı. Rusya'nın ilişkisinin yalnızca eski rejimle değil Suriye devletiyle olduğunu vurguladı.

Lübnan ve Bölgesel İstikrar

Lübnan'ın güvenliği ve istikrarının Suriye'yi doğrudan etkilediğini belirten Şara, iki ülke arasında stratejik çıkar ilişkisi bulunduğunu söyledi. Lübnan hükümeti ile ülkenin istikrarına katkı sağlayacak çözüm yolları aradıklarını vurgulayan Şara, devlet dışında silahlı yapıların varlığının bölgede ciddi sorunlar doğurduğunu savundu. Hizbullah'ın Suriye'deki savaşta rol oynadığını ve halen silahlı yapısını koruduğunu öne süren Şara, çözümün devlet kurumlarının güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti. Suriye'nin Lübnan'a askeri müdahale düşünmediğini ancak Lübnan devletinin yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olacak imkanlar sunabileceğini belirten Şara, "Lübnan'ın istikrarı Suriye'nin de çıkarınadır." dedi.

İsrail ile Aşamalı İlerleme

Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerle Suriye'nin İsrail ile yürüttüğü güvenlik görüşmelerinin farklı süreçler olduğunu ifade eden Şara, bölgede kalıcı güvenlik düzenlemelerinin oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Çok taraflı güvenlik anlaşmaları yoluyla daha dengeli bir ortam oluşturmayı hedeflediklerini belirten Şara, güvenlik anlaşmalarının başarılı olması halinde gelecekte daha kapsamlı bir barış sürecinin gündeme gelebileceğini ancak bunun Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçmesi anlamına gelmeyeceğini vurguladı. "İsrail ile ilişkilerde aşamalı ilerleme mümkün." ifadesini kullandı.

İran ile İsrail arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şara, çatışmanın yönetiliş biçiminin bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceğini söyledi. Suriye'nin Arap Birliği çerçevesindeki ortak kararların bir parçası olacağını ifade etti.

Irak ile İlişkiler

Irak ile ilişkilerin olumlu yönde ilerlediğine işaret eden Şara, Şam'ın resmi devlet kurumlarıyla ilişki kurmayı esas aldığını söyledi. "Irak ile ilişkiler gelişiyor." diyen Şara, iki ülke arasında güçlü tarihi, toplumsal ve ekonomik bağlar bulunduğunu vurguladı. Geçmişte bazı çevrelerin Suriye'deki gelişmeleri mezhepsel çatışma olarak göstermeye çalıştığını ancak bunun gerçekçi bir değerlendirme olmadığını dile getirdi.

Körfez Ülkeleriyle Yatırım ve İşbirliği

Körfez ülkeleriyle ilişkilerin çok iyi seviyede olduğunu belirten Şara, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinin Suriye'nin yeniden inşasına ilgi gösterdiğini söyledi. Enerji, havalimanları, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde yatırımların başladığını aktaran Şara, Şam, Halep, Lazkiye ve Tartus'ta büyük projelerin planlandığını ifade etti. Irak petrolünün Kerkük-Baniyas hattı üzerinden taşınmasına yönelik projelerin de gündemde olduğunu dile getirdi.

Kürtler ve SDG/YPG Ayrımı

Suriye'deki Kürt toplumunun ülkenin asli unsurlarından biri olduğunu belirten Şara, eski rejim döneminde vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin haklarının iade edildiğini söyledi. Kültürel hakların tanındığını ve Nevruz'un resmi bayram ilan edildiğini anımsatan Şara, "Kürtlerle SDG farklı konular." ifadesini kullandı. Terör örgütü YPG ile yapılan anlaşmaların uygulanmasında zaman zaman sorunlar yaşandığını belirten Şara, son dönemde varılan mutabakatın daha güçlü bir zemine sahip olduğunu ve uygulama sürecinin devam ettiğini anlattı. "Suriyelileri yeni çatışmalara sürükleyecek her seçenekten kaçınmak gerekir. Çatışmayı önleyen her çözüm değerlidir." dedi.

Demokratikleşme Süreci

Demokratikleşme sürecinde halkın yönetime katılımını artırmayı hedeflediklerinin altını çizen Şara, Suriye'nin kendi koşullarına uygun siyasi modeli oluşturacağını söyledi. "İnsanların yöneticilerini seçme ve ülkenin yönetiminde uygulanacak yasalara ilişkin görüş bildirme hakkına sahip olması için çalışıyoruz. Halk Meclisinin ilk oturumlarının başlaması da bu yönde atılmış önemli bir adımdır." ifadelerini kullandı. Siyasi sistemin şekillendirilmesinin yalnızca cumhurbaşkanının kararı olmadığını, Halk Meclisi üyeleri ve toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...