Başika'da Şartlı Devir Sincar'da Devlet Otoritesi
- Ankara ile Bağdat arasındaki mutabakatla Başika-Zilkan Kampı'nın Irak makamlarına kademeli devri kararlaştırıldı.
- Devir, tek taraflı çekilme değil; Sincar'da Irak devlet otoritesinin kurulması ve yasa dışı silahlı unsurların sonlandırılması şartına bağlı.
- Başika Kampı, Kandil, Mahmur ve Sincar arasındaki terör koridorunu kesen stratejik blokaj ve 2015'ten bu yana 11 yıldır sınır ötesi operasyonların komuta-kontrol merkezi olarak işlev görüyor.
- Sincar'da temizlik görevini Irak Federal Ordusu'nun mu yoksa İran destekli Haşdi Şabi unsurlarının mı üstleneceği kritik ikilem; PKK uzantılarının YBŞ ve Civan Şorşker gibi yapılarla Haşdi Şabi çatısı altına sokulduğu belirtiliyor.
- Milli Savunma Bakanlığı, Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin kademeli teslimini ve Sincar'da devlet otoritesine yönelik adımları memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Ankara-Bağdat Mutabakatı ve Başika'nın Kademeli Devri
Ankara ile Bağdat arasında varılan mutabakat doğrultusunda Başika Askeri Üssü'nün kontrolünün kademeli olarak Irak makamlarına devredilmesi kararlaştırıldı. Ancak uzmanlar, bu adımın tek taraflı veya koşulsuz bir çekilme anlamına gelmediğini vurguluyor.
Başika Kampı'nın Kandil, Mahmur ve Sincar arasındaki terör koridorunu kesen stratejik bir blokaj ve komuta merkezi olduğuna dikkat çeken askeri stratejistler, Türkiye'nin bölgedeki varlığını sahadaki somut gelişmelere bağladığını ifade ediyor.
Anlaşmanın temel şartlarından birini Sincar'daki terör unsurlarının tamamen temizlenmesi ve merkezi Irak otoritesinin tesis edilmesi oluşturuyor. PKK'nın bölgede kimlik değiştirerek YBŞ ve paravan sivil yapılar adı altında Haşdi Şabi unsurlarıyla iş birliği yapması ise sürecin en kritik açmazı olarak öne çıkıyor.
Türkiye'nin, Sincar başta olmak üzere bölgedeki tehditler tam anlamıyla bertaraf edilmeden ve merkezi Bağdat yönetimi kendi güvenliğini sağlayacak kapasiteye ulaşmadan denetimi elden bırakmayacağı değerlendiriliyor.
Başika'dan Sincar'a Güvenlik Denklemi
Ankara ve Bağdat yönetimi arasında yapılan mutabakat uyarınca Musul yakınlarındaki Başika-Zilkan Kampı'nın Irak yönetimine kademeli şekilde devredilmesi kararlaştırıldı. Fakat bu karar tek taraflı asker çekme niteliği taşımayıp Sincar Bölgesi'nde Irak devlet otoritesinin kurulması ve yasa dışı silahlı unsurların varlığına son verilmesi şartına bağlandı. Böylece Başika ve Sincar alanları aynı güvenlik denkleminin tamamlayıcı parçaları haline getirildi.
Başika'ya Yeni Fonksiyon
Türkiye'nin Musul ve Kerkük coğrafyasında demografik yapının korunması ile bölge güvenliğinin teminatı olarak gördüğü Başika Kampı'na ilişkin anlaşma, TSK'nın sahadan tamamen çekilmesi anlamına gelmiyor. Kampın Türkiye ve Irak orduları arasında ortak lojistik ve ortak eğitim harekat merkezi olarak varlığını sürdüreceği öngörülüyor.
Kandil, Mahmur ve Sincar üçgenindeki terör hattını kesen stratejik blokaj görevi üstlenen kamp, 2015 yılından bu yana 11 yıldır sınır ötesi operasyonların komuta ve kontrol merkezi olarak işlev görüyor. Türk askerinin bölgeden ayrılması, Kandil, Asos, Mahmur ve Sincar sahalarındaki durumun netleşmesine bağlı şartlı süreç olarak yürütülüyor. Lağvedilen terör örgütü PKK unsurlarının bölgeden tamamen çekilme adımları yakından takip ediliyor.
Sincar'da Haşdi Şabi Problemi
Irak ile Suriye geçiş hattında terör örgütü PKK ve uzantılarının hareket alanı haline gelen Sincar sahasında Bağdat yönetiminin devlet otoritesini tam sağlama taahhüdü öne çıkıyor. Bölgedeki büyük ikilemi ise Sincar'ın boşaltılması görevini Irak Federal Ordusu'nun mu yoksa İran destekli Haşdi Şabi unsurlarının mı üstleneceği sorusu oluşturuyor.
TSK operasyonlarına karşı YBŞ yapısının Haşdi Şabi çatısı altına sokulduğu ve Civan Şorşker adıyla sivil toplum kılıflı yeni yapılanmalar kurulduğu bildirildi. Bağdat yönetiminin Civan Şorşker'i terör örgütleri listesine alma ihtimaline karşı geliştirilen yöntemler karşısında TSK'nın istihbarat takibini sürdürdüğü vurgulandı.
Terörsüz Bölge Hedefinde Kritik Strateji
Geçmişte terörle mücadelede yaşanan aksaklıkların Bağdat ve Şam hükümetlerinin zayıf otoritesinden kaynaklandığı değerlendiriliyor. Merkezi yönetimlerin güçlendirilmesi ve Suriye'de YPG örneğinde olduğu gibi bölgesel silahlı grupların merkezi orduya entegre edilmesinin önemine dikkat çekiliyor.
Türkiye'nin beklentisi ve "Terörsüz Bölge" hedefiyle izlediği strateji ise komşu ülke yönetimlerinin kendi topraklarındaki terör unsurlarıyla mücadele edebilecek kapasiteye ulaşması.
Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin, kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edilmesi kararlaştırılmıştır." bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada "Merkezi Irak Hükümetinin son dönemde Sincar'da devlet otoritesinin sağlanmasına yönelik attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bahse konu adımların, bölgenin normalleşmesine, güvenlik ve istikrar ortamı ile terörsüz bölge oluşturulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz." denildi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.