Cuma ve Pazartesi İşe Gelmeyen İşçi Tazminatsız Atılır mı?
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 26.09.2011 tarihli kararında cuma ve pazartesi günleri işe gelmeyen işçi için "2 gün üst üste işe gelmeme" koşulunun oluşmadığına hükmetti.
- Kararda, işverenin noter kanalıyla gönderdiği fesih yazısındaki gerekçe ile yargılama sırasındaki savunmaları arasında çelişki bulunduğu belirtildi.
- Yerel mahkeme kararı bozuldu; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildi.
- İşe başlatılmama hâlinde davacıya 4 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ödenmesi hüküm altına alındı.
- Esas 2011/531, Karar 2011/1194 sayılı dosyada karar oybirliğiyle verildi.
Cuma ve Pazartesi İşe Gelmeyen İşçi Tazminatsız Atılır mı?
İki gün üst üste işe gelmeme kuralı, işçi ile işveren arasında sık sık uyuşmazlığa yol açan konuların başında geliyor. İşten çıkarmalarda da en çok başvurulan gerekçelerden biri olarak öne çıkıyor. Peki, cuma ve pazartesi günleri işe gelmeyen bir çalışan, iki gün üst üste işe gelmeme kuralını ihlal etmiş sayılır mı? Bu durumdaki işçiler tazminatsız işten atılabilir mi?
Yargıtay'ın bu konuda verdiği karar, milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiriyor. Örnek davadan yola çıkan Yargıtay, cuma ve pazartesi günleri işe gelmeyen çalışanların, habersiz iki gün üst üste işe gelmeme kuralını ihlal etmiş sayılamayacağını hüküm altına aldı.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı
Esas: 2011/531
Karar: 2011/1194
Tarih: 26.09.2011
İki Gün Üst Üste İşe Gelmeme Koşulu
Özet: İş akdinin feshi nedeni olarak gösterilen hususlarda davalı taraf yönünden çelişkiler bulunmaktadır. Noter kanalıyla davacıya gönderilen fesih yazısında, davacının iş akdinin üst üste 2 gün işe gelmemesi nedeniyle feshedildiği belirtildiği hâlde, yargılama aşamasında davacının yapması gereken ziyaretleri yapmadığı ifade edilmiş; davalı tanıkları da bu yönde beyanlarda bulunmuştur.
Öncelikle, davacının işe gelmediği gerekçesiyle cuma ve pazartesi günleri için tutulan tutanaklar vardır. Buna göre, "2 gün üst üste işe gelmeme" koşulu oluşmamıştır. Ayrıca, davacının yapması gereken ziyaretleri yapmadığı hususunda davalı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulmamıştır. Bu durumda davalı işverenlikçe yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Daire üyesi C. Demir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, iş akdinin feshi nedeni olarak gösterilen hususlarda davalı taraf yönünden çelişkiler mevcuttur. Noter kanalıyla davacıya gönderilen fesih yazısında, davacının iş akdinin üst üste 2 gün işe gelmemesi nedeniyle feshedildiği belirtildiği hâlde, yargılama aşamasında davacının yapması gereken ziyaretleri yapmadığı belirtilmiş, davalı tanıkları da bu yönde beyanlarda bulunmuştur.
Öncelikle, davacının işe gelmediği gerekçesiyle cuma ve pazartesi günleri için tutulan tutanaklar vardır. Buna göre, "2 gün üst üste işe gelmeme" koşulu oluşmamıştır. Ayrıca, davacının yapması gereken ziyaretleri yapmadığı hususunda davalı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulmamıştır. Bu durumda davalı işverenlikçe yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelere göre mahkeme kararının bozulması gerekmiş olup, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm
- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
- Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının, davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı hâlinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
- Davacının yapmış olduğu 71,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- Peşin alınan temyiz harcının isteği hâlinde ilgilisine iadesine,
Karar, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.