Fenerbahçe Takım Otobüsü Saldırısında 11 Yıl Sonra Tutuklama
- 4 Nisan 2015'te Trabzon Sürmene'de Fenerbahçe otobüsüne silahlı saldırı düzenlendi, şoför Ufuk Kıran yaralandı.
- 2026'da yapılan HTS/BAZ analizleri sonucu 2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırıldı.
- 11 Ağustos 2026'daki operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı, Yusuf Öksüz tutuklandı.
- Soruşturmada 7 şüpheli için teknik takip ve MASAK incelemesi başlatıldı.
- Olay yerinde çift namlulu av tüfeği bulundu, şüpheliler suçlamaları reddetti.
Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'te düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada, 11 yılın ardından kritik gelişmeler yaşandı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan yeni HTS/BAZ analizleri, saldırı öncesi ve sonrasındaki telefon trafiğine dair önemli bulgular ortaya koydu. Yeni deliller üzerine 2020'de verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırıldı; operasyonda gözaltına alınan 4 şüpheliden Yusuf Öksüz tutuklandı.
Yeni HTS/BAZ Analizleri
Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli gelişme, 2026 yılında yapılan yeni HTS/BAZ çalışmaları oldu. Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, üç farklı GSM operatörüne ait 6 baz istasyonunun 4 Nisan 2015 günü saat 20.00-24.00 arasında sinyal veren hatları incelendi. Belirlenen koordinatların 150 metre yarıçapındaki telefon numaraları BTK'dan temin edildi. Çalışma kapsamında 54 farklı ID'ye ait baz verileri analiz edildi.
Saldırıdan önce birbirleriyle iletişim kuran, olay sırasında irtibatı kesilen ve saldırının ardından yeniden görüşmeye başlayan numaralar, Fenerbahçe kafilesindeki futbolcuların telefonlarının sinyal aldığı baz istasyonlarıyla karşılaştırıldı.
Yusuf Öksüz'ün Telefonu Eşleşti
Yeni analizlerde en dikkat çekici tespitlerden biri Yusuf Öksüz'e ilişkin oldu. Öksüz, 5 Haziran 2015 tarihli ifadesinde "Saldırı sırasında evdeydim, olayı kardeşimden öğrendim" demişti. Ancak yeni incelemelerde Öksüz'ün telefonunun, olay saatinde Fenerbahçe otobüsündeki futbolcuların sinyal aldığı baz istasyonundan sinyal aldığı tespit edildi.
Öksüz'le saldırıdan hemen önce irtibatlı olduğu belirlenen Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Ertürk'ün telefonlarının da Fenerbahçe otobüsünün Rize'den geliş güzergâhındaki Of ilçesi sahil yolu üzerinde baz sinyali verdiği belirlendi. Yusuf Öksüz, Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Ertürk'ün saldırı öncesi ve sonrasında sık sık iletişim kurduğu, Özden Recep Kaplan'ın da olay saatine yakın Hakan Hatipoğlu ve Emiral Aygüneş'le irtibatlı olduğu tespit edildi. Saldırının ardından Yusuf Öksüz ile Emiral Aygüneş'in, Hakan Hatipoğlu ile Özden Recep Kaplan'ın aynı bölgelerden baz sinyali verdiği kayıtlara geçti.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Kaldırıldı
Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk soruşturma kapsamında Emre Altıntaş, Nihat Saka, Murat Demir, Tayfun Kotil ve Yusuf Öksüz hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle 4 Ağustos 2020'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Faillerin araştırılması ve kimliği belirlenemeyen şüphelilerin tespiti için soruşturmanın sürdürülmesine hükmedildi.
Müştekiler vekilinin itirazı 24 Mart 2021'de reddedildi. Ardından 7 Kasım 2023'te kanun yararına bozma talebinde bulunuldu. Adalet Bakanlığı da 26 Mayıs 2026'da kararın kanun yararına bozulmasını istedi. Ancak 2026'da elde edilen yeni HTS/BAZ verileri soruşturmanın seyrini değiştirdi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusu üzerine Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliği, 17 Temmuz 2026'da verdiği kararla 2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararını kaldırdı. Yeni deliller nedeniyle kanun yararına bozma süreci de konusuz kaldı.
Operasyon ve Tutuklama
Yeni delillerin ardından 11 Ağustos 2026'da Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu, Yusuf Öksüz, Özden Recep Kaplan ve Özgür Ertürk'e yönelik operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu, Yusuf Öksüz ve Özgür Ertürk yakalanarak gözaltına alındı. Özden Recep Kaplan yakalanamazken, yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Gözaltındaki şüphelilerden Yusuf Öksüz, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliği Öksüz'ün tutuklanmasına karar verirken, Hakan Hatipoğlu, Emiral Aygüneş ve Özgür Ertürk hakkında adli kontrol kararı verildi.
MASAK İncelemesi ve Teknik Takip
Soruşturmada yalnızca telefon trafiği değil, şüphelilerin mali hareketleri de incelemeye alındı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Temmuz 2026'da Hakan Hatipoğlu, Özden Recep Kaplan, Özgür Ertürk, Emiral Aygüneş, Yusuf Öksüz, Emre Altıntaş ve Nihat Saka'nın 1 Nisan 2014 ile 21 Temmuz 2026 arasındaki şüphe arz eden hesap hareketlerinin araştırılması için MASAK'tan veri talep etti. Hazırlanan mali veriler savcılığa gönderildi ve inceleme için Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim edildi. Yusuf Öksüz'e ilişkin geçmiş hesap hareketlerinde, özellikle 2022'den sonra maddi durumunun iyileştiği ve üzerine kayıtlı 5 araç bulunduğu yönünde tespit yapıldı. Bu mali hareketler soruşturma kapsamında incelenmeye alındı.
Soruşturma kapsamında Hakan Hatipoğlu, Özden Recep Kaplan, Özgür Ertürk ve Emiral Aygüneş hakkında iki ay, daha önce bir ay süreyle dinlenen Yusuf Öksüz hakkında ise bir ay süreyle iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması talep edildi. Trabzon 2. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul etti. Daha önce iki kez iletişimi dinlenen Emre Altıntaş ve Nihat Saka hakkında yeniden dinleme yapılamaması nedeniyle teknik araçlarla izleme kararı uygulandı. Böylece soruşturmadaki 7 şüpheli yönünden teknik takip çalışmaları yürütüldü. Daha önce dinlenen tanıkların yeniden ayrıntılı ifadeleri alınırken yeni tanıkların tespiti için de çalışma yapıldı.
Saldırı Anı ve Olay Yeri Bulguları
Fenerbahçe kafilesini taşıyan, Sahil Turizm'e ait ve Ufuk Kıran'ın kullandığı 53 DE 618 plakalı otobüs, 4 Nisan 2015'te Rizespor-Fenerbahçe maçının ardından Trabzon Havalimanı'na doğru hareket etti. Otobüse saat 22.20 sıralarında Sürmene'nin Soğuksu Mahallesi'ndeki viyadük girişinde av tüfeğiyle ateş açıldı. Şoför Ufuk Kıran sol şakak bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandı. Otobüste bulunan futbolcular, kulüp görevlileri ve yöneticiler saldırıda büyük tehlike atlattı. Kıran, yaralı olmasına rağmen otobüsü kontrollü şekilde yol kenarına çekerek daha büyük bir facianın önüne geçti.
Olay yeri incelemesinde otobüsün şoför tarafındaki 103x80 santimetrelik camın tamamen kırıldığı, cam parçalarının şoför koltuğu tarafına saçıldığı belirlendi. Direksiyon ve şoför koltuğunda kan lekeleri tespit edildi. Otobüsün ön camında tüfek saçmasına ait birden fazla sekme ve delinme izi bulundu. Gösterge panelinde, ön konsolda, direksiyon simidinin içinde ve ön cam ile konsol arasında deforme olmuş saçma parçaları tespit edildi. Otobüsün dış yüzeyinde de saçma sekme izi bulundu.
Olay yerinin yaklaşık 130 metre ilerisindeki derede çift namlulu, 12 kalibre av tüfeği bulundu. Tüfeğin içinde iki patlamış kartuş olduğu tespit edildi. Olay yeri krokisinde muhtemel ateş noktası ile otobüsün isabet aldığı nokta arasındaki mesafenin 40 metre olduğu belirtildi. Ateş noktası ile derede bulunan tüfek arasındaki mesafe ise 120 metre olarak ölçüldü. Kriminal incelemede olay yerinde bulunan "ZAFİRA" ibareli tüfeğin mekanik olarak çalışır durumda olduğu belirlendi. Tüfekten çıkarılan iki boş kartuş kovanından birinin alt namludan, diğerinin üst namludan ateşlendiği tespit edildi. Kartuşların iri saçma, yani şevrotin içerdiği belirlendi. Otobüsten ve olay bölgesinden elde edilen deforme kurşun parçalarının da av fişeklerinde kullanılan iri saçmalara ait olduğu kaydedildi.
Şüphelilere İlişkin Tespitler
İlk soruşturmada şüphelilerden Nihat Saka'nın avcılık yaptığına ilişkin internet ve çevrimiçi video platformu görüntüleri incelendi. Olay yerine yaklaşık 200 metre mesafede bulunan Zafire marka tüfeğin, görüntülerde Saka'nın elinde bulunan tüfeğe benzediği değerlendirildi. Olayda kullanıldığı düşünülen tüfekteki kartuşlarla Saka'nın evinde bulunan av tüfeği mermileri arasında da uyum olduğu değerlendirildi. Bunun üzerine Nihat Saka ve Emre Altıntaş'ın saldırıyı birlikte gerçekleştirmiş olabilecekleri değerlendirilerek soruşturmaya dahil edildi. Ancak Altıntaş ve Saka'dan alınan kan örnekleriyle olay bölgesinde bulunan Zafire marka tüfek üzerinde yapılan moleküler genetik incelemede iki şüpheliye ait DNA profiline rastlanmadı.
Murat Demir, sosyal medya hesabından Fenerbahçe kafilesinin Trabzon Havalimanı güzergâhında beklendiğine ve "Havaalanına giremeyeceksiniz" şeklinde paylaşım yapması nedeniyle soruşturmaya dahil edildi. Demir'in olay günü giydiği ceket muhafaza altına alınarak koku duyarlı eğitimli köpekle iz takibi yapıldı ancak köpek ceketteki kokuya tepki vermedi. Demir suçlamayı kabul etmedi. Tayfun Kotil'in ise olay öncesinde ve olay sırasında çevrede görülmesi, Emre Altıntaş ile aynı firmada şoför olarak çalışması ve saldırının hemen ardından çok sayıda kişiyi telefonla arayarak olayla ilgili bilgi vermesi nedeniyle soruşturmaya dahil edildiği belirtildi. Yusuf Öksüz'ün de olay günü akşam saatlerinde akrabası Erkan Öksüz'den av tüfeği fişeği istediği yönündeki bilgi nedeniyle şüpheli olarak dosyaya girdiği kaydedildi. Öksüz'ün telefonu 2020'de mahkeme kararıyla dinlendi ancak o dönem suçlamaya ilişkin bir delil elde edilemedi.
Tanık ve Şoförün İfadeleri
Olay yerine en yakın evde yaşayan tanık Eray Başar, saldırıdan önceki dönemde siyah renkli, modifiye edilmiş ve 61 plakalı olduğunu tahmin ettiği Seat Leon marka bir aracı bölgede sık sık gördüğünü söyledi. Saldırı gecesi iki el silah sesi duyduğunu anlatan Başar, camdan baktığında Soğuksu Viyadüğü girişinde 4-5 kişi ile dörtlü ikaz lambaları yanan bir otomobil gördüğünü ifade etti. Trabzon yönünde koyu renkli Doblo veya Kangoo benzeri bir aracın da beklediğini söyleyen Başar, eşkâllerini seçemediği kişilerin viyadüğün karşı tarafına doğru koştuğunu gördüğünü anlattı.
Otobüs şoförü Ufuk Kıran, Rizespor-Fenerbahçe karşılaşmasının ardından kafileyi polis eskortu eşliğinde Trabzon Havalimanı'na götürdüğünü anlattı. Sürmene girişinde şoför bölümünün sol camının bir anda patladığını, camların aracın içine saçıldığını ve aynı anda yüz bölgesinde ağrı hissettiğini söyledi. Kıran, aracı kontrollü şekilde durdurduğunu, saldırı sırasında tüm dikkatini yola verdiği için çevrede herhangi bir araç ya da kişiyi görmediğini, kimseyle husumeti bulunmadığını ve kendisini yaralayan kişi ya da kişilerden şikâyetçi olduğunu ifade etti.
Şüpheli Savunmaları
Tutuklanan Yusuf Öksüz, kolluk ve savcılık ifadelerinde "Baz verilerini kabul etmiyorum" diyerek suçlamaları reddetti. Saldırıyı kardeşinden öğrendiğini, ardından televizyonu açarak haberleri izlediğini söyleyen Öksüz, olay tarihinde evinde bulunduğunu ve HTS/BAZ değerlendirmesinin hatalı olduğunu savundu. Hakan Hatipoğlu, Özgür Ertürk ve Emiral Aygüneş'le arkadaş olduklarını ve sık sık alkol almak için görüştüklerini belirten Öksüz, olay günü yoğun telefon trafiğinin de bu arkadaşlık ilişkilerinden kaynaklandığını öne sürdü. Avcılığa ilgisi olduğunu ifade eden Öksüz, başka bir kişiye ait tüfeğe dokunmuş olması nedeniyle parmak izinin çıkabileceğini savundu. Kendisine gösterilen tüfeğin kendisine ait olmadığını söyledi. Uluslararası TIR şoförü olduğunu belirten Öksüz, kaçma niyeti bulunmadığını, saldırıyla ilgisi olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
Hakan Hatipoğlu, saldırı günü bir düğüne katıldığını, Özgür Ertürk'le alkol tükettikten sonra bir kahvehaneye gittiğini söyledi. "Saldırıyı haberlerden öğrendim" diyen Hatipoğlu, kahvehanenin olay yerine yakın olması nedeniyle baz kaydının bölgede çıkmış olabileceğini savundu. Yusuf Öksüz'le yoğun telefon görüşmesini de televizyonda gördükleri saldırıyı değerlendirmeleriyle açıkladı. Hatipoğlu suçlamaları ve HTS kayıtlarını kabul etmedi.
Emiral Aygüneş, olay saatinde Sürmene'nin Soğuksu Mahallesi'nde annesinin yanında olduğunu, daha sonra araç içerisinde bira içip evine gittiğini ve saldırıyı televizyondan öğrendiğini söyledi. Saldırının meydana geldiği viyadük bölgesine gitmediğini savunan Aygüneş, Yusuf Öksüz, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Ertürk'le olay günü ve sonrasındaki telefon görüşmelerinin alkol alma teklifleriyle ilgili olduğunu öne sürdü. Aygüneş, saldırıda kullanılan tüfekle veya saldırıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek suçlamaları reddetti.
Özgür Ertürk, Yusuf Öksüz'ü liseden beri tanıdığını, diğer şüphelilerle de farklı düzeylerde arkadaşlık ve tanışıklığının bulunduğunu söyledi. Olay günü Emiral Aygüneş'in kendisini Sürmene merkezdeki bir düğün salonuna bıraktığını, burada Hakan Hatipoğlu'yla karşılaştığını anlattı. Düğünün ardından Hatipoğlu ile Of'a doğru hareket ettiklerini, daha sonra karar değiştirip Sürmene'ye döndüklerini belirten Ertürk, dönüş yolunda Fenerbahçe taraftar otobüslerini ve polisleri gördüklerini söyledi. Ertürk ayrıca olay günü saat 19.00 ile 20.30 sıralarına kadar Yusuf Öksüz, Emiral Aygüneş ve birkaç kişiyle Sürmene Limanı veya Of tarafındaki Yeniay Limanı'nda alkol aldıklarını ifade etti. Yusuf Öksüz'ü daha sonra telefonla aradığını belirten Ertürk, Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı hakkında da konuşmuş olabileceklerini söyledi. Öksüz'ün evinin saldırı noktasına kuş uçuşu yaklaşık 300-400 metre mesafede bulunduğunu belirten Ertürk, baz kayıtlarının olay yerine yakın görünmesinin bu nedenle doğal olduğunu savundu.
Özgür Ertürk ayrıca, Yusuf Öksüz'le birlikte Gaziantep'e araç almaya gittiklerini, Öksüz'ün bankalarla sorunu olduğu için aracın kendi üzerine alınmasını istediğini anlattı. Hakan Hatipoğlu ile arasındaki para transferlerini iş ilişkisiyle açıklayan Ertürk, hesap hareketlerinin maaş, malzeme taşıma bedelleri ve ticari ilişkilerden kaynaklandığını savundu. Özden Recep Kaplan'ın yayladaki bir yapı için malzeme taşıması nedeniyle kendisine para gönderdiğini, hatırladığı kadarıyla yanlış gönderilen 65 bin lirayı iade ettiğini söyledi. Bazı taşınmazların tapu işlemleri nedeniyle geçici olarak kendi üzerine alındığını, daha sonra sahiplerine devredildiğini belirten Ertürk, saldırıyla ilgisi bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
Sonuç
Fenerbahçe kafilesine yönelik 2015'teki silahlı saldırıda yıllar boyunca sonuç alınamayan soruşturma, 2026'da yapılan yeni HTS/BAZ analizleriyle yeniden derinleşti. Yeni telefon kayıtlarının ardından 2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırılırken, iletişim trafiği, teknik takip, yeniden alınan tanık ifadeleri, kriminal bulgular ve şüphelilerin mali hareketleri birlikte incelemeye alındı. Son operasyonda Yusuf Öksüz tutuklanırken, üç şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.