MHP Lideri Devlet Bahçeli: Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün Öz Yurdudur
- Devlet Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde yazılı açıklama yaptı.
- Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 17 Haziran 2026'da kabul ettiği 2025 Yılı Türkiye Raporu'nu eleştirdi.
- Raporda Kıbrıs Türklerinin egemen halk olarak tanınmadığını ve federasyon modelinin dayatıldığını belirtti.
- Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğinin tanınması gerektiğini ve iki devletli çözümü savundu.
- Açıklamasında şehitleri andı ve Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz yurdudur mesajını verdi.
52. Yıl Dönümünde Bahçeli'den Kıbrıs Vurgusu
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımladı. Bahçeli, harekâtta şehit olanları rahmet ve minnetle anarken, gazilere şükranlarını sundu.
20 Temmuz 1974'ün önemine değinen Bahçeli, bu tarihin Türk milletinin barış arzusunu boyun eğiş zannedenlere karşı Türkiye'nin gücünü gösterdiği bir dönüm noktası olduğunu belirtti. "O gün Türk askeri, Rum-Yunan zihniyetinin asırlık ilhak saplantısını tarihin karanlık sayfalarına hapsetmiş; miadı dolmuş Enosis hülyasını ve yayılmacı emellerini Akdeniz'in sularına gömmüştür" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs'ın stratejik ve milli önemine dikkat çeken Bahçeli, şunları kaydetti: "Kıbrıs; Anadolu'nun güneydeki emniyet hattı, Doğu Akdeniz'deki milli hak ve menfaatlerimizin kilit noktası, şehit kanlarıyla vatan kılınan bir Türk yurdu, mazinin emaneti ve milli varlığımızın devamlılığıdır. Ankara ile Lefkoşa'nın kaderi birbirinden ayrılamayacağı gibi, Kıbrıs Türkü'nün güvenliğiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin asayişi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğiyle Türk milletinin Akdeniz'deki itibarı da birbirinden kopartılamaz."
Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin Ada'nın asli sahibi olduğunu vurgulayarak, Türk varlığının 1571'de Mağusa'nın fethiyle Ada'da kök saldığını hatırlattı. "Kıbrıs Türkü; kendi geleceğini tayin etme iradesine sahip egemen bir halk, büyük Türk milletinin koparılamaz ve vazgeçilemez bir parçasıdır" dedi.
Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) doğuşuna da değinen Bahçeli, Rum-Yunan saldırıları karşısında Kıbrıs Türklerinin yaşadığı acıları anlattı. "Helenist yayılmacılığın Kıbrıs Türkünün canına, malına, namusuna ve milli kimliğine kastettiği yıllarda; köyler kuşatılmış, ocaklar söndürülmek istenmiş, kadın ve çocuk demeden siviller hedef alınmış, Ada'da Türk milleti soykırıma uğratılmıştır" dedi. TMT'nin bu şartlarda doğduğunu belirten Bahçeli, teşkilatın dağınık milli iradeden ortak bir ülkü doğurduğunu, ülküyü askeri disiplinle birleştirdiğini ve bağımsızlık sevdasını mücadeleyle yüreklerde diri tuttuğunu ifade etti.
Kıbrıs Barış Harekâtı'nı değerlendiren Bahçeli, operasyonu "Lefkoşa'nın kalbine indirilen çelikten bir yumruk" olarak nitelendirdi. Harekâtın uluslararası antlaşmalardan doğan hak ve yükümlülükler gereği yapıldığını vurgulayan Bahçeli, harekâtın sadece Kıbrıs Türklerine değil, tüm Ada'ya barış ve istikrar getirdiğini söyledi. Türk askerinin Ada'daki varlığını tartışmaya açanları eleştiren Bahçeli, "Türk askerinin Ada'daki mevcudiyeti; yeni saldırıların önünü kesen caydırıcılığın, Kıbrıs Türkü'nün güvenliğinin ve Doğu Akdeniz'deki barış ikliminin yegâne sigortasıdır" dedi.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu'na Tepki
Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 17 Haziran 2026 tarihinde kabul ettiği 2025 Yılı Türkiye Raporu'na sert tepki gösterdi. Raporda Kıbrıs Türk halkının egemen bir halk olarak değil, Ada'nın "meşru bir topluluğu" şeklinde tanımlandığını ve federasyon modelinin dayatıldığını belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel'de değildir! Bu irade; Türk Mukavemet Teşkilatı mücahidinin yıllarca terk etmediği mevziisinde, şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kıbrıs'ta ortaya koyduğu kararlı müdahalede ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kuran kudretindedir."
Kıbrıs Türklerine azınlık statüsü biçen, Türkiye'nin Ada'daki varlığını hedef alan değerlendirmeleri "siyaseten sakat ve yoklukla malul" olarak niteleyen Bahçeli, federasyon modelinin Kıbrıs Türklerini Rum idaresine tabi hale getirmeyi amaçladığını savundu. "Yıllardır farklı isim ve ambalajlarla tedavüle sokulan, fakat özünde Kıbrıs Türkü'nü Rum idaresine tabi bir unsur haline getirmeyi amaçlayan federasyon düşleri bayatlamıştır" dedi.
Kıbrıs'ta kalıcı barışın, iki ayrı devlet varlığının kabul edilmesi ve KKTC'nin uluslararası statüsünün tescil edilmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Bahçeli, "Kıbrıs Türkünün Rum idaresi altında azınlık statüsüne boyun eğmesi düşünülemeyeceği gibi, egemen eşitliğinin teyit ve tescil edilmesi de ertelenemez bir hak ve tarihi sorumluluktur" ifadelerini kullandı.
Bahçeli, açıklamasının sonunda Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutladı. KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı, şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri andı. Harekât kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı rahmetle anan Bahçeli, bu kararı sahada zafere taşıyan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne şükranlarını sundu. Bahçeli, sözlerini "Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır" diyerek noktaladı.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.