Dünya

ECB Başkanı Lagarde: Faiz artışı kararı üç senaryoda da sağlam

12 Haziran 2026 - 00:07 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 17
ECB Başkanı Lagarde: Faiz artışı kararı üç senaryoda da sağlam
Yapay Zeka Bilgilendirmesi

Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, faiz artırma kararını 'üç farklı senaryoda da geçerli' olarak savunurken, eleştirmenler yüksek faizlerin verimliliği düşürebileceği ve enflasyonun 2027'ye kadar hedefe dönmesini engelleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, faiz oranlarını artırma kararını savunarak, bu kararın üç farklı senaryoda da geçerli olduğunu söyledi.

AMB, Orta Doğu'daki süregelen savaş nedeniyle faiz oranlarını üç yıl sonra ilk kez yüzde 0,25 artırdı. Bu, bankanın Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin yol açtığı enerji fiyatlarına tepki olarak faiz artışına gittiği 2023'ten bu yana ilk faiz artışı oldu.

Lagarde, perşembe günü düzenlediği basın toplantısında, "Savaş enflasyonist baskılar yaratıyor ve faiz artışı kararı, şokun nasıl gelişebileceğini ve euro bölgesinin orta vadeli görünümünü nasıl etkileyebileceğini ortaya koyan çok sayıda senaryoda da sağlamlığını koruyor" dedi.

Şubat ayında başlayan Orta Doğu çatışmasının etkileri Avrupa genelinde hissedildi. Hürmüz Boğazı'nın zaman zaman kapatılması petrol ve gaz fiyatlarını fırlattı, bu da Avrupalı ithalatçılar üzerinde büyük etki yarattı.

AMB'nin faiz artışı, bankanın 2025'in büyük bölümünde benimsediği gevşeme döngüsünde belirgin bir geri dönüş anlamına geliyor. Euro Bölgesi enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yüzde 10,9'luk sıçramanın etkisiyle mayıs ayında yüzde 3,2'ye yükselerek Eylül 2023'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı.

Avrupa Birliği ekonomisi 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 0,2 daraldı; bu da ekonomistlerin, zayıf büyümenin artan enflasyon ve bozulan tüketici güveniyle birleştiği bir "stagflasyon" dönemine girilebileceği uyarısında bulunmasına yol açtı. Mayıs sonunda yayımlanan Avrupa Ekonomik Tahminleri'ne göre AB'nin GSYH büyümesinin 2026'da yüzde 1,1, 2027'de ise yüzde 1,4 olması; enflasyonun da 2026'da yüzde 3,1, 2027'de yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

AMB'nin üç senaryosu

Lagarde, kurumun belirlenmiş bir faiz rotasını izlemediğini açıkça ortaya koydu: "Faiz oranlarına ilişkin kararlarımız, gelen ekonomik ve finansal veriler ışığında enflasyon görünümüne ve onu çevreleyen risklere ilişkin değerlendirmemizin yanı sıra temel enflasyon dinamikleri ve para politikasının aktarım gücüne dayanacak."

Belirsizliklere rağmen AMB, Haziran 2026 için hafif, olumsuz ve şiddetli olmak üzere üç olası kısa vadeli senaryo öngördü:

  • Hafif senaryo: Petrol fiyatlarının daha hızlı normale dönmesi. Enflasyon 2027 ve 2028'de yüzde 2 hedefinin altına inerken, GSYH büyümesi temel senaryodan daha erken ve güçlü toparlanıyor. GSYH büyümesi 2026'da yüzde 0,8'den 2027'de yüzde 1,4'e çıkarken, enflasyon 2026'da yüzde 2,9'dan 2027'de yüzde 1,8'e geriliyor.
  • Olumsuz senaryo: Enerji fiyatları yükselmeye devam ediyor, enflasyon üzerinde daha güçlü dolaylı etkiler yaratıyor. Reel GSYH büyümesi 2026'da yüzde 0,7, 2027'de yüzde 0,9; enflasyon 2026'da yüzde 3,3, 2027'de yüzde 3,0 olarak bekleniyor.
  • Şiddetli senaryo: AB, daha güçlü ve kalıcı bir enerji fiyat şokuyla karşı karşıya. Reel GSYH büyümesi 2026-27'de yüzde 0,5'e yavaşlıyor, 2028'de toparlanıyor.

Faiz oranları, enflasyon ve büyüme

Lagarde, AMB'nin bir numaralı önceliğinin enflasyonu kontrol altına almak olduğunu vurguladı: "Enflasyonun kontrolden çıkmasına izin verirseniz, onu yeniden ulaşmamız gereken fiyat istikrarı seviyesine çekmek çok daha zor bir hale gelir. Doğru karar, fiyat istikrarına bağlı kalmak ve bunu sağlamak için faiz oranlarını artırmaktı ki insanlar yatırım, istihdam ve ücret pazarlığına ilişkin kararlarını, fiyat istikrarını yeniden tesis etme taahhüdümüzü göz önünde bulundurarak alabilsin."

Lagarde'ı eleştirenler ise faiz artışının Avrupa'nın en üretken ve yenilikçi sektörlerini vuracağını savunuyor. Positive Money Europe araştırmacısı Calvin Vella, "Bu tür bir karar enerji fiyatlarını düşürmeyecek. Buna karşılık temiz enerji yatırımlarını daha pahalı hale getirerek, bu fiyatları kalıcı biçimde aşağı çekebilecek tek çözümü yavaşlatacak. Borçlanma maliyetinin artması, daha temiz sektörlere yatırım yapmayı pahalılaştırarak Avrupa'nın enerji güvenliği sağlama kapasitesini azaltıyor ve kıtanın rekabet gücünü riske atıyor. Faiz artışı ücretleri etkileyerek ve istihdam imkânlarını azaltarak eşitsizliği de artırıyor" dedi.

Lagarde, Avrupa ekonomisinin yenilenebilir enerjiye yatırım gibi yapısal değişikliklerden fayda sağlayacağını belirterek, "Euro bölgesinin büyüme potansiyelini artıracak ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için enerji dönüşümünü hızlandıracak reformlar her zamankinden daha hayati önemde" ifadelerini kullandı.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...