Yargıtay'dan Emsal Ücret Kararı: Tazminatta Esas Alınacak
- Yargıtay, ücretin bordrolarda düşük gösterildiği iddiasıyla açılan kıdem ve ihbar tazminatı davasında emsal ücret araştırmasının esas alınmasına hükmetti.
- Kararda, iş sözleşmesinde ücret açıkça belirtilmese de sözleşmenin yok sayılamayacağı; ücretin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401. maddesine göre belirleneceği vurgulandı.
- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde ücret tanımı yapıldığı; emsal ücretin asgari ücretten az olamayacağı ve yazılı sözleşme yoksa 8. madde uyarınca en geç iki ay içinde çalışma şartlarını ve temel ücreti gösteren belgenin verilmesi gerektiği belirtildi.
- Somut olayda davacı net 1.400,00 TL ücretle çalıştığını iddia etti; Sanayi Odası'ndan gelen yazıda ücretin net 1.300,00 TL ile 1.400,00 TL arasında olabileceği ifade edildi.
- Banka kayıtlarında 2014 yılı Eylül ayından itibaren "ödünç para ödemesi" adı altında aynı tutarda ödemeler tespit edildi; Yargıtay 16.06.2021 tarihinde mahkeme kararını oybirliğiyle bozdu.
Yargıtay'dan Emsal Ücret Kararı: Tazminatta Esas Alınacak
Çalışma hayatında daha az vergi veya sigorta primi ödemek amacıyla iş sözleşmesinde ya da ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı durumlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle gerçek ücretin tespiti büyük önem taşıyor. Yargıtay, gerçek ücretin belirlenmesine ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı ve bilirkişi tarafından yapılan emsal ücret araştırmasının esas alınmasına hükmetti.
Ücretin Yasal Tanımı ve Sözleşme Özgürlüğü
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinin ilk fıkrasında ücret, genel anlamda bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilir.
Emsal Ücret Asgari Ücretten Az Olamaz
Yargıtay, iş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olmasının, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini belirtti. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401. maddesine göre tespit edilmelidir.
İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir.
İş Kanunu İki Aylık Süre Veriyor
4857 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma şartlarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunludur.
Aynı Kanun'un 37. maddesinde ise işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesi zorunlu tutulmuştur. Usulünce düzenlenen bu belgeler, işçinin ücreti konusunda işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir.
Gerçek Ücretin Tespiti Neden Önemli?
Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.
Somut Olayda Ücret Tartışması
Somut olayda davacı, en son net 1.400,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiş; davalı ise ücretinin bordrolarda göründüğü kadar olduğunu savunmuştur. Emsal ücret araştırması için Sanayi Odası'ndan, davacının mesleki kıdemi ve unvanı belirtilerek alabileceği ücret sorulmuştur. Gelen yazı cevabında, "ücretinin net 1.300,00 TL ile 1.400,00 TL arasında olabileceği" belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusuna ilişkin dinlenen davacı tanığı da davacının ücretinin 1.400,00 TL olduğunu doğrulamıştır. Öte yandan dosyaya getirtilen banka kanalıyla maaş ödemesine ilişkin kayıtlardan, 2014 yılı Eylül ayından itibaren her ay istikrarlı biçimde "ödünç para ödemesi" adı altında aynı tutarda ödemelerin yapıldığı görülmektedir.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi ve Bozma Kararı
Tüm dosya kapsamına göre davacının aylık ücret tutarının net 1.400,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece bilirkişi tarafından bu rakam üzerinden yapılan hesaplamaya göre belirlenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması gerekirdi. Ancak eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunarak bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı mahkeme kararının bozulmasına 16.06.2021 gününde oybirliği ile karar vermiştir.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.