Türkiye'de Su Ayak İzi Çalışmalarında 2030 Hedefi Açıklandı
- 2025 su yılı, yüzde 26 yağış azalmasıyla son 52 yılın en kurak yılı oldu.
- Su ayak izi çalışmaları 8 havzada tamamlandı, 2030'da tüm havzalarda tamamlanması hedefleniyor.
- Aktif baraj doluluk oranı yüzde 43'ten yüzde 72'ye yükseldi.
- Taşkın yönetimi için 30 binden fazla harita ve tahliye planı hazırlandı.
- Ulusal Su Kurulu 37 karar aldı, 27'si hayata geçirildi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde gerçekleştirilen Ulusal Su Kurulu 6. toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. İklim değişikliğinin etkilerinin dünya genelinde giderek daha güçlü hissedildiğini belirten Yumaklı, kuraklıkların uzadığını, yağış düzenlerinin değiştiğini ve kısa sürede daha şiddetli yağışların meydana geldiğini söyledi.
2025 Su Yılı Son 52 Yılın En Kurak Yılı Oldu
Bakan Yumaklı, 2025 su yılında yağışlarda yüzde 26 azalma kaydedildiğini ve bunun son 52 yılın en kurak yılı olarak tarihe geçtiğini aktardı. 2026 su yılında ise ülke genelindeki yağışların uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerinde seyrettiğini dile getirdi. Geçen yıl aynı dönemde yüzde 43 olan aktif baraj doluluk oranının bugün yüzde 72 seviyesine ulaştığını ifade etti. Yağışlardaki artışın sevindirici olduğunu ancak bazı şehirlerde taşkın ve sellerle karşı karşıya kalındığını da sözlerine ekledi.
Su Politikalarında Gelecek Planlaması Vurgusu
Su politikalarının günü kurtarmaya değil, geleceği planlamaya dayanması gerektiğini vurgulayan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:
"Bu nedenle su politikalarımızı günü kurtarmaya değil, geleceği planlamaya dayandırmak durumundayız. Bilimsel verilere bakacağız. Havzalarımızı bir bütün olarak değerlendireceğiz. Kuraklığı da taşkını da birlikte yöneteceğiz."
Ulusal Su Kurulunun bugüne kadar 37 karar aldığını, bunların 27'sinin hayata geçirildiğini ve 10 karara ilişkin çalışmaların sürdüğünü bildiren Yumaklı, Su Kanunu Taslağı'nın teknik hazırlıklarının tamamlanarak görüşe açıldığını ve düzenlemeye 2 binin üzerinde görüş geldiğini aktardı.
Su Ayak İzi Çalışmaları 8 Havzada Tamamlandı
Yumaklı, su ayak izi ve sanal su çalışmalarının önemine dikkat çekerek, bir ürünün gerçek maliyetinin yalnızca ekonomik değerle değil, üretiminde kullanılan su miktarıyla da ölçülmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda şimdiye kadar Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında çalışmaların tamamlandığını açıkladı.
Yumaklı, şöyle konuştu:
"Özellikle su kaynaklarımızın üzerindeki baskının arttığı bir dönemde, hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğini bilmek büyük önem taşıyor. Bu nedenle su ayak izi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugüne kadar Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında çalışmalarımızı tamamladık."
Hedeflerinin 2030 yılına kadar tüm havzalarda su ayak izi çalışmalarının tamamlanması olduğunu belirten Yumaklı, "Böylece suyu yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, üretimden ticarete kadar bütün ekonomik süreçlerin bir parçası olarak değerlendireceğiz." dedi.
Atık Su Yeniden Kullanılacak
Su yönetiminde atık suyun yeniden kullanılmasının önemine değinen Yumaklı, doğru şekilde arıtılan atık suyun önemli bir kaynak olduğunu vurguladı. Mevcut arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, ileri arıtma yatırımlarının yapılması ve arıtılmış suyun yeniden kullanımının yaygınlaştırılmasının öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Bu kapsamda atık su altyapılarının mevcut durumu ve yatırım ihtiyaçlarının değerlendirileceğini açıkladı.
Yumaklı, Türkiye'de 1831 baraj ve göletin aktif hizmet verdiğini ve bu tesislerin güvenli ve verimli işletilmesinin değişen iklim şartlarında kritik önem taşıdığını kaydetti.
Taşkın Yönetim Planları ve 30 Binin Üzerinde Harita
Türkiye'deki 25 nehir havzasının 5'inin sınır aşan nitelikte olduğunu belirten Yumaklı, sınır aşan sulardaki gelişmeler ve bölgesel işbirliği imkanlarının da değerlendirildiğini aktardı. 25 nehir havzasında Avrupa Birliği Taşkın Direktifi'ne uyumlu Taşkın Yönetim Planları tamamlandı. Bu kapsamda 30 binden fazla taşkın haritası ve tahliye planı hazırlandı.
Antalya Havzası Taşkın Yönetim Planı'nın da güncellendiğini belirten Yumaklı, 2016 yılında 7 yerleşim alanında 44 tedbir belirlenirken, güncel çalışmada taşkın riski bulunan 196 yerleşim yerinde 482 tedbir belirlendiğini açıkladı. Yumaklı, "Afet olduktan sonra müdahale eden değil, riski önceden gören ve tedbirini önceden alan bir Türkiye hedefliyoruz." diye konuştu.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.