Erdoğan Türkiye'yi Bölgesel Süper Güce Dönüştürmeye Başladı
- NATO Zirvesi'nde Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel güç olarak konumunu güçlendirdi.
- Türkiye, 355 bin aktif askerle NATO'da ABD'den sonra en büyük ikinci ordu.
- Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatı 2024'te %29, 2025'te %48 arttı.
- Türkiye'nin 2025 askeri harcamaları 30 milyar doları aşarak komşularının toplamını geçti.
Bir İsrail gazetesinde yayımlanan haberde, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın güvenlik ve diplomasi alanındaki başarısını ve Türkiye'yi bölgesel ve uluslararası bir güç olarak konumlandırma hedefini yansıtan bir platform haline geldiği belirtildi.
Türkiye'nin Bölgesel Güç Olarak Konumu Güçlendi
Haberde, Başkan Erdoğan'ın NATO Zirvesi ile Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak konumunu daha da sağlamlaştırdığı vurgulandı. Türkiye'nin 355 bin aktif ve 378 bin yedek askeriyle NATO'da ABD'den sonra en büyük ikinci orduya sahip olduğu, savunma sanayisinin son 10 yılda önemli bir ivme kazandığı kaydedildi. Ankara'nın savunma sanayi alanındaki tedarikçi rolünün ötesine geçerek politika dikte edebilen stratejik bir ortak olmayı hedeflediği ifade edildi. Bu kapsamda Erdoğan'ın, Türkiye'nin Avrupa savunma ve güvenlik mimarisine, özellikle Avrupa Birliği'nin 150 milyar avroluk (171 milyar dolar) SAFE programına dahil edilmesi için baskı yaptığı aktarıldı.
Oyunun Kurallarını Yeniden Yazma Hedefi
Haberde, Ariel Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden Türkiye uzmanı Dr. Assa Ophir'in değerlendirmelerine yer verildi. Ophir, Türk politika yapıcılarının diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anladığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin askeri tahkimatı kendi başına bir amaç değildir. Bu, hırslı ve revizyonist bir dış politikayı desteklemenin bir aracı. Yani, Türkiye mevcut düzeni değiştirmek isteyen bir ülke. Ankara'nın son yıllarda kendisini daha önce karakterize eden temkinli, statüko odaklı dış politikadan kademeli olarak uzaklaştığını görebiliyoruz. Türkiye bunun yerine sadece bölgesel statükoyu değil, küresel güç dengesini de reddeden; oyunun kurallarını yeniden yazmayı hedefleyen daha bağımsız ve kararlı bir tutum takındı."
Diplomatik Hedefler Askeri Güçle Desteklenmeli
Dr. Ophir, Türkiye'nin geniş jeopolitik hedefleri için savunma sanayisinin temel bir araç olduğunu savundu. "Türkiye'nin politika yapıcıları, diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anlıyorlar. Eğer bir ülke Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kafkaslar, Orta Doğu, Balkanlar ve giderek artan bir şekilde Afrika ve Orta Asya'daki olayları etkilemek istiyorsa, sınırlarının çok ötesine güç yansıtabilecek askeri güce ihtiyacı vardır." dedi. Ayrıca, Türkiye'nin NATO üyeliğinin askeri gücünü önemli ölçüde ilerlettiğini belirten Ophir, "NATO'ya katıldığından beri Türk ordusu, ortak tatbikatlara katılma yeteneğinden, standardizasyondan, istihbarat paylaşımından ve dünyanın en gelişmiş ordularıyla birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesinden yararlandı. Türkler askeri tehditlere karşı bir savunma ağı alıyorlar." ifadelerini kullandı.
Savunma Sanayisinde Büyüme ve Küresel Hedefler
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, Türk savunma sanayisi dünyada 11. sırada yer alıyor ve küresel silah pazarının yüzde 1,8'ine sahip bulunuyor. Haberde, Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatının 2024 yılında yüzde 29, 2025 yılında ise yüzde 48 artış gösterdiği aktarıldı. Aynı kaynağa göre, Türkiye'nin 2025 yılı askeri harcamaları 2024'e kıyasla reel bazda yüzde 7,2 artarken, son 10 yılda savunma bütçesi yüzde 94 büyüdü. Türkiye'nin artık sadece bir askeri tedarikçi olmayı değil, aynı zamanda "bölgede ve hatta belki de dünyada birinci sınıf bir askeri güç olmayı" hedeflediği vurgulandı.
Habere göre, Türkiye'nin askeri harcamaları 2025 yılında 30 milyar dolara ulaşarak yakın komşularının toplam savunma harcamalarını aştı. Bu durumun bölgesel güç dengesinde önemli bir kaymaya yol açtığı belirtildi. Türkiye'nin savunma harcamalarının Yunanistan, Irak, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan ve diğer komşu ülkelerin toplamda yaklaşık 25 milyar dolara ulaşan askeri bütçelerini geride bıraktığı ifade edildi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.