Hakan Fidan: Bize Saldırmayan Hiçbir Ülke Hedefimizde Değil
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki yılı aşkın süredir hazırlanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalanmasını tarihi bir gün olarak değerlendirdi.
- Fidan, anlaşmanın NATO'nun 5. maddesine benzer şekilde kolektif savunma öngördüğünü ve saldırmayan ülkelerin hedefte olmadığını söyledi.
- Anlaşma üç çekirdek ülkeyle başladı; diğer ülkeler çekirdek ülkelerin onayıyla katılabilecek.
- Fidan, İsrail'in uluslararası izolasyonunun devam etmesi gerektiğini savundu.
- Fidan, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılara karşı tedbirlerin hayata geçirildiğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki yılı aşkın bir süredir süren hazırlık sürecinin ardından Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalanmasıyla tarihi bir gün yaşadığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) liderliğinde yürüttüğümüz dış politikamızda, gerçekten uzun yıllardır hedeflediğimiz bazı köşe taşları var. Onlardan birinin gerçekleşmesiyle alakalı bir olaya tanıklık ettik" dedi.
Bir değerlendirme programında soruları yanıtlayan Fidan, anlaşmanın teknik olarak NATO Antlaşması'nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle aynı olduğunu belirtti. Bunun önemli bir başlangıç noktası olduğuna işaret eden Fidan, daha sonra mevcut tehditlere göre çalışılması gerektiğini söyledi.
Fidan, şunları kaydetti:
"Biz burada imza attık, ayrıldık, yok. Bu Genel Sekreterlik daha sonra 3 ülke arasındaki bu savunma ittifakıyla ilgili konuları yakından takip edecek, alınan kararların uygulanmasını. Burada şu anda çalışmaya başlamadık, daha imzalar yeni atıldı. İlk komite toplantısından sonra muhtemelen bakanlar olarak liderlerin onayına sunacağımız hususlar, sekreteryanın kurulması, yapısı, işleyişi ve verilecek ilk ödevler olur."
"Burada tabii çok fazla husus var; askeri konular yani ortak çalışabilirlik dediğimiz, NATO'da interoperability diye kavramsallaştırılan çok önemli bir husus var. En çok liderler arasında konuşulan konu, savunma sanayi alanındaki işbirliği ve buradaki teknolojilerden ülkelerin birbirinden istifade etmesi."
Şimdilik 3 Çekirdek Ülke
Belli menfaatler etrafında ülkelerin bir ittifaka yoğrulması gerektiğini söyleyen Fidan, "Bu 3 ülke, çekirdek ülke" dedi. Bu ülkelerin farklı tarz ve kapasitelere sahip olduğunu söyleyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi biz bu ülkelerle bir araya geldiğimiz zaman tabiatıyla savunmaya yönelik bir örgüt oluyoruz. Dolayısıyla bölgede ister bölge içinden ister bölge dışından saldırıya uğramadığı sürece bu ittifakın herhangi bir ülkeyle alıp veremediği olamaz. Ama bölgesel istikrara katkıda bulunmak için tabii ki ortaya koyduğumuz bu güç kompozisyonun yapıcı katkısı olacaktır."
Fidan, anlaşmadaki ülkelere saldırmayan ülkelerin hedefte olmadığına dikkati çekti. Anlaşmaya katılmak isteyen, adını vermek istemediği başka ülkeler de olduğunu ve anlaşmayı oluştururken bu husus üzerinde karar vermekte zorlandıklarına işaret eden Fidan, şöyle konuştu:
"Diğer ortaklarımızın ağırlıklı tercihi, bu anlaşmadaki ilgili maddeyle de ifade edildiği gibi üç ülkenin kurucu çekirdek ülke olması. Prensipleri, standartları ve bu yapının bekasını belirlemede aktif rol oynasınlar. Ama bu çekirdek ülkelerin onayıyla diğer ülkeler de buraya katılsın. Cumhurbaşkanımızın vizyonunda zaten bizim üç ülkeyle sınırlı kalmamamız, daha da büyümemiz var."
Bölgenin son 100 yıldır, Osmanlı'nın çekilmesinden beri istikrarsızlıkla anıldığını da vurgulayan Fidan, şunları söyledi:
"Ama artık bölge ülkeleri kendileri bir araya gelerek kendi sorumluluklarını üstleniyor ve önemli adımlar atıyor. Mısır da zaten bizim doğal bir ortağımız bütün meselelerde. Bir sonraki aşamada Mısır'ın da bizim aramızda olacağına inanıyorum."
İsrail'in En Büyük Korkusu İzolasyon
İsrail'in temel hedefi Gazze'yi Filistinsizleştirmek olduğu sürece oyunlarına devam edeceğini söyleyen Fidan, "Uluslararası siyasal izolasyonun kesintisiz şekilde devam ettirilmesi gerekiyor. İsrail'in en çok korktuğu şey uluslararası izolasyon. Hamas'ın Filistin halkını önceleyen yaklaşımı takdire şayan bir yaklaşım; Filistin halkı bunu muhakkak ödüllendirecektir." dedi.
Karadeniz'deki Saldırılar
Karadeniz'de Türk gemilerini etkileyen saldırılar hakkındaki soru üzerine Fidan, şunları söyledi:
"Uyarılarımız maalesef çıkıyor. Savaşın yaygınlaştığı alanlardan biri de Karadeniz'in tamamı oldu. İlk önce askeri limanları, askeri gemileri vuruyorlardı; şimdi ayrım yapmadan bütün ticari gemileri vuruyorlar."
Bu hususun kendilerini endişeye sevk ettiğini kaydeden Fidan, "Bu konuda Cumhurbaşkanımıza da arz ettiğimiz birkaç tedbirimiz var. Onları hayata geçiriyoruz" dedi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.