Nüfus Politikaları Kurulu Toplantısı: Cevdet Yılmaz Konuştu
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan Nüfus Politikaları Kurulu'nda erişilebilir çocuk bakım hizmetleri ve iş-aile yaşam dengesi ele alındı.
- 2025 yılında toplam doğurganlık hızı 1,42'ye gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesini gördü; nüfus 86 milyon 92 bine ulaştı.
- Analık izni 24 haftaya (çoğul gebelikte 26 hafta), babalık izni 10 güne çıkarıldı; tek seferlik doğum yardımı 5.000 TL'ye yükseltildi.
- Aile ve Gençlik Fonu'ndan 18-25 yaş arasına 250 bin TL, 26-29 yaş arasına 200 bin TL faizsiz kredi desteği sağlanacak; 2028'de kadın iş gücü katılımının yüzde 40'ın üzerine çıkarılması hedefleniyor.
- 1 Mayıs'ta yürürlüğe giren düzenlemeyle sosyal medya platformlarının 15 yaş altı çocuklara hizmet vermesi yasaklandı; mayısın son haftası Milli Aile Haftası ilan edildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantıya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, bakan yardımcıları ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Toplantının tematik odağının "Nüfus Politikaları Bağlamında Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri ve İş-Aile Yaşam Dengesi" olduğunu belirten Yılmaz, nüfusun kendini yenileyememesi konusunun küresel bir sorun haline geldiğini ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin bu eğilimi açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Nüfus Verileri: Rekor Düşüş
Yılmaz, 2025 sonu itibarıyla Türkiye nüfusunun 86 milyon 92 bine ulaştığını ve yıllık artış hızının binde 5 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. "Toplam doğurganlık hızımız 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine inmiştir. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de dört iken 2025'te 59'a çıktı." dedi.
Doğurganlık hızının üç çocuk ve üzerinde olduğu tek ilin Şanlıurfa olduğuna, 76 ilde ise doğurganlık hızının 2,1'in altında kaldığına işaret eden Yılmaz, mevcut eğilimin sürmesi halinde çocuk nüfus oranının 2100 yılında yüzde 9,9'a gerileyebileceğini bildirdi. Ortanca yaşın 34,9'a yükseldiğini, yaşlı nüfus oranının yüzde 10'un üzerinde olduğu il sayısının 62'ye ulaştığını aktardı.
Aile Destekleri ve Yeni Düzenlemeler
Yılmaz, doğurganlık düşüşünü durdurmak için nakit desteklerin tek başına yeterli olmadığını, aile kurma ve çocuk sahibi olma kararının ekonomiden konuta, çalışma hayatından eğitime kadar birçok etkenle şekillendiğini vurguladı. 2026-2035 yıllarını kapsayan Aile ve Nüfus On Yılı çerçevesinde, 7 alandan oluşan Nüfus Eylem Planı kapsamında 13 önemli faaliyetin hayata geçirildiğini belirtti.
Yapılan düzenlemeleri sıralayan Yılmaz, analık izninin doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıldığını, çoğul gebeliklerde bu sürenin 26 hafta olarak uygulandığını söyledi. Babalara verilen mazeret izninin tüm sektörlerde 10 güne yükseltildiğini, doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalara çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı tanındığını ifade etti. Tek seferlik doğum yardımı ödemesinin 5.000 TL'ye çıkarıldığını; ikinci çocuk için beş yaşına kadar aylık 1.500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için aylık 5.000 TL düzenli ödeme yapılacağını kaydetti.
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında 2026 yılı itibarıyla tüm illerde 18-25 yaş arası gençlere 250 bin TL, 26-29 yaş arası gençlere 200 bin TL faizsiz kredi desteği sunulduğunu anımsatan Yılmaz, bugüne kadar 250 bine yakın gence evlilik öncesi eğitim verildiğini, 186 bin civarında kredi ödemesi yapıldığını, 16 bin 874 çiftin 17 bin 144 çocuğunun dünyaya geldiğini belirtti.
"Yüzyılın konut projesi" olarak adlandırılan 500 bin konutluk projede 18-30 yaş arası gençlere yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayrıldığını aktaran Yılmaz, özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerindeki yıllık artışa üst sınır getirilerek ailelerin yükünün hafifletileceğini söyledi.
Aile Eğitim Programı kapsamında bu yıl 1 milyon 205 bin vatandaşa ulaşıldığını ifade eden Yılmaz, kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısının 50'den 30'a indirildiğini, 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek bakımevlerinin önünün açıldığını belirtti. Ayrıca 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılmasının zorunlu hale getirildiğini hatırlattı.
Yılmaz, "10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerimizin yüzde 83,6'sının hane dışından bakım hizmeti almadığı ülkemizde, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından ve temel önceliklerinden biri olacaktır. Özellikle kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi öngörüyoruz. 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejimizde kadınların iş gücü piyasasına katılım ve istihdam oranlarının artırılması ve çalışma hayatında kadın erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi temel politika alanlarımızdan biri olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda 2028 yılı için kadınların iş gücüne katılımını yüzde 40'ın üzerine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu hedefi yalnızca kadınları iş gücü piyasasına kazandırmak şeklinde değerlendirmiyoruz. Kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir hale getirecek koşulları da bununla birlikte oluşturuyoruz. Çocuklarımızın sağlıklı ve güvenli bir ortamda yetişmesi için attığımız adımları dijital mecraları da kapsayacak şekilde sürdürüyoruz." dedi.
Dijital Düzenlemeler ve Aile Vurgusu
1 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklandığını hatırlatan Yılmaz, sanal oyunlarda yaşa uygun derecelendirme ve ebeveyn onay mekanizmalarının zorunlu tutulduğunu belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsü'nün kurulduğunu da duyurdu.
Yılmaz, "Küresel ölçekte, bilhassa medya ve sosyal medya üzerinden doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütülmektedir. Biz ise kendi medeniyetimizin ve değerlerimizin bize çizdiği istikamette çocuğu bereket, aileyi huzur ve güven kaynağı, güçlü nesilleri milletimizin en büyük zenginliği olarak görüyoruz. Bu anlayışı aşındırmaya çalışan bir dilin, aile ve nüfus politikalarımıza yön vermesine asla izin veremeyiz. Hem merkezi hem de yerel düzeyde kamu kurum ve kuruluşlarımızın aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket etmesini, bu hususun yatay bir öncelik alanı olarak diğer politika alanlarında da gözetilmesini önemsiyoruz. Bu alanda kavramlarımıza sahip çıkmak ve farkındalığı artırmak için mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası olarak ilan ettik." dedi.
Uluslararası İş Birliği
Türk Devletleri Teşkilatı çalışma alanlarına sosyal politika başlığının dahil edildiğini, Türkiye'de ilk kez düzenlenen Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı'nda ailenin korunmasına yönelik ortak bildiri imzalandığını hatırlatan Yılmaz, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı öncelikleri arasına aile ve nüfus gündeminin alındığını söyledi. Türkiye öncülüğünde 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesi önerisinin uzmanlar düzeyinde kabul edildiğini bildirdi.
Yılmaz, 26-27 Ekim'de İstanbul'da düzenlenecek Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu birikimin akademik zemine taşınacağını belirterek, "Nüfus meselesinde atacağımız her adımı, güçlü aile yapımızı koruma ve milletimizin geleceğini güvence altına alma sorumluluğuyla ele alıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın "varoluşsal bir mesele" olarak nitelendirdiği bu alanda, devletimizin bütün imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz." dedi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.