Antalya'da İsim Benzerliği 10 Gün Hapis Yatırdı
- Antalya'da emlakçı Ali Süslü (47), isim benzerliği nedeniyle 26 Temmuz'da gözaltına alınıp 10 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla cezaevine konuldu.
- Ameliyatlı olan Süslü, cezaevinde 9 gün kaldıktan sonra psikoloğun T.C. kimlik numarası kontrolünde yanlışlığı fark etmesiyle masum olduğu anlaşıldı.
- 10. günün sonunda tahliye edilen Süslü, işini kaybetti ve avukatı aracılığıyla görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve hürriyeti tahdit suçlarından suç duyurusunda bulundu.
- Süslü, olaydan 3 ay önce de aynı nedenle polislerin evini bastığını ve kimlik kontrolü sonrası özür dilendiğini belirtti.
Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde yaşayan ve emlak sektöründe çalışan Ali Süslü (47), isim benzerliği yüzünden tam 10 gün cezaevinde kaldı. Polis tarafından "imza işiniz var" denilerek çağrılan Süslü, kendisini bir anda cezaevinde buldu. Yeni ameliyat olmasına rağmen gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Süslü, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan başka bir kişiyle karıştırıldı.
26 Temmuz'da telefonla aranan Ali Süslü, polis merkezine gittiğinde gözaltına alındı. 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası olduğu gerekçesiyle Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Süslü, suçunun ne olduğunu öğrenemeden cezaevine konuldu.
Ameliyatlı olduğu için cezaevinde zor günler geçiren Süslü'nün pansumanını koğuştaki diğer mahkumlar yaptı. İki kez de ambulansla hastanenin acil servisine götürüldü. Süslü, defalarca suçsuz olduğunu söylese de kimse onu dinlemedi.
Gerçek, cezaevindeki 9'uncu günde ortaya çıktı. Psikologla yapılan görüşmede, bilgisayar kayıtlarını inceleyen psikolog, tutuklu Ali Süslü ile hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ali Süslü'nün isimlerinin aynı, T.C. kimlik numaralarının farklı olduğunu fark etti. Aranan hükümlünün de aynı şekilde Adana doğumlu olduğu ancak adreslerin uyuşmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine Süslü'ye "Özür dileriz, bir hata oldu" denildi. Ancak 10 günlük cezanın tamamlanması gerektiği söylenerek tahliyesi ertesi güne bırakıldı.
Bu süreçte işini de kaybeden Ali Süslü, hakkında çıkan "dolandırıcılık" söylentileri nedeniyle zor günler geçirdi. Avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla ilgililer hakkında "Görevi kötüye kullanma", "Görevi ihmal" ve "Hürriyeti tahdit" suçlarından suç duyurusunda bulundu. Ayrıca tazminat davası açacaklarını açıkladı.
Yaşadıklarını anlatan Süslü, "Polis memuru beni aradı ve 'Bir imza işiniz var, lütfen karakola gelin' dedi. Ameliyatlı olduğum halde oraya gittim. Suçumun ne olduğunu sorduğumda 'Kesinleşmiş cezan olduğu için savcıya çıkamazsın, bu cezayı yatacaksın' dediler. 9'uncu gün psikologla görüşmemde 'Suçunuz zaten belli' denildi. Ben de 'Suçumun ne olduğunu hâlâ bilmiyorum' dedim. Psikolog bilgisayarı açtığında isim benim, fakat T.C. kimlik numaralarım uyuşmuyordu. '9 gün yattım, beni bırakın' dedim. Bana 'Özür dileriz, seni bırakamayız, bir hata oldu' dediler." ifadelerini kullandı.
Avukat İlkkahraman ise olayı Ferhan Şensoy'un "Pardon" filmine benzetti. İlkkahraman, "Müvekkilimiz talihsiz bir şekilde isim benzerliğinden dolayı, T.C. kimlik numarası ve diğer hususlar dikkate alınmadan, başka bir kişi hakkında çıkan 10 günlük hapis cezası için kolluk görevlileri tarafından davet edilmiştir. Herhangi bir ifade alınmadan veya bir soru sorulmadan cezaevine konulmuştur. 9'uncu gün psikologla görüşmesi esnasında olay tespit edilmiştir. Maalesef 10'uncu gün tamamlatılarak müvekkil tahliye edilmiştir" dedi.
Ayrıca Süslü, 3 ay önce de polislerin evini bastığını, yine isim benzerliği nedeniyle telefonuna ve bilgisayarına el konulduğunu, T.C. kimlik numarası kontrolünde hatanın anlaşıldığını ve "Özür dileriz" deyip gittiklerini söyledi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.