Çin'de Elektrikli Taksiler Petrol Bağımlılığını Azaltıyor
- Mayıs 2024'te ulaşım talebi artarken Çin'de benzin tüketimi yüzde 10, petrol ithalatı yüzde 41 azaldı.
- Çin'deki taksi filosunun yarısı elektrikli araçlardan oluşuyor; Didi platformunda sürüşlerin yüzde 75'i elektrikli araçlarla yapılıyor.
- Greenpeace tahminine göre 2035'te taksi ve yolculuk paylaşımı kilometrelerinin yüzde 90'ı elektrikli olacak.
- Çin'de benzin talebinin 2027'de de düşmesi bekleniyor, ancak düşüş hızının yavaşlayacağı tahmin ediliyor.
Hürmüz Boğazı kaynaklı petrol fiyat dalgalanmaları küresel piyasaları etkilerken Çin, ulaşım sektöründeki dönüşüm sayesinde bu şoklara karşı yeni bir koruma alanı oluşturuyor. Elektrikli taksilerin yaygınlaşması, düşük maliyetli elektrikli araçların artışı ve yolculuk paylaşımının büyümesi, yüksek petrol fiyatlarının etkisini sınırlıyor. Çin'de taksi ve yolculuk paylaşımı kullanımı, petrol fiyatlarının yükseldiği dönemde hız kazandı. Ülkede mayıs ayında bu hizmetlerle gerçekleştirilen toplam sefer sayısı 3,05 milyara ulaştı. Resmî verilere göre bu rakam, İran savaşıyla başlayan dönemin ardından geçen yılın mart-mayıs dönemine kıyasla yüzde 6 artış gösterdi. Bu yükselişin arkasında Çin ulaşım pazarındaki önemli değişim bulunuyor. Benzin fiyatları artarken taksi ve uygulama tabanlı ulaşım ücretleri geriliyor. Ekonomik koşullar nedeniyle daha fazla sürücünün sisteme katılması ve elektrikli araçların sağladığı düşük işletme maliyetleri, fiyat rekabetini artırarak yolcu talebini destekliyor.
Petrol Fiyatları Yükseldi, Taksi Ücretleri Düştü
Pekin'de yolculuk paylaşımı yapan bir sürücü, "Son altı ay içinde ücretler yüzde 10 ila 15 oranında geriledi." dedi. Artan rekabet sürücü gelirlerini baskılarken, yolcular açısından taksi ve uygulama üzerinden sunulan ulaşım seçeneklerini daha ekonomik hale getiriyor. Sosyal medyada da mart ayından itibaren yükselen akaryakıt maliyetleri nedeniyle özel araç yerine taksi kullanımının daha avantajlı hale geldiğine yönelik çok sayıda paylaşım yapıldı. Özellikle park ücretleri ve benzin giderleri hesaba katıldığında, uzun mesafelerde paylaşımlı ulaşım tercihinin arttığı görülüyor. Bu gelişmeler, Çin'de ulaşım ihtiyacının azalmadığını; ancak özel benzinli araç kullanımından elektrikli taksi, yolculuk paylaşımı ve toplu taşıma gibi daha düşük petrol tüketen seçeneklere doğru bir kayma yaşandığını ortaya koyuyor.
Çin Taksi Filosunun Yarısı Elektrikliye Geçti
Çin Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre ülkedeki yaklaşık 1,3 milyon araçlık taksi filosunun yarısı elektrikli araçlardan oluşuyor. Büyük şehirlerde elektrikli taksi oranı ise neredeyse tamamen elektrikliye yaklaşmış durumda. Ülkenin en büyük yolculuk paylaşımı platformlarından biri olan Didi, geçen yıl sisteme hibrit veya elektrikli 2 milyon yeni araç dahil etti. Böylece şirketin fosil yakıt dışı araç sayısı 8 milyona yükseldi. Didi filosunda toplam sürüş mesafesinin yaklaşık yüzde 75'i elektrikli araçlarla gerçekleştiriliyor. Elektrikli araç filosunun büyümesi, Çin'in ulaşım sektörünü petrol fiyatlarındaki ani değişimlere karşı daha dirençli hale getiriyor. Küresel petrol akışını etkileyebilecek Hürmüz Boğazı gibi kritik bölgelerde yaşanabilecek krizler, Çin ekonomisi üzerinde geçmişe kıyasla daha sınırlı etki yaratabilir.
Akaryakıt Tüketiminde Belirgin Düşüş
Elektrifikasyon sürecinin etkisi yakıt tüketim rakamlarında da görülüyor. Çin, mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 daha az benzin ve yüzde 14 daha az dizel tüketti. Bu düşüş, karayolu yük taşımacılığının yüzde 2 büyüdüğü ve 1 Mayıs tatili döneminde kara yolu seyahatlerinin rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde gerçekleşti. Başka bir ifadeyle ulaşım talebi güçlü kalırken petrol tüketimi gerilemeye devam etti. Greenpeace'in öngörülerine göre Çin'de 2035 yılına kadar taksi ve yolculuk paylaşımı kapsamında yapılan toplam kilometrenin yüzde 90'ı elektrikli araçlarla gerçekleştirilebilir.
Çin Petrol İthalatını da Azaltıyor
Ulaşım sektöründeki dönüşüm, Çin'in petrol ithalatındaki düşüşte de etkili oluyor. Haziran ayında ülkenin petrol ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 geriledi. Bu düşüşün, stratejik petrol rezervlerinin yoğun kullanımına başvurmadan gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Çin'in daha az petrol talep etmesi, küresel piyasalarda arz baskısını azaltarak fiyatların daha dengeli kalmasına katkı sağlıyor. Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler, Çin'de zaten başlayan enerji dönüşümünü hızlandırmış olabilir. Ülkenin petrol bağımlılığı, piyasanın geçmişte öngördüğünden daha hızlı şekilde azalıyor.
Petrol Sonrası Ulaşım Modeli Kalıcı Olacak mı?
Çin'in yeni ulaşım modelindeki en büyük test, petrol fiyatlarının yeniden düşmesiyle yaşanacak. Daha ucuz akaryakıt, özel araç kullanımını yeniden artırabilir. Buna rağmen beklentiler, benzin talebindeki düşüş eğiliminin devam edeceği yönünde. Çin'de benzin talebinin 2027 yılında da gerilemesi, ancak düşüş hızının yavaşlaması bekleniyor. Bu yıl günlük yaklaşık 150 bin varillik talep azalmasının, gelecek yıl yaklaşık 50 bin varil seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor. Elektrikli ve hibrit araç kullanıcılarının tercihleri de dönüşümün hızını belirleyecek. Yakıt fiyatları yükseldiğinde elektrikli sürüşe yönelen kullanıcıların, fiyatlar düştüğünde yeniden fosil yakıta dönüp dönmeyeceği önemli bir unsur olacak. Yine de mevcut tablo, Çin ulaşım sisteminin uzun vadede daha az petrol tüketen, elektrikli araç merkezli yeni bir modele doğru ilerlediğini gösteriyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.