İletişim Başkanı Duran 2. Şura Sonuç Bildirgesini Açıkladı
- İletişim Şurası'nın hazırlık çalıştayı 8-9 Ocak 2025'te gerçekleştirildi.
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Şura'nın sonuç bildirgesini açıkladı.
- Bildirgede stratejik iletişim, kamu diplomasisi, medya politikaları ve dijital dönüşüm konuları ele alındı.
- Dezenformasyonla mücadele, yapay zeka eğitimleri ve kriz iletişiminde TAMP'ın rolü vurgulandı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 2. İletişim Şurası'nın kapanışında sonuç bildirgesini açıkladı. Şura sürecinin ilk adımı 8-9 Ocak 2025'te düzenlenen İletişim Şurası Hazırlık Çalıştayı ile atılmıştı. Duran, Şura'da kamu diplomasisi, stratejik iletişim, güvenlik, kriz yönetimi, medya politikaları ve dijital dönüşüm gibi birçok konunun titizlikle müzakere edildiğini belirtti.
Stratejik İletişim
Duran, stratejik iletişim alanında ortak bir çalışma grubu oluşturulması gerektiğini vurguladı. Kriz dönemlerinde kullanılacak yetki, sorumluluk ve onay süreçlerinin önceden belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca şunları söyledi: "Hibrit tehditlerle mücadele ve uluslararası krizler bağlamında proaktiflik, tutarlılık ve şeffaflık gibi temel ilkeler esas alınmalıdır. Stratejik iletişim anlatısında veri temelli içerik üretimi temel alınmalı ve analiz süreçlerinde yapay zeka teknolojilerinden güvenli ve etkin şekilde yararlanılmalıdır. Türkiye'deki uluslararası öğrenciler iletişim elçileri olarak kabul edilmelidir."
Duran, uluslararası ölçekte referans oluşturacak bir sistem geliştirilmesi, küresel akademik işbirlikleri ve Türk akademik yayınlarının görünürlüğünün desteklenmesi gerektiğini de ekledi. Siyasal iletişim çalışmalarının veriye dayalı yürütülmesi, sosyolojik değişimlerin dikkate alınması ve dijitalleşmenin fırsatları ile risklerine karşı tedbirler alınması gerektiğini belirtti.
Kamu Diplomasisi
Kamu diplomasisi stratejisi için kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü işbirlikleri kurulması gerektiğini ifade eden Duran, faaliyetlerin Türk dış politikasıyla uyumunun sağlanması gerektiğini vurguladı. Duran, şöyle konuştu: "Türkiye'nin uluslararası yayıncılık potansiyeli geliştirilip güçlendirilmelidir. Kültürel, sportif, bilimsel ve insani faaliyetler gibi yumuşak güç unsurları, dönemsel ve tematik bazda, çok dilli bir anlatı stratejisi ile ele alınmalıdır. Kamu diplomasisi faaliyetlerinin etkisini yapay zeka ve yeni medya teknolojileri vasıtasıyla sistematik bir şekilde ölçümleyecek mekanizmalar kurulmalıdır. Türkiye markasını güçlendirmek için stratejiler geliştirilerek markalama çalışmaları artırılmalı, bu çalışmalar ülke markalaması strateji belgesine dönüştürülmeli ve bir eylem planı oluşturulmalıdır."
Gazetecilik ve Dezenformasyonla Mücadele
Medya mensuplarının dezenformasyona karşı farkındalığının artırılması için Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin tecrübesinden yararlanan eğitim programları düzenlenmesi gerektiğini belirten Duran, yapay zekanın bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanımına ilişkin eğitimlerin medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, doğrulama süreçleri, dezenformasyonla mücadele, telif hakları ve dijital etik konularını kapsayacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Duran ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: "Haber ve içerik üretim süreçlerinde doğrulama mekanizmaları güçlendirilmelidir. Yerli ve milli yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi için üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör ve ilgili paydaşlar arasında işbirliği güçlendirilmeli, Türkiye Medya Veri Tabanı oluşturulmalıdır. Dijital krizler, siber tehditler, bilgi kirliliği ve benzeri dijital risklere karşı ulusal düzeyde dijital afet senaryoları hazırlanmalı ve düzenli olarak güncellenmelidir. Saha gazeteciliğinin güçlendirilmesine yönelik mesleki ve kurumsal destek mekanizmaları geliştirilmelidir. Dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamaları, gazeteciliğin temel ilkeleri olan doğruluk, yerinde gözlem, kaynak çeşitliliği ve kamu yararı doğrultusunda kullanılmalıdır. Haber üretimi, tıklanma ve popülerlik baskısından arındırılmalı, nitelikli habercilik desteklenmelidir. Serbest medya çalışanlarının hukuki statüsüne ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapılmalıdır. Konvansiyonel medyanın ayakta kalabilmesi için ortak proje ve destekler artırılmalıdır. Engelli bireylerin medya içeriklerine erişimini artırmak için sesli betimleme, işaret dili, alt yazı ve ergonomik web tasarımları gibi standartlar benimsenmelidir. Korsan yayıncılıkla mücadele için ilgili kurumlarla işbirliği halinde yasal düzenlemeler, toplumsal farkındalık kampanyaları ve teknolojik çözümler geliştirilmelidir. Televizyon yayınlarında reyting kaygısından uzak, kültürel ve etik değerleri gözeten, milli kimliğimizle uyumlu nitelikli içeriklerin sayısını artırmak için teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Türkiye'nin kültürel zenginliğini, tarihini ve kimliğini tanıtan projeler artırılmalı, Türkiye, kendi hikayesini, kendi ürettiği içeriklerle anlatmalıdır."
Dijital Dönüşüm ve Halkla İlişkiler
Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının halkla ilişkiler süreçlerinde verimlilik sağlayacak şekilde yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Duran, insan odaklı iletişim anlayışının korunması gerektiğini belirtti. Halkla ilişkiler alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi için üniversite-kamu-özel sektör işbirliklerinin kurumsallaştırılması gerektiğini söyledi. Duran, dijital dönüşüm sürecinin bütüncül bir ulusal strateji çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca şunları kaydetti: "Devlet kurumları, yargı, akademi, medya ve teknoloji sektörünün işbirliğiyle iletişim hukuku dijital dönüşümle uyumlu hale getirilmelidir. Kişilik hakları, ifade özgürlüğü ve kamu yararı arasındaki denge gözetilerek 'unutulma hakkı' açık ve uygulanabilir bir yasal çerçeveye kavuşturulmalıdır. Dijital ebeveynlik güçlendirilerek çocukların yaşlarına uygun güvenli dijital deneyimlere erişmesi sağlanmalıdır. Çocuklar için güvenli içerik politikaları ve dijital medya okuryazarlığı yaygınlaştırılmalıdır. Yapay zeka ve dijital platformların geliştirilmesi ile kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik ve bireysel hakların korunmasını esas alan düzenleyici çerçeveler oluşturulmalıdır. Dijital çağda kişi ve topluma yönelik ulusal bir strateji belgesi hazırlanmalı, sürekli değerlendirme ve koordinasyon mekanizmaları oluşturulmalıdır."
Kriz İletişimi
Duran, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) uyarınca afet ve kriz dönemlerindeki resmi bilgilendirme süreçlerinde TAMP İletişim Grubu'nun merkezi rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Afet iletişimi için daimi koordinasyon platformu oluşturulması gerektiğini ifade eden Duran, şöyle dedi: "Afeti yöneten ekipler ile afet iletişimini yöneten ekipler birbirinden ayrılmalıdır. Afet dönemlerinde ortaya çıkan dezenformasyonun önlenmesine yönelik mekanizmalar kriz öncesinde oluşturulmalı; önleyici tedbirler geliştirilmelidir. Afet yayıncılığı standardı güncellenerek kriz dönemlerinde medya platformlarının yalnızca alanında yetkin ve akredite kişilere yer vermesi sağlanmalıdır. Afet dönemlerinde toplumsal dayanışmayı tehdit eden linç kültürü, algı operasyonları ve manipülasyon faaliyetlerine karşı proaktif idari ve hukuki tedbirler tavizsiz uygulanmalıdır. Kriz anlarında, dijital ve konvansiyonel medyada ilk paylaşan olma baskısına karşı yayıncılıkta kurumsal teyit mekanizmaları standardı zorunlu bir mesleki kural haline getirilmelidir. Dijital erişimin sınırlı olduğu riskli bölgelerde yüz yüze afet farkındalık faaliyetleri artırılmalı, bu bölgelere yönelik alternatif iletişim kanalları (anons sistemleri, yerel radyolar) afet öncesinde planlanmalıdır. Afet bölgelerinde görev yapan gazetecilerin ve içerik üreticilerin afetzedelerin travmatik durumlarını ve mahremiyetlerini gözetmeleri bakımından Afet Muhabirliği Akreditasyon ve Eğitim Programları hayata geçirilmelidir."
Eğitim ve Medya Okuryazarlığı
İletişim fakültesi öğrencileri için sektörde staj programlarının yaygınlaştırılması ve mezunların kamuda istihdam imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Duran, iletişim fakültesi müfredatının dijitalleşmeye göre güncellenmesi ve tüm üniversite programları için medya okuryazarlığının temel ve zorunlu ders haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Sinema, Dizi ve Film Sektörü
Değişen teknolojik ve sosyolojik koşullara uygun sinema politikası geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Duran, araştırma, arşivleme, restorasyon ve sektörel veri paylaşımı amacıyla ulusal sinema platformlarının artırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Duran, şunları kaydetti: "Film ve sinema sektörünün uluslararasılaşması için ortak yapımlar, film fuarları ve sektörel işbirlikleri desteklenmelidir. Uluslararası içerik tekelleşmesine ve kültürel hegemonyaya karşı, Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda yerli ve milli değerleri esas alan kapsamlı bir İletişim Strateji Belgesi hazırlanmalıdır. İzleyiciyle daha güçlü bağ kuran, doğal ve özgün hikaye anlatımına sahip, kültürel mirası, ailevi değerleri ve toplumsal hafızayı yansıtan film, dizi, animasyon ve belgesel üretimleri teşvik edilmelidir. Hedef illerde büyük dizi ve film platolarının kurulmasını teşvik ederek platoların bölge turizmine katkı sağlamasına dönük teşvikler artırılmalıdır."
Son olarak Duran, Türkiye'nin mevcut iletişim alanının bir haritasının çıkarılması ve İletişim Şurası'nın farklı temalar çerçevesinde periyodik olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Bildirgenin hayırlara vesile olmasını dileyen Duran, Şura'ya emeği geçen herkese teşekkür etti.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.