Tamar Tanrıyar'ın Sahte Bayrak Operasyonu Deşifre Edildi
- Tamar Tanrıyar, Turkuvaz Medya'yı FETÖ yalanıyla hedef alan bir sahte bayrak operasyonu yürüttü.
- Basın Kanunu'nun 23. maddesindeki dağıtım zorunluluğunu, Turkuvaz ile Sözcü arasında gizli ortaklık gibi gösterdi.
- Yazarlara göre Tanrıyar, önce AK Parti tabanının güvenini kazandı, ardından bu güveni Erdoğan'ın yakın çevresini hedef almak için kullandı.
- Hilal Kaplan, Tanrıyar'ın bir kurgunun parçası olduğunu ve asıl failin bulunması gerektiğini belirtti.
- Turkuvaz Medya'nın milli irade yanında tavır aldığı ve bu tür saldırıların kurumun duruşunu deşifre ettiği vurgulandı.
Tamar Tanrıyar'ın Turkuvaz Medya'yı hedef alan sahte bayrak operasyonu deşifre oldu. Tanrıyar, FETÖ yalanıyla kurduğu bu operasyonda, Turkuvaz Dağıtım'ın muhalif bir gazeteyi dağıtmasını gizli ortaklık olarak sundu. Ancak yazarlar, bu iddianın tamamen asılsız olduğunu ve yasal bir zorunluluk olduğunu ortaya koydu.
Basın Kanunu'nun 23. maddesi, dağıtım şirketlerine talep eden tüm süreli yayınları dağıtma yükümlülüğü getiriyor. Bu nedenle Turkuvaz Dağıtım'ın Sözcü gazetesini dağıtması bir tercih değil, yasal bir zorunluluk. Tanrıyar'ın bu gerçeği bilmemesi mümkün değil. Bu durum, iddianın kasıtlı bir kurgu olduğunu gösteriyor.
Yazar Hilal Kaplan, konuyu köşesine taşıdı. Kaplan, Tanrıyar'ın Albayrak ailesi üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldığını belirterek, "Türkiye'de siyasi manipülasyonun en kadim yöntemi, hedef kitlenin kendi duygularını silah olarak ona karşı kullanmaktır. Tanrıyar vakası bu yöntemin en yeni, en dijital ve en yüzsüz örneğidir." dedi. Kaplan ayrıca, Tanrıyar'ın ifade verip serbest bırakıldığını hatırlatarak, asıl meselenin operasyonun arkasındaki kaptanı bulmak olduğunu vurguladı.
Kaplan'ın yazısında belirttiği gibi, Tanrıyar daha önce magazin dünyasında tanınan bir isimdi. Siyasi bir geçmişi olmayan Tanrıyar, İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından birden sahneye çıktı ve bel altı üslupla iktidar tabanına hitap eden içerikler üretmeye başladı. Devlet elindeki istihbaratların ince ayarlarla kendisine ulaştırıldığı iddia edildi. Tanrıyar, AK Parti tabanının güvenini kazandıktan sonra, asıl hedefine yöneldi: Erdoğan'ın en yakın halkasını hedef almak.
Bir başka yazar Erkan Tan ise Turkuvaz Medya'nın milli irade yanında tavır aldığını vurguladı. Tan, "Turkuvaz Medya, Gezi kalkışması, 17/25 Aralık, MİT kumpası, 15 Temmuz hain darbe girişimi ve daha nice saldırılarda tavizsiz bir şekilde milli iradeden yana tavır almıştır." ifadelerini kullandı. Yazar Salih Tuna da, Turkuvaz Medya'yı hedef alanların her seferinde kendilerini deşifre ettiğini belirtti. Tuna, doğru sözün maksadının önemine dikkat çekerek, "Kötülük, saf iyiliğe veya hakikate saldırdığında foyası ortaya çıkar." dedi.
Tüm bu gelişmeler, Tamar Tanrıyar'ın bağımsız bir aktör olmadığını, bilinçli olarak seçilmiş ve kullanılmış bir araç olduğunu gösteriyor. Operasyonun asıl hedefinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresi olduğu anlaşılıyor. Uzmanlar, AK Parti tabanının bu tür manipülasyonlara karşı dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.