İsrail'e Türkiye Dahil 8 Ülkeden Ortak Kınama
- Türkiye dahil 8 ülkeden İsrail'e ortak kınama bildirisi yayımlandı.
- Bildiride, sağlık tesislerine saldırılar, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti ve Kudüs'teki tek taraflı adımlar lanetlendi.
- ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının baltalandığı ifade edildi.
- BM Güvenlik Konseyi'ne İsrail'i uluslararası hukuka uymaya zorlama çağrısı yapıldı; 2803 sayılı karar hatırlatıldı.
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarına yönelik ortak bir kınama bildirisi yayımladı. Türkiye, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır'ın dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail'in sağlık tesislerini hedef alması ve sivil katliamlar en güçlü ifadelerle lanetlendi.
Ortak Bildiri: "Uluslararası Hukukun Ağır İhlali"
Açıklamada, "Dışişleri bakanları, Gazze Şeridi'nde devam eden İsrail ihlallerini, özellikle sağlık tesisleri ve tıbbi altyapının hedef alınmasını, sivil altyapıya yönelik saldırıları ve uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukukun ağır ihlali niteliğinde olan kadın ve çocuklar dahil sivil can kayıplarının devam etmesini en güçlü şekilde kınamakta ve lanetlemektedir" ifadelerine yer verildi.
Gazze Barış Planı'na Açık İhlal Uyarısı
Bakanlar, bu ihlallerin İsrail'in uluslararası hukuk ve Gazze Barış Planı kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın, Filistinli grupların silahsızlanmaya ilişkin hükümler de dahil olmak üzere yol haritasını kabul ettiğini açıklamasının ardından planın ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik uluslararası ve bölgesel çabaların baltalandığına dikkat çekildi. Bu durumun, siyasi süreci sekteye uğratma, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme tehdidi oluşturduğu belirtildi.
Sivillerin korunması, sağlık tesislerinin ve insani yardım çalışanlarının güvenliğinin sağlanması, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve tıbbi malzemelerin derhal, güvenli ve engelsiz ulaştırılmasının hiçbir koşulda taviz verilemeyecek hukuki yükümlülükler olduğu ifade edildi.
Batı Şeria ve Kudüs'teki İhlaller de Kınandı
Bakanlar, Gazze'deki ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi yerleşimcilerin saldırıları, yasa dışı yerleşimlerin genişlemesi ve Doğu Kudüs'teki statükoyu değiştirmeyi amaçlayan tek taraflı uygulamalardan ayrı değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Açıklamada, "Bu uygulamalar birlikte ele alındığında, uluslararası hukuku ve ilgili BM kararlarını açıkça ihlal ederek zorla bir 'gerçekleşmiş durum' oluşturmayı, iki devletli çözümün temellerini sarsmayı ve Filistin halkının meşru haklarını marjinalleştirmeyi amaçlayan sistematik bir politika oluşturmaktadır" denildi.
BM Güvenlik Konseyi'ne Çağrı
Bakanlar, uluslararası topluma ve özellikle BM Güvenlik Konseyi'ne çağrıda bulunarak, hukuki ve ahlaki sorumlulukların üstlenilmesini istedi. İsrail'in uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlanması, ciddi ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesinin sağlanması için pratik ve etkili önlemler alınması talep edildi. Kalıcı ateşkes ve anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunması gerektiği vurgulandı.
İki Devletli Çözüm Vurgusu
Bakanlar, işgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etme, bu topraklara İsrail egemenliğini dayatma ya da Filistin halkını zorla yerinden etme girişimlerini kategorik olarak reddettiklerini belirtti. Adil ve kapsamlı bir barışın tek yolunun, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını içeren iki devletli çözümün hayata geçirilmesi olduğunun altını çizdi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.