Fitch Türkiye Ekonomisi: Dayanıklı, Rezervler İzleniyor
- Fitch, Türkiye'nin kredi notunu 'BB-' ve görünümünü 'durağan' olarak onayladı.
- Kuruluş, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere karşı dayanıklılığını koruduğunu belirtti.
- Olası not artışı için uluslararası rezervlerde kalıcı iyileşme ve enflasyonda belirgin düşüş gerekiyor.
- Fitch, Merkez Bankası'nın politika faizini 2026 sonunda yüzde 35'e çekmesini bekliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in Kıdemli Direktörü Erich Arispe Morales, Türkiye ekonomisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Morales, Fitch Ratings'in geçen hafta cuma günü yayımladığı raporda Türkiye'nin kredi notunu 'BB-' ve kredi notu görünümünü 'durağan' olarak teyit ettiğini hatırlattı. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ekonomik etkileri nedeniyle nisan ayında takvim dışı bir değerlendirme yayımlandığını belirten Morales, cuma günkü değerlendirmenin nisan ayındaki kararlarla tutarlı olduğunu söyledi.
Morales, bu dönemde Türkiye'nin uluslararası rezervlerinde gerileme olduğunu ancak rezervlerin sonrasında bir miktar toparlandığını ifade etti. "Uluslararası rezervler toparlanmış olsa da hala savaş öncesi seviyelerin altında kalmaya devam ediyor. Enflasyonist baskıların da biraz daha azaldığını gördük. Ancak elbette şu anda hala yüksek derecede jeopolitik belirsizliğin hakim olduğu bir durumdayız. Bu durumun sadece Türkiye için değil, diğer gelişmekte olan piyasalar için de enflasyon ve dış dengeler açısından etkileri olabilir." dedi.
Savaşın yarattığı risklerin Türkiye dahil bölge ekonomileri için yüksek derecede siyasi belirsizlik yaratmaya devam ettiğine dikkati çeken Morales, şunları kaydetti: "Öte yandan, artan belirsizliğe ve rezervlerdeki düşüşe rağmen, Türkiye'nin politika düzenlemeleri enflasyon beklentileriyle ilgili kazanımları korumak veya önemli bir tersine dönüşü engellemek yönünde. Ayrıca, pozitif dolarizasyonun yüzde 38 seviyesinde nispeten istikrarlı şekilde seyrettiğini gördük. Merkez Bankası yetkilileri ve ekonomi yönetiminin verdiği mesaj, enflasyonu sürdürülebilir şekilde düşürme programına yönelik taahhüdün devam ettiği yönünde. Dolayısıyla, bence önemli olan bu. Devam eden küresel belirsizlikler karşısında Türkiye ekonomisinin görece dayanıklı olduğunu düşünüyoruz. Uzun vadede bakıldığında da Türkiye ekonomisi diğer ekonomilere kıyasla makroekonomik dengesizlikler karşısında dayanıklı kaldı."
Morales, Türkiye'de hala yüksek seyreden enflasyonun yavaşlama belirtileri gösterdiğini belirterek, "Yüzde 30'un üzerindeki enflasyonun yavaşlamasının biraz zaman alabileceğini dikkate almak gerekiyor. Sürekli bir kararlılık ve politika güvenirliğine ilişkin tamponların ortaya konulması bu noktada çok önemli bir unsur. Bu, aynı zamanda kırılgan bir süreç." dedi.
Türkiye'deki sağlıklı bankacılık sektörü ve dış finansmana erişim kapasitesinin enflasyonu düşürme sürecini desteklediğini dile getiren Morales, reel faiz oranlarının lira cinsinden varlıkların cazibesini destekleyecek ve dolarizasyonu önleyecek seviyede olduğunu anlattı. "Dolayısıyla, Türkiye'ye dış şoklara karşı dayanma kapasitesi kazandıran unsurlar arasında politikalardan kaynaklanan finansmana erişim imkanı ve bankacılık sektörünün sağlığı yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Fitch Ratings'in cuma günkü değerlendirmesinde de belirtildiği gibi Türkiye'nin uluslararası rezervlerini özellikle izlediklerini söyleyen Morales, Türkiye'nin kredi notunda potansiyel pozitif bir karar için uluslararası rezervlerde kalıcı bir iyileşme sağlanmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. Morales, "Türkiye için nispeten yüksek olan dış finansman ihtiyaçlarıyla birleştirildiğinde rezervlerdeki iyileşmenin kalıcı olması çok önemli. Türkiye'nin rezervlerinin yıl sonu itibarıyla mevcut seviyenin biraz daha üzerinde olmasını bekliyoruz ama bu iyileşmenin kalıcılığı belirleyici. Ayrıca, olası bir not artışı için zaman içinde enflasyonda belirgin şekilde düşüşü destekleyecek ve ödeme dengesi riskini azaltacak sıkı politika ayarlarının sürdürülmesi de bir diğer kritik unsur. Dış şokların ve siyasi belirsizliklerin yaşanabileceği bir ortamda güveni sürdürmek için bunun önemli olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.
Merkez Bankası'nın para politikası kararlarına da değinen Morales, Merkez Bankası'nın mevcut risk dengesini nasıl değerlendirdiğine ilişkin olabildiğince net bir ölçüt sunmaya çalıştığını ve bu öngörülebilirliğin önemli olduğunu ifade etti. Morales, Merkez Bankası'nın para politikasında gevşeme ölçüsünü belirlerken yüksek jeopolitik riskler ve enerji fiyatları üzerindeki baskıyı göz önünde bulundurduğunu belirterek, "Muhtemelen yılın ilerleyen dönemlerinde para politikasında bir miktar gevşeme bekliyoruz. Bu, jeopolitik risklerin azalacağı ve daha düşük enerji fiyatları varsayımına dayanıyor. Öngörümüz, Merkez Bankası'nın toplamda 200 baz puan indirime giderek politika faizini 2026 sonunda yüzde 35'e çekeceği yönünde." değerlendirmesinde bulundu.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.