Ekonomi

TCMB Enflasyon Tahmini Neden Yükseldi? Karahan Açıkladı

13 Ağustos 2026 - 15:25 Yazar: Editör Masası
5 dk okuma 14
TCMB Enflasyon Tahmini Neden Yükseldi? Karahan Açıkladı
TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon tahminindeki 2 puanlık revizyonun savaş, yönetilen fiyatlar ve gıda enflasyonu varsayımından kaynaklandığını açıkladı. Karahan, orta vadeli görünümün bozulmadığını belirterek, bir hafta vadeli repoya dönüşün gündemde olduğunu ve kalıcı bozulma halinde yeniden sıkılaşmaya hazır olduklarını söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında enflasyon tahminindeki revizyonun nedenlerini ve para politikasına ilişkin önemli mesajlar verdi. Toplantı, İstanbul Finans Merkezi'ndeki TCMB Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi.

Enflasyon Tahminindeki 2 Puanlık Revizyonun Üç Nedeni

Karahan, 2026 yılı enflasyon tahmininde yapılan 2 puanlık yukarı yönlü güncellemenin arz yönlü ve para politikası dışındaki unsurlardan kaynaklandığını belirtti. Bu revizyonda etkili olan üç temel nedeni şöyle sıraladı:

  • Savaşın devam etmesi ve temmuz ayında yeniden canlanması,
  • Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar,
  • Gıda enflasyonu varsayımındaki yukarı yönlü güncelleme.

Ayrıca motorin, doğal gaz ve emtia fiyatlarındaki tahmin üstü artışlar da revizyonda etkili oldu.

Karahan, "Revizyonun kaynaklarını tekrar etmek gerekirse, burada biraz daha arz yönlü ve para politikası dışında unsurlar olduğunu, dolayısıyla bunun enflasyonun ana eğiliminde bozulmaya yansımadığını vurgulamak istiyorum." dedi.

Revizyon Para Politikası Tepkisi Gerektirmiyor

Karahan, revizyonda öne çıkan faktörlerin gıda ve savaşın gidişatı olduğunu, ikincil etkilerin ise sınırlı kaldığını söyledi. Beklentiler ve ekonomik aktivite açısından ikincil etkilerin yukarı yönlü olmadığını değerlendiren Karahan, "2 puanlık bir revizyon, bunun sarkan etkisi önümüzdeki seneye ne kadar olur, bu ayrı bir konu ama revizyonun kaynaklarına bakacak olursak öne çıkan faktörler gıda ve savaşın gidişatı. Burada ikincil etkiler bizim için önemli. Beklentilere ve ekonomik aktivitenin görünümüne baktığımızda ikincil etkilerin sınırlı kaldığını, hatta nette belki aşağı yönlü olabileceğini değerlendiriyoruz ama yukarı yönlü olmadığını özetle düşünüyoruz. Dolayısıyla burada revizyon kaynaklı baktığımızda önümüzdeki yıl revize etmemiz gerektirecek çok net bir sebep yok." ifadelerini kullandı.

2027 ve sonrası hedeflerin Orta Vadeli Program (OVP) sürecinde yeniden değerlendirileceğini belirten Karahan, "O anlamda bu, doğrudan para politikası tepkisi gerektirecek tarzda bir revizyon değil." şeklinde konuştu.

Enflasyon Performansı ve Sıkı Para Politikası

Karahan, son 3 yılda enflasyonun genellikle tahminlerin üzerinde kaldığını kabul etti. Enflasyonun yüzde 75'te sınırlanmasını ve yüzde 30'lara gerilemesini başarı olarak nitelendirdi; hedef üstünde kalınmasını ise kısmi başarısızlık olarak değerlendirdi. Karahan, "Belki, evet belki bu şoklar neticesinde enflasyonda hedeflerimizin genel olarak üzerinde kaldık ama böyle bir ortamda sıkı para politikası olmasaydı çok daha yüksek seviyeleri göreceğimizi söylemek lazım." dedi.

Dezenflasyon odaklı sıkı duruşun süreceğini vurgulayan Karahan, "Bundan sonra en doğrusu kararlılıkla devam etmek. Biz de bu doğrultuda dezenflasyon odaklı sıkı duruşumuzu sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Bir Hafta Vadeli Repoya Dönüş Gündemde

Orta vadeli enflasyon görünümünün bozulmadığını belirten Karahan, yukarı yönlü risklerin ciddi anlamda azaldığını söyledi. Ekonomideki soğumanın iç talep göstergelerinde net şekilde görüldüğünü aktardı. "Dolayısıyla önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, zamanlama olarak piyasa koşullarına tabii bakacağız mevcut veriler ışığında, önümüzdeki dönemde bunu değerlendirebiliriz." dedi.

Bir hafta vadeli repoya geçilmesi halinde para piyasası faizlerinin para politikası faizine yakınsamasını beklediklerini ifade eden Karahan, mevcut durumda likidite fazlası nedeniyle üst bant oluşumunun sterilizasyonla sağlandığını belirtti.

Mevcut para politikası sıkılığının yeterli olduğunu düşündüklerini söyleyen Karahan, "Kalıcı bir bozulma olması durumunda tekrardan bir sıkılaşma yapmaya hazırız." mesajını verdi. Ayrıca 2026 genelinde net bir dezenflasyondan söz etmenin mümkün olmadığını, enflasyonun bir süredir yüzde 30'un üzerinde dalgalandığını belirtti.

Talep Soğuması ve Kredi Büyümesi

Karahan, talep koşullarında giderek belirginleşen bir soğuma olduğunu, iç talepteki zayıflamanın perakende satışlar ve kartla harcamalarda net görüldüğünü söyledi. Para politikasının aktarım mekanizmasının geçmişe kıyasla daha gecikmeli çalıştığını ifade etti.

Kredi büyümesine ilişkin olarak, geçen yıl ticari kredilerde büyüme hızının yüzde 50'nin üzerine çıktığını, bu yıl atılan adımlarla yavaşladığını belirten Karahan, "Ticari kredi büyümesi yüzde 35'te, tüketici kredisi büyümesi de yine düşük seviyelerde ve böylece toplam kredi büyümesinin aslında yüzde 25'e düştüğünü görüyoruz." dedi. Kredi limitlerinin aşırı kredi büyümesine karşı sigorta görevi gördüğünü vurguladı.

TL Payı Yüzde 62'ye Ulaştı

Türk lirasının finansal sistem içindeki payının artmasının risk olarak görülmesini anlamakta zorlandığını belirten Karahan, bunu ekonomi politikalarına ve yerel paraya duyulan güvenin göstergesi olarak değerlendirdi. Savaş öncesinde yüzde 58 olan TL payının yüzde 62'ye ulaştığını açıkladı. "Tabiri caizse birkaç kez test edildi bu politika ama her seferinde başarıyla çıktığını düşünüyorum." dedi. Faiz indirimlerinde sürecin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekti.

Gıda Enflasyonunda Düşüş Beklentisi

Gıda enflasyonunun arz yönlü gelişmelerden etkilendiğini belirten Karahan, tarımsal girdi fiyatlarındaki yıllık yüzde 36'lık artışın mevcut enflasyonu açıklamaya yetmediğini söyledi. Güçlü rekolte beklentilerine işaret eden Karahan, yıl sonuna kadar gıda enflasyonunda bir miktar daha düşüş beklediklerini ifade etti.

Temmuz Enflasyonu ve Ağustos Görünümü

Temmuzda akaryakıt ve ulaştırma fiyatlarında aylık bazda yüzde 4'e varan artışlar görüldüğünü, haberleşme ve sağlık fiyatlarının da manşet enflasyonu yukarı çektiğini belirten Karahan, "Özetle ağustosa sarkan bir etki söz konusu değil." dedi. Ağustos ayı enflasyonu için yönlendirme yapmanın sağlıklı olmadığını ifade etti.

Sanayide Arz Kapasitesi Korunuyor

Sanayi üzerinde dış talep zayıflığı, artan korumacı politikalar ve jeopolitik belirsizliklerin baskı oluşturduğunu belirten Karahan, asıl önemli olanın arz kapasitesinin korunması olduğunu söyledi. Mevcut verilerde arz kapasitesinde bozulma görmediklerini, üretimdeki düşüşün kapasite kullanımındaki azalmadan kaynaklandığını belirtti. 2025'ten itibaren verimlilikte ciddi artışlar görüldüğünü ekledi.

Karahan'ın açıklamalarında, enflasyon tahminindeki revizyonun para politikası kaynaklı kalıcı bir bozulma olmadığı, dezenflasyon süreci için mevcut parasal sıkılığın korunacağı ve gerekirse yeniden sıkılaşmaya hazır olunduğu mesajları öne çıktı.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...