ABD 30 Yıllık Tahvil Faizi 19 Yılın Zirvesine Çıktı
- Fed politika faizini sabit tuttu, 3 üye 25 baz puan artırım istedi.
- ABD 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,2369 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
- 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70 seviyesinde.
- Uzmanlar faiz artışının sürmesi durumunda hisse piyasalarının olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.
ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar 3'e karşı 9 oyla alınırken, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, faizin 25 baz puan artırılması yönünde oy kullandı.
Fed Başkanı Kevin Warsh, karar sonrası düzenlediği basın toplantısında, enflasyon hedefine olan bağlılıklarını yineleyerek fiyat istikrarı konusunda kararlı olduklarını söyledi. Ancak ileriye dönük yönlendirmeden kaçınması, para politikasına ilişkin belirsizliği artırdı. Warsh, son toplantıdan bu yana geçen 42 günde ABD Hazine tahvili getiri eğrisinin tamamında faizlerin belirgin şekilde yükseldiğine dikkat çekti.
Analistler, Warsh'ın açıklamalarının, yatırımcıların Fed'in enflasyonla mücadelede yeterince agresif olmayabileceği endişesini güçlendirdiğini belirtti. Bu gelişmelerle birlikte ABD tahvil piyasasında satış baskısı arttı ve uzun vadeli tahvil getirileri tarihi zirvelere yükseldi.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70 seviyesinde seyrederken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,2369'a çıkarak Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi test etti. İki yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark da belirgin şekilde genişledi. Bu durum, piyasanın kısa vadede Fed'in agresif hareket etmeyeceğini ancak uzun vadede daha yüksek faizler beklediğini ortaya koydu.
Analist Tim Waterer, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "ABD'nin 30 yıllık tahvil faizinin 2007'den bu yana en yüksek seviyesine yükselmesi, piyasanın enflasyonun Fed'in öngördüğünden daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini yansıtıyor." dedi. Waterer, getiri eğrisinin uzun vadeli kısmının, özellikle artan petrol fiyatları nedeniyle daha agresif bir parasal sıkılaşma gerektirebileceğini fiyatladığını ifade etti.
Waterer, "Yüksek seyreden enerji maliyetleri ile Fed'in temkinli yaklaşımının birleşimi, merkez bankasının mevcut mesajları ile tahvil piyasasının fiyatladığı beklentiler arasında belirgin bir ayrışma yaratıyor." şeklinde konuştu. Analist, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin küresel piyasalara yansımalarına da dikkat çekerek, bu durumun dünya genelinde borçlanma maliyetlerini artırdığını ve doları desteklediğini söyledi. Ayrıca, faizlerdeki artışın sürmesi halinde büyüme hisseleri ve gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı oluşabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlar, ABD tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi durumunda küresel hisse senedi piyasalarının olumsuz etkilenebileceğini ve döviz piyasalarındaki oynaklığın artabileceğini belirtiyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.