Gündem

Berat Albayrak: 15 Temmuz Benzeri Görülmemiş Bir Destandır

13 Temmuz 2026 - 22:02 Yazar: Editör Masası
5 dk okuma 18
Berat Albayrak: 15 Temmuz Benzeri Görülmemiş Bir Destandır
Üsküdar'daki '10. Yılında 15 Temmuz'u Hatırlamak' forumunda konuşan eski Bakan Berat Albayrak, darbe gecesi uçağındaki pilotlardan birinin FETÖ'cü olduğunu ve kendilerini Sabiha Gökçen'e yönlendirmeye çalıştığını anlattı. Albayrak, o geceki direnişin benzeri görülmemiş bir destan olduğunu vurguladı.

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, önemli tanıklar Üsküdar'daki Enstitü Sosyal binasında bir araya geldi. '10. Yılında 15 Temmuz'u Hatırlamak' forumunda konuşmacılar, FETÖ'nün darbe girişimi gecesi yaşananları ve milletin direnişini anlattı. Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan'ın açılış konuşmasının ardından, 15 Temmuz hakkında hazırlanan video ve anlatımlar izleyicilere sunuldu.

Ardından sırasıyla dönemin Başbakan Danışmanı Necdet Subaşı, Yazar Hasan Mert Kaya, İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak, Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ ve darbe gecesi yayın yapan spiker Banu El sahneye çıktı.

Mustafa Çalışkan: Polislere Net Talimat Verdim

Dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, darbe girişimi başladığında Vatan Caddesi'ndeki makam odasında DAEŞ hakkında bir terör operasyonu planladıklarını belirtti. Askerin polisin silahına el koymaya çalıştığı haberini alınca refleksle bir emir verdiğini söyleyen Çalışkan, şu talimatı verdiğini aktardı: "Hiçbir polis silahını asla teslim etmeyecek. Gerekirse karşı koyulacak, gerekirse silah kullanılacak." Bu talimatın tereddüt anlarını ortadan kaldırdığını ifade eden Çalışkan, telsiz ve sosyal medya kanallarıyla dalga dalga yayılan bu emrin İstanbul sınırlarını aşarak Türkiye genelinde direnişin en önemli kırılma noktalarından biri haline geldiğini anlattı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmelerin detaylarını paylaşan Çalışkan, şehirde ellerinde kalan yalnızca 1 adet zırhlı araç olmasına rağmen mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirtti. Erdoğan'ın "Kule ne durumda" sorusu üzerine durumun ehemmiyetini anlayıp hemen havalimanındaki ekipleri aradığını ifade eden Çalışkan, "Gerekirse orada ölün ama bana 15-20 dakika içinde kuleyi geri aldık diye cevap verin" talimatıyla kuleyi darbecilerden temizlediklerini ve Cumhurbaşkanı'nın havalimanına güvenle inmesini sağladıklarını söyledi.

Berat Albayrak: O Gece Benzeri Görülmemiş Bir Destandır

Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak, Mustafa Çalışkan'ın ardından kürsüye çıkarak şunları söyledi:

"15 Temmuz gecesi yaşanan ve bir kısmı bizimle mezara gidecek olan pek çok tarihi anı vardır ki günü geldiğinde inşallah hepsi aşikar olacaktır. Bizler o gece hem şahsımız hem de evlatlarımızla imtihan olurken; Mustafa müdürümüz gibi kahramanlar, evlatlarıyla vedalaşma fırsatı bile bulamadan büyük bir dirayet göstermiştir. O karanlık gece, aylar veya yıllar öncesinden planlanmış organize bir örgüt darbesine karşı, sadece devlet kurumlarının değil, milyonlarca vatandaşın Allah'ın yardımıyla ve gökten inen bir sekine duygusuyla çıplak elleriyle tankların önüne çıktığı, benzeri görülmemiş bir destandır."

Albayrak, uçak yolculuğu sırasında yaşadıklarını da anlattı: "Telefonlarımız dinlendiği için nereye gideceğimiz tahmin edilemesin diye Bodrum, Aydın, İzmir ve Dalaman alternatifleri üzerinden şaşırtma hamleleri yaptık. Nitekim son anda Dalaman'a inip uçağa geçtiğimizde, sonradan içlerinden birinin FETÖ'cü olduğunu öğreneceğimiz pilotlar, Sabiha Gökçen'in sıkıntılı olduğunu bildiğimiz halde bizi oraya yönlendirmeye çalıştı. Atatürk Havalimanı için de 'Piste kamyon çekmiş olabilirler, çakılabiliriz' yönündeki tüm engelleme çabalarına rağmen, Mustafa müdürümüzden aldığımız 'İşlem tamamdır, arkamız sağlam' güvencesiyle Cumhurbaşkanımızı ikna ederek havalimanına güvenle indik."

Bekir Bozdağ: Meclis'i Bombaladılar, Ancak Yıkamadılar

Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, programın sonunda spiker Banu El moderatörlüğünde sahneye çıktı. Bozdağ, 15 Temmuz gecesi halkın çıplak elleriyle tanklara ve uçaklara karşı durarak tarihte eşi benzeri görülmemiş bir direnişe imza attığını söyledi. "Bizler de milletvekilleri olarak o gece Meclis'in kapılarını açık tutarak 'cesetlerimizi çiğnemeden buraya giremezsiniz' kararlılığıyla millî iradeye sahip çıkmışızdır. FETÖ'cü teröristlerin, millî iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni doğrudan hedef alıp bombalaması, sadece bir binayı değil 86 milyonun iradesini yok etme çabasıdır; ancak bu alçak saldırı karşısında Meclis'in çalışmalarına ara vermeden devam etmesi, Gazi Meclis'in ikinci kez 'Gazi' unvanını hak eden o tarihi duruşunu tarihe altın harflerle kazımıştır."

Bozdağ ayrıca, dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız'a verdiği talimatı anlattı: "O dönem yargıyı ve emniyeti kuşatan FETÖ, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ve oğlu Bilal Erdoğan'ın evinde arama yapılması yönünde bir karar çıkarmıştı. Tehlikenin büyüklüğünü görerek hemen Selami Yıldız Bey'i aradım ve kendisine, 'Selami, Sayın Cumhurbaşkanımızın evinin etrafındaki bütün korumaları derhal değiştir. Yerlerine vatanını, milletini seven özel harekatçıları yerleştir. Eğer oraya uydurma kararlarla aramaya kalkışan hainler gelirse, gerekirse silahla karşı koyacaksınız ama o kapıdan içeri adım attırmayacaksınız' talimatını verdim. Selami Müdürümüz bu meydan okumayı tereddütsüz kabul ederek tüm koruma kadrosunu vatansever unsurlarla değiştirdi ve liderimizin can güvenliğini korudu."

Necdet Subaşı: Toplumsal Hafıza Canlı Tutulmalı

Prof. Dr. Necdet Subaşı, 15 Temmuz'un FETÖ'nün toplumsal zaaf ve beklentileri istismar etmesiyle oluşan ve Türkiye'nin önceki darbelerinden farklılaşan büyük bir toplumsal kırılma olduğunu belirtti. Subaşı, "Bugün temel sosyolojik mesele, bu kırılmanın yol açtığı güvensizliği aşarak ortak yaşamı nasıl yeniden kuracağımızdır. Tanıklıkları kayıt altına almak, toplumsal hafızayı canlı tutmak ve unutmaya karşı ortak bir bilinç geliştirmek, hem sosyolojik hem de kamusal bir sorumluluk." şeklinde konuştu.

Hasan Mert Kaya: Gerçek Somut Kayıtlarla Korunmalı

Küratör ve yazar Hasan Mert Kaya, 15 Temmuz'un gelecek kuşaklara doğru aktarılabilmesi için toplumsal hafızanın somut tanıklıklar ve belgelerle korunmasının önemine dikkat çekti. Kaya, "15 Temmuz'u hatırlamak, gerçeği somut kayıtlarla koruyarak gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çünkü toplumsal hafıza zayıfladığında, yaşananlar manipülasyona, inkâra ve sıradanlaştırılmaya açık hâle gelir. Bu nedenle Hafıza 15 Temmuz'u bir müzeden ziyade yaşanmışlığın, tanıklığın ve hakikatin muhafaza edildiği bir bellek mekânı olarak düşündük. 15 Temmuz'un tankları, uçakları, cephaneleri ve planlamasıyla gerçek bir darbe girişimi olduğunu belgelemek, geleceğe karşı taşıdığımız tarihî sorumluluğun bir parçası." ifadelerini kullandı.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...