Türk Dünyasının Gücü Güçlü Sigortadan Geçiyor
- Ahmet Yaşar, Azerbaycan forumunda Türk Dünyası sigorta iş birliğini geliştireceklerini ve 2026 Genel Kurulu'na Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını açıkladı.
- Genel kurulda sigorta bilinci, koruma açığı, reasürans, yapay zeka gibi konular ele alınacak.
- Yaşar, sigortasız olmanın risk olduğunu ve sigortacılığın stratejik önemini vurguladı; 2030'da 50 milyar dolar prim hedefi olduğunu söyledi.
- Sektörün 2026 ilk çeyrekte aktif büyüklüğü 4,2 trilyon lira, ilk beş ayda prim üretimi 622 milyar lira oldu.
- BES ve OKS'de katılımcı sayısı 18 milyona yaklaştı, yönetilen fonlar 3,5 trilyon liraya ulaştı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Azerbaycan Uluslararası Sigorta Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türk Dünyası sigorta sektörünün iş birliğini ileri taşımayı hedeflediklerini belirtti. Geçen yıl Azerbaycan'da temelleri atılan Türk Dünyası Sigorta Birliği'nin 2026 Genel Kurulu'na Türkiye ev sahipliği yapacak.
Genel Kurulda Ele Alınacak Başlıklar
Yaşar, genel kurulda ele alınacak başlıkları sıraladı: sigorta bilincinin artırılması, koruma açığının azaltılması, ortak reasürans kapasitesinin geliştirilmesi, yapay zekâ uygulamaları, dijital dönüşüm ve nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi. Bunun Türk Dünyası için yeni bir dönemin başlangıcı olacağını ifade etti.
Sigortacılığın Stratejik Önemi
Sigortacılığın yalnızca bugünü değil gelecek nesilleri de güvence altına alan stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Yaşar, "Koruma açığını kapatan, tasarrufları büyüten ve dayanıklılığı artıran güçlü bir sigorta sektörü; güçlü Türkiye'nin ve güçlü Türk Dünyası'nın vazgeçilmez unsurudur." dedi. Küresel risklerin hızla arttığına dikkat çeken Yaşar, "Sigortasızlık artık başlı başına bir risktir." değerlendirmesinde bulundu.
2030 yılı için 50 milyar dolarlık prim üretimi ve yüzde 5 penetrasyon hedefini hatırlatan Yaşar, sigortanın bugün ekonomileri ayakta tutan, yatırım ortamını güçlendiren ve toplumların geleceğini güvence altına alan stratejik bir güvenlik kalkanına dönüştüğünü söyledi. 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla sektörün aktif büyüklüğünün 4,2 trilyon liraya, öz sermayesinin ise 459 milyar liraya ulaştığını açıkladı.
Yapay Zeka ve Güven
Dijitalleşmenin sigortacılığı dönüştürdüğünü belirten Ahmet Yaşar, yapay zekânın risk analizi, hasar yönetimi ve müşteri deneyiminde önemli avantajlar sunduğunu ancak güven unsurunun teknolojiyle ikame edilemeyeceğini söyledi. "Güveni oluşturan algoritmalar değil; güçlü kurumlar, sağlam düzenlemeler, etik ilkeler ve insan odaklı yaklaşımdır." diyen Yaşar, geleceğin kazananlarının yapay zekâyı en hızlı kullananlar değil, onu güvenle buluşturabilen şirketler olacağını ifade etti.
Büyüme ve Prim Üretimi
İlk beş ay sonunda toplam prim üretiminin 622 milyar liraya yükseldiğini ifade eden Yaşar, yaklaşık 31 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan Türk sigorta sektörünün artık dünyanın önemli pazarlarından biri olduğunu söyledi. Ancak büyümenin tek başına yeterli olmadığını belirten Yaşar, "Bizim önceliğimiz daha fazla prim üretmekten önce daha fazla insanı, işletmeyi ve yatırımı güvence altına almaktır." ifadelerini kullandı.
Bireysel Emeklilik ve Fonlar
Sigorta sektörünün yalnızca risk üstlenen değil, aynı zamanda ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlayan güçlü bir yatırımcı konumuna ulaştığını belirten Yaşar, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi'nde katılımcı sayısının 18 milyona yaklaştığını söyledi. BES fonlarının 2,4 trilyon lirayı aşarken, sigorta şirketlerinin yönettiği diğer fonlarla birlikte sektörün toplam yönettiği kaynağın 3,5 trilyon liraya ulaştığını belirten Yaşar, "Bugün sigorta sektörü Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcılarından biridir." dedi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.