Küresel Çelik Sektörü İki Büyük Tehlikeyle Karşı Karşıya: Enerji Maliyeti ve Kapasite Fazlası
-
OECD raporu, küresel çelik sektörünün enerji maliyetleri ve kapasite fazlası olmak üzere iki ana sorunla karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
-
Küresel atıl çelik kapasitesi 2028'de 745 milyon tona ulaşması bekleniyor, bu miktar 2024 talebinin üçte birinden fazla.
-
Çin, küresel çelik fazlasının %54'ünü oluşturuyor ve sübvansiyonları 2019'dan bu yana iki katına çıktı.
-
Çinli çelik üreticileri 2025'te 131 milyon ton ihracatla rekor kırarak AB üretimini geçti.
-
Orta Doğu'daki çatışmalar enerji maliyetlerini artırarak çelik üretimine ek yük getiriyor ve düşük emisyonlu projeleri erteliyor.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan 'Çelik Görünümü 2026' raporu, küresel çelik sektörünün iki temel sorunla boğuştuğunu gösteriyor: artan enerji maliyetleri ve kapasite fazlası. Rapora göre, Orta Doğu'daki çatışmalar enerji fiyatlarını yükseltirken, Çin'in yoğun sübvansiyonları küresel piyasada kapasite fazlasına yol açıyor.
Kapasite Fazlası Büyüyor
Raporda, çelik talebinin daralmasına rağmen küresel üretim kapasitesinin istikrarlı şekilde arttığı belirtiliyor. Geçen yıl 640 milyon tona ulaşan atıl kapasitenin, 2028 yılına kadar 745 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Bu miktar, geçen yılki toplam çelik talebinin (yaklaşık 1,8 milyar ton) üçte birinden fazlasına denk geliyor. Küresel çelik talebinin ise 2030 yılına kadar yılda yalnızca yüzde 0,9 artacağı tahmin ediliyor.
Çin'in Sübvansiyonları ve Dampingli İhracat
OECD raporu, küresel çelik fazlasının yüzde 54'ünün Çin kaynaklı olduğunu vurguluyor. Pekin yönetiminin çelik üreticilerine sağladığı sübvansiyon oranı 2019'dan bu yana neredeyse iki katına çıkarken, bu destek OECD ülkelerindeki üreticilerin aldığı desteğin 15 katına ulaştı. Raporda, '2024 yılında bir Çin çelik firması, toplam varlıklarına oranla, diğer bölgelerdeki üreticilere kıyasla 15 kat daha fazla sübvansiyon aldı. Bu oran 2023'te 10 kat düzeyindeydi.' deniliyor. Çinli çelik üreticileri 2025 yılında 131 milyon tonla rekor ihracat yaparak 2020'ye göre yüzde 153 artış sağladı ve bu rakam Avrupa Birliği'nin (AB) 2025 yılındaki toplam çelik üretimini geride bıraktı. Raporda, 'Kapasite fazlasındaki bu artış, uluslararası pazarları dampingli ve sübvansiyonlu ihracat ürünleriyle dolduruyor.' ifadesine yer verildi. Ayrıca, adil rekabeti yeniden tesis etme çabalarının, ticari önlemlerin arkasından dolanılması nedeniyle etkisizleştiği belirtildi.
Hammadde Kısıtlamaları ve Enerji Maliyetleri
Raporda, hammadde arzı üzerindeki baskılara da dikkat çekiliyor. Hiçbir çelik üreticisi ülkenin hammadde girdilerinde tamamen kendi kendine yetmediği, çelik üretimi için kritik öneme sahip hammadde ihracat kısıtlamalarının dünya genelinde arttığı ve şu anda 42 ülkenin hurda ihracatını kısıtladığı aktarılıyor. Orta Doğu'daki çatışmalara bağlı olarak yükselen enerji maliyetlerinin, enerji yoğun sektörde çelik üretim maliyetlerinin yüzde 40'ını oluşturabildiği ve bu durumun yatırım kararlarını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Düşük emisyonlu çelik üretimi projelerinin birçoğunun ertelenmesine yol açtığı belirtiliyor.
OECD Genel Sekreteri'nden Çağrı
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Kapasite fazlası küresel pazarları bozuyor, ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı zedeliyor, inovasyon ile sürdürülebilirliğin önüne geçiyor. Zararlı sübvansiyonlar ve piyasa dışı diğer uygulamalar dahil olmak üzere ana nedenleri ele almalıyız. Bu da daha güçlü bir uluslararası işbirliği ve her yerdeki çelik üreticileri için eşit şartlar oluşturulması anlamına geliyor." dedi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.