İsrail Gazze'de 1000 Günlük Soykırım, Batı Şeria'da Nekbe Planı
- İsrail'in Gazze'deki soykırımı 1000 günü geride bıraktı.
- Batı Şeria'da etnik temizlik amacıyla 103 yeni yasa dışı yerleşim onaylandı, 200'den fazla kaçak yerleşimci karakolu kuruldu.
- Filistinli esirlere yönelik işkence, cinsel saldırı ve aç bırakma resmi devlet politikası haline getirildi.
- İsrail'in E1 projesi, Filistin devleti olasılığını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
- Uluslararası baskıya rağmen İsrail, ateşkes sonrası da saldırılarına devam ediyor.
Gazze'de İsrail soykırımı 1000 gündür devam ediyor. Gazze'yi dünyanın en büyük açık hava hapishanesine çeviren ve on binlerce sivili öldüren İsrail, Batı Şeria'da kurulan yeni yerleşimler, yerleşimci saldırıları ve çıkardığı ayrımcı yasalar yoluyla tarihi Filistin topraklarında etnik temizlik adımlarını sıklaştırdı.
Batı Şeria'da Etnik Temizlik
Kuruluş aşamasından bu yana tarihi Filistin topraklarında yaşayan Filistin halkına yönelik etnik temizlik planları geliştiren İsrail, bu planları uygun zaman ve koşullarda hayata geçirdi. Gazze'deki soykırıma paralel olarak işgal altındaki Batı Şeria'da da etnik temizliğe doğru adımlar attı. İsrail'de aşırı sağın öne çıkan isimleri Itamar Ben-Gvir (Ulusal Güvenlik Bakanlığı) ve Bezalel Smotrich'in (Maliye Bakanlığı) en önemli makamları elinde bulundurduğu Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon, İsrail tarihinin en aşırı sağcı hükümeti olarak tanımlanıyor. Filistinlilere yönelik etnik temizliği açıktan dile getirmekten çekinmeyen üyelerin önde geldiği hükümet, İsrail toplumunda radikalleşmenin ivmelenmesiyle, işgal altındaki Filistin topraklarında önceden hazırlanmış etnik temizlik planlarını hızlandırdı ve yeni planlar geliştirdi.
Hapishaneler İşkence Kamplarına Dönüştü
Bu süreçte, Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in kontrolündeki İsrail hapishanelerinde gerek Gazze gerek Batı Şeria'dan alıkonulan Filistinli esirlere yönelik kötü muamele açık ve resmi politika haline getirilirken, Filistinlileri hedef alan idam yasası İsrail Meclisi'nde onaylandı. İnsan Hakları İçin Doktorlar Proje Koordinatörü Oneg Ben Dror, İsrail hapishanelerinde uygulanan insanlık dışı uygulamalara ilişkin bir muhabire yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Buralar, Filistinlilerin aç bırakıldığı, saldırıya uğradığı, tıbbi bakımdan mahrum bırakıldığı işkence kampları haline geldi."
İsrail'in Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu Filistinlilere yönelik 'zorla kaybetme' politikası izlediğini vurgulayan Ben Dror, İsrail'in Gazze'den alıkonulduğu ispat edilmiş Filistinli esirlerin dahi elinde olduğunu inkar ettiğini kaydederek şöyle devam etti: "İsrail rejimi soykırımcı bir rejim. Bu da soykırımın bir parçası. Batı Şeria'da, Lübnan'da, İran'da, Suriye'de yaşananlar da öyle. İsrail rejiminin Batı Şeria'da Filistinlileri sürmeye çalışan, Filistinlileri öldüren başka bir yöntemini de görüyoruz. Batı Şeria'daki tutuklamalar da çarpıcı biçimde arttı."
Ben-Gvir'in hapishanelerdeki Filistinlilerin hayatını cehenneme çevirmeyi kendisine amaç edindiğine işaret eden Ben Dror, İsrail toplumunda radikalleşmenin artışıyla Ben-Gvir'in amacına ulaşmasının yolunun açıldığı değerlendirmesinde bulundu. Ben Dror, "(İsrail hapishanelerinde) daha önce de işkence vardı. Boyutu, ölçeği ve seviyesi değişti. Bunun için daha fazla destek var. Daha önce bu iş, (İsrail iç istihbarat servisi) Şin-Bet'in bodrum katlarında yapılıyordu, şimdi Filistinli tutukluları nasıl aşağıladıklarını göstermek için hapishaneye televizyon kanallarını getiriyorlar. Bununla övünüyorlar. Bunu gizlemeye çalışmıyorlar." ifadelerini kullandı. İsrail hapishane ve tutukevlerinde cinsel saldırıların da işkence yöntemi olarak kullanıldığına dikkati çeken Ben Dror, "İsrail güçleri tarafından cinsel saldırı vakaları, ayrıca işkence ve kötü muamele mevcuttu. Bu durum daha çok sahada, gözaltına alma sırasında ve sorgularda yaşanıyordu. Şimdi gördüğümüz şey ise bunun gözaltı merkezlerinde de ve bir politika olarak uygulanması." diye konuştu.
Yeni Yerleşimler ve İlhak Planları
İsrail, Ekim 2023 sonrasında işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilere de etnik temizlik ve yeni bir Büyük Felaket (Nekbe) yaşatmak için attığı adımlara hız verdi. Bir yandan İsrail ordusunun ve onun korumasında Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, Filistinlilerin canına ve malına kast eden saldırıları kayda değer biçimde artarken, diğer yandan Tel Aviv yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria'da statüyü kalıcı bir biçimde değiştirerek ilhaka doğru adım niteliği taşıyan yasaları Meclis'ten geçirdi. İsrail yönetimi, daha fazla Filistin toprağı gasbederek yeni yerleşimler kurma kararları aldı. İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now hareketinin İsrail'in yasa dışı yerleşimlerini izleme konusundaki uzmanlarından Hagit Ofran, İsrail'in Ekim 2023 sonrasında, Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri ve Batı Şeria'da yeni inşaatları 'serbest bırakmaya' karar verdiğini belirterek bu süreçte 103 yeni yasa dışı yerleşimin onaylandığını, 200'den fazla İsrail nezdinde de hukuksuz kabul edilen kaçak 'yerleşimci karakolu' kurulmasına göz yumulduğunu aktardı. Ofran, İsrail'in Batı Şeria'nın kuzey ve güneyini birbirinden ayırmayı, Doğu Kudüs'ü izole etmeyi amaçlayan E1 projesindeki ısrarını şu sözlerle açıkladı: "Amaç, Filistinlilerin geliştirebileceği bağımsız bir yapının, hatta bağımsız bir ekonomiyi engellemek. Eğer bu gerçekleşirse gelecekte tüm yerleşimcileri oradan tahliye etmek çok ama çok zor olacaktır. Dolayısıyla bir Filistin devletinin kurulması çok zor bir hal alacaktır. İsrailli politikacılar da E1 projesinin bir Filistin devleti olasılığını 'öldüreceğini' söylüyorlar."
Ekonomik Çökertme Politikası
İsrail'in Filistinlileri ekonomik açıdan çökertmeyi amaçlayan adımlar da attığını vurgulayan Ofran, Filistin Yönetimi adına toplanan vergilerin artık teslim edilmemesi nedeniyle önemli sektörlerin durma noktasına geldiğini, buna ek olarak Batı Şeria'daki hiçbir Filistinlinin İsrail egemenliğindeki topraklara çalışmaya gitmesine izin verilmemesinin ekonomiyi çökme noktasına getirdiğine dikkati çekti. Ofran, topraklarından geçimini sağlayan Filistinlilerin de, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin 'Tel Aviv yönetimi tarafından organize edilen' şiddetli saldırılarla hedef alındığını, bu saldırganlar nedeniyle Filistinlilerin işgal altındaki Batı Şeria'da hareket özgürlüğünün kısıtlandığını ifade etti.
Uluslararası Topluma Çağrı
Gazze Şeridi yakınlarındaki saldırılarda 7 Ekim 2023'te anne ve babasını kaybeden işgal karşıtı İsrailli aktivist Maoz Inon ise, Ekim 2023 sonrasında İsrail'in politikasının değiştiğine dikkati çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıldır uygulanan politika 'çatışmayı yönetmek' üzerine kuruluydu. Gazze'de de Batı Şeria'da da politika buydu. İsrail ile Hizbullah veya İsrail ile Hamas arasında dönemsel olarak tırmanan çatışmalarla bu süreç yönetiliyordu. Şimdi ise politika etnik temizliğe ve Filistinlileri önce Gazze'den, ardından da Batı Şeria'dan sürmeye dönüştü. Bu, İsrail hükümetinin resmi politikası haline geldi." Inon, kendisinin 'İsrail'de doğup büyüdüğünü ve yıllarca bir sonraki savaşın İsrail'e güvenlik getireceği yalanıyla yaşadığını' belirterek İsrail'in ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının sürmesine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "İsrail kesinlikle durdurulmalı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarıyla, uluslararası baskıyla İsrail durdurulmalı. Geçtiğimiz Eylül ayındaki BMGK kararı uygulanmalı. Buna uymayı reddedenler ise hesap vermeli."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.