Savunma Ve Havacılık İhracatı Bir Yılda 11 Milyar Doları Aştı
- Savunma ve havacılık ihracatı son bir yılda 11 milyar doları aştı.
- İhracatın yarıdan fazlası NATO ve AB ülkelerine yapıldı.
- Türkiye, dünyada savunma ihracatçıları arasında 11. sırada yer alıyor.
- Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yerlilik oranı yüzde 80'in üzerinde.
- Türkiye'den 5 şirket, dünyanın en büyük 100 savunma şirketi listesinde.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ATO Congresium'da düzenlenen Savunma Sanayii Formu'na katıldı. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, ittifakın yeni bir döneme adım attığını ve NATO 3.0 olarak adlandırılan bu dönemde külfetin daha adil paylaşıldığını ifade etti.
Yılmaz, mevcut jeopolitik sınamalar ışığında NATO içinde daha güçlü bir Avrupa sütunu inşa edilmesinin zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Geçen yıl Lahey'de alınan savunma harcamalarındaki artış kararının tüm müttefikler tarafından kayda değer ölçüde yerine getirildiğini ve savunma harcamalarına yönelik yaklaşımın köklü biçimde dönüştüğünü aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi iradesiyle Türkiye'nin savunma sanayinde erken yol almanın avantajını yaşadığını belirten Yılmaz, şunları söyledi: "Bugün Türkiye, dünyada savunma ihracatçısı ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor. Yakın bir gelecekte ilk 10 ülke içinde olmayı bekliyoruz. Türkiye birinci ligde olmayı hedefleyen bir ülke konumunda. Savunma sanayiimiz pek çok açıdan kapsamlı bir dönüşüm geçirmiştir. Ürün yelpazemiz artık hava, kara, deniz, siber ve uzay alanlarının hepsini kapsamaktadır. Bu çabalarımız sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinin yerlilik oranı yüzde 80'i aşmıştır."
Yılmaz, Türkiye'nin müttefik ülkeler için güvenilir bir tedarik kaynağı ve proje ortağı haline geldiğini ifade ederek, "Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır. İhracatımızın yarıdan fazlası NATO Müttefiklerimize ve AB ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Türkiye bugün tüm dünyanın takdirini kazanmış İHA ve SİHA'larıyla, elektronik harp sistemlerinden savaş gemilerine, 5. nesil savaş uçağından derin taarruz yeteneklerine kadar her alanda son teknolojiye sahip sistemleri üretebilmektedir. Dünyanın en büyük 100 savunma şirketinden 5'i Türk şirketleridir. Savunma sanayinde geldiğimiz bu aşama asla tesadüf değildir" dedi.
Savunma sanayinde uluslararası iş birliğinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye'nin bu alandaki iş birliklerini sadece ihracat zaviyesinden değil, müttefiklerle ortak üretim, tasarım ve geliştirme perspektifinden de ele aldığını aktardı. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Müttefikler arasında savunma alanındaki ticaret kısıtlamaları ve yaptırımları mutlaka hep birlikte ortadan kaldırmalıyız. İttifakın askeri hazırlık düzeyini artırmak istiyorsak, kolektif güvenliğimizi güçlendirmek istiyorsak bu anlamsız yaptırımları ve kısıtlamaları hep birlikte masadan temizlemeliyiz. Bu nedenle, hem Müttefikler arası ikili düzeydeki tüm kısıtlamalar kaldırılmalı, hem de NATO'nun Avrupa sütununa önemli katkı sağlayan Türkiye, başta AB olmak üzere Avrupa'daki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine katılabilmelidir. Aksi taktirde, üretim kapasitesinin gelişimi yavaşlayacak ve üretim maliyetleri artacaktır. Daha dayanıklı bir Avrupa-Atlantik güvenliği, üretim kapasitesini, teknoloji birikimini ve operasyonel tecrübeyi aynı stratejik hedefe yönlendirebilen bir güvenlik mimarisiyle mümkündür. Türkiye bu mimaride güçlü, güvenilir ve katkı sağlayan bir ortak olarak yer almaya hazırdır."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.