Akkuyu NGS'de Kritik Aşama: İlk Reaktör Bu Yıl İşletmeye Alınıyor
- Akkuyu NGS'nin birinci güç ünitesi bu yıl işletmeye alınmak üzere inşaatı tamamlandı ve testler sürüyor.
- İkinci güç ünitesinde iç koruma kabuğu montajı tamamlandı ve temiz bölge oluşturuldu.
- Projede bugüne kadar 2 bin Türk şirketi görev aldı; halen 300'den fazla şirket aktif çalışıyor.
- Türk şirketleri, Rosatom'un Macaristan ve Mısır gibi ülkelerdeki projelerinde de yer alıyor.
- Sahada nükleer ve yenilenebilir enerjiyi birleştiren hibrit çözümler ile elektrikli ulaşım altyapısı planlanıyor.
Akkuyu Nükleer AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi'nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu NGS'deki çalışmaları değerlendiren Dedusenko, projenin en yoğun ve aktif aşamasında olduğunu söyledi.
Dedusenko, "Akkuyu NGS projesi şu anda en yoğun ve aktif aşamasında. Birinci güç ünitesindeki inşaat çalışmaları tamamlandı ve şu anda işletmeye alma öncesi testler devam ediyor. Reaktörün montajı tamamlandı. Temsili yakıt demetleri reaktöre yüklendi ve artık hidrolik testler aşamasına geçiliyor. Tüm bu çalışmalar, birinci güç ünitesinin bu yıl içerisinde işletmeye alınmasını sağlamak için gereklidir." diye konuştu.
Dedusenko, ikinci, üçüncü ve dördüncü güç ünitelerinin inşaatının aktif olarak devam ettiğini belirtti. "2'nci güç ünitesinde iç koruma kabuğunun montajı tamamlandı. Böylece reaktör binasının içinde 'temiz bölge' oluşturulmuş oldu." bilgisini paylaştı.
Türk şirketlerinin projedeki rolüne değinen Dedusenko, "Türk şirketleriyle yürüttüğümüz işbirliği sürekli gelişiyor ve kapsamı giderek genişliyor. Projenin hayata geçirilmeye başlandığı günden bu yana 2 bin şirket tedarikçi ve yüklenici olarak Akkuyu NGS projesinde görev aldı. Bugün ise sahada 300'ün üzerinde şirket aktif olarak faaliyet gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Dedusenko, Türk şirketlerinin elde ettiği tecrübeyle yurt dışı projelerinde de yer aldığını belirterek şunları söyledi: "Türk şirketleri yalnızca Türkiye'deki Akkuyu NGS projesinde görev alma fırsatı bulmakla kalmıyor, aynı zamanda Rosatom'un dünyanın farklı ülkelerinde yürüttüğü projelerin sunduğu imkanlardan da yararlanıyor. Örneğin, Türkiye'nin teknik destek kuruluşu NÜTED, Rosatom'un Macaristan'da yürüttüğü projede görev alıyor. Bunun yanı sıra, Türk şirketlerinin Akkuyu NGS projesinde edindiği bilgi birikimi ve deneyim, Rosatom'un Mısır'da yürüttüğü projede de değerlendiriliyor. Bu deneyimin önümüzdeki dönemde diğer uluslararası projelere de taşınacağına ve Türk şirketlerinin bu projelerdeki rolünün giderek artacağına inanıyorum."
Rosatom'un nükleer enerji dışında birçok ileri teknoloji alanında faaliyet gösterdiğini aktaran Dedusenko, Türkiye'de de Akkuyu NGS sahasının imkanlarından yararlanarak bu teknolojileri hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Türk iş ortaklarımızla birlikte, Akkuyu NGS sahasının kullanım alanını genişletmeyi ve nükleer enerji ile yenilenebilir enerji kaynaklarını bir araya getiren hibrit enerji çözümlerini değerlendiriyoruz. Rosatom'un rüzgar enerjisi teknolojileri alanında da önemli çalışmaları bulunuyor. Ayrıca, dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde veri merkezlerinin kurulmasına yönelik projeler üzerinde de çalışıyoruz. Bir diğer önemli başlık ise bölgesel kalkınma. Akkuyu NGS ile birlikte bölge gelişirken, Rosatom'un batarya teknolojilerinden yararlanarak çevre dostu ulaşım çözümlerini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda, santral çevresinde elektrikli otobüsler ve elektrikli araçlardan oluşan temiz ulaşım altyapısının oluşturulması üzerinde çalışıyoruz."
Dedusenko, bu yıl Antalya'da düzenlenecek COP31'e ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. "Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacak olmasını son derece anlamlı buluyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Türkiye'nin Rosatom ile birlikte nükleer enerji teknolojilerine sahip ülkeler arasına katılmış olması. Biz de Türkiye gibi bu zirveden yeni hedeflerin, yeni işbirliklerinin ve yeni ticari girişimlerin ortaya çıkmasını bekliyoruz." diye konuştu.
Rosatom'un COP31 kapsamında "Nükleer Günler" adlı özel bir etkinlik programı planladığını belirten Dedusenko, bilim dünyasını, iş çevrelerini ve ilgili paydaşları bu etkinliklere katılmaya davet etti. "Yaklaşık üç yıl öncesine kadar nükleer enerji COP gündeminde bugünkü kadar güçlü bir yer tutmuyordu. Ancak Rosatom'un ve sektördeki diğer paydaşların ortak çabaları sayesinde bugün nükleer enerji COP gündeminin ayrılmaz bir parçası haline geldi."
Dedusenko sözlerini şöyle tamamladı: "Bu yıl zirveye ev sahipliği yapacak ülke olarak Türkiye'nin de nükleer enerjinin geliştirilmesine yönelik yeni hedefler ortaya koyacağını ve nükleer enerjinin yeşil sertifikasının daha da güçlendirilmesine katkı sağlayacak adımlar atacağını düşünüyoruz. Bunun yeni yatırımların önünü açacağına ve daha fazla Türk şirketinin bu projelerde yer almasını teşvik edeceğine inanıyoruz."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.