Dijital Platformlardaki Yanlış Bilgiler Takip Ediliyor
- İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijital platformlardaki yanlış bilgilerin yakından takip edildiğini söyledi.
- 2026 dijital medya verilerine göre Türkiye'de 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunuyor; bu, nüfusun yüzde 70,9'una denk geliyor.
- 2025 Küresel Risk Raporu, dezenformasyonu en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak gösteriyor; 2027'de en büyük risklerden biri olabileceği öngörülüyor.
- Duran, vatandaşla iletişimin tek bir mecraya sınırlandırılamayacağını ve tüm platformlarda aktif olunması gerektiğini vurguladı.
- Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi tanıtıldı; kriz iletişiminde doğru bilgi doğru zamanda paylaşılmalı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen "Dijital Çağda Kamu İletişimi" programında önemli açıklamalarda bulundu. Duran, dijitalleşmenin kamu yönetimi üzerindeki etkilerini değerlendirdi ve kamu iletişiminin geleceğine ilişkin vizyonunu paylaştı.
Dijitalleşme ve Kamu Yönetimi
Duran, büyük dönüşümlerin insanın bilgiyle, hakikatle ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin değişmesiyle başladığını ifade etti. Matbaanın icadının bilgiye erişimi değiştirdiğini, Sanayi Devrimi'nin üretim biçimlerini dönüştürdüğünü, radyo ve televizyonun kitle iletişimini yeniden tanımladığını söyledi. Bugün ise dijital teknolojiler ve yapay zekanın, düşünme biçimlerini, karar alma süreçlerini ve kamu yönetiminin işleyişini yeniden şekillendirdiğini kaydetti.
Duran, "İçinde bulunduğumuz dönem, ilk bakışta basit bir teknolojik yenilenme süreci gibi görülebilir ancak hakikat böyle değildir. Bilgiyle, hakikatle ve çevremizle ilişkimizi yeniden belirleyen tarihi bir dönüşümün içinden geçiyoruz. Bu köklü dönüşüm, devlet-vatandaş ilişkisini de değiştirip dönüştürüyor." ifadelerini kullandı.
Güç ve Güven İletişimi
Devletlerin artık sadece fiziki sınırlarını değil, dijital varlıklarını, bilgi güvenliklerini ve hakikat alanlarını da korumak zorunda olduğunu vurgulayan Duran, gücün ölçüsünün yalnızca ekonomik kapasite, askeri imkanlar veya teknolojik üstünlük olmadığını belirtti. Asıl gücün, doğru bilgiyi üretebilme, güvenilir bilgiye sahip olabilme ve toplumla güven esasına dayalı iletişim kurabilme kabiliyeti olduğunu söyledi. Bu nedenle kamu iletişiminin devlet yönetiminin stratejik sütunlarından biri haline geldiğini aktardı.
Vatandaşla İletişim Tek Mecraya Sınırlanamaz
İletişimin stratejik olarak planlanıp uygulandığında kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Duran, sağlıklı işlemeyen iletişimin bilgi akışını bozacağını, dezenformasyon, manipülasyon ve malenformasyon gibi sorunlara yol açacağını, bunun da vatandaşla kamu arasında güveni zedeleyeceğini kaydetti. Güven zedelenirse kamu otoritesinin yara alacağını, hakikat örselenirse dayanışmanın zayıflayacağını anlattı. İletişimin, tüm kademelerdeki kamu yöneticilerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Vatandaşların kamu hizmetlerini yalnızca hizmet binalarında değil, dijital platformlarda da deneyimlediğini belirten Duran, şöyle konuştu:
"2026 yılı dijital medya kullanım verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunmaktadır. Bu sayı toplam nüfusumuzun yüzde 70,9'una karşılık gelmektedir. Hal böyleyken kamu yönetimi açısından vatandaşla iletişimi tek bir mecra ile sınırlı tutmamız elbette düşünülemez. Kamu yöneticileri olarak, vatandaşımızın olduğu her alanda, her platformda olmak, iletişim kanallarını açık ve aktif tutmak zorundayız."
Ayrıca bir kamu kurumunun sosyal medya hesabının işlevinin sadece duyuru yapmakla sınırlı olmadığını, o hesabın vatandaşın devleti gördüğü bir pencere olduğunu ifade etti. Türkiye'nin iletişim alanında çehresini yenilediğini ve geliştirdiğini belirten Duran, vatandaşın devletle istediği an iletişim kurabildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden, siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine ulaştık." sözlerini hatırlattı.
Dezenformasyonla Mücadele
Duran, dijitalleşmenin kamu yönetimi için büyük fırsatlar sunduğunu, ancak her büyük imkanın beraberinde büyük sorumluluklar getirdiğini vurguladı. Bilginin saniyeler içinde milyonlara ulaşabildiğine dikkat çeken Duran, aynı hızın yanlış bilgilerin, manipülasyonların ve dezenformasyonun yayılmasını da kolaylaştırdığını söyledi. Özellikle yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin, gerçeğinden ayırt edilmesi güç görüntüler ve sentetik ses kayıtları gibi yeni sorunları ortaya çıkardığını belirtti.
Duran, "Artık dezenformasyon, basit bir yanlış bilgilendirme meselesi değildir." dedi ve 2025 Küresel Risk Raporu'nun dezenformasyonu en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak gösterdiğini, 2027'de ise en büyük küresel risklerden biri haline gelebileceğinin öngörüldüğünü aktardı. Dezenformasyonun ekonomik istikrarı hedef alan, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren ve devlet-millet güvenini zayıflatmayı amaçlayan organize faaliyetlere dönüşebildiğini ifade etti.
Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi
Programda tanıtımı yapılan "Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi" hakkında bilgi veren Duran, bu rehberin sosyal medya kullanımına ilişkin teknik tavsiyelerin yanı sıra kamu yönetiminin dijital çağda ihtiyaç duyduğu ortak iletişim kültürünü ortaya koyduğunu söyledi. Rehberin, risk iletişimi ve kriz iletişimi konularında da önemli ilkeler içerdiğini belirtti.
Kriz zamanlarının kurumların iletişim kapasitesini sınadığını ifade eden Duran, "Bilgi boşluğu oluştuğunda, o boşluk çoğu zaman hakikatle değil söylentiyle, dezenformasyonla doldurulur. Bu nedenle kriz iletişiminde en önemli ilke, hiç boşluk bırakmadan doğru bilgiyi, doğru zamanda ve doğru üslupla vatandaşımıza ulaştırmaktır." diye konuştu.
Dijital Platformlardaki Yanlış Bilgiler Yakından Takip Ediliyor
İletişim Başkanlığı olarak vatandaşlarla devlet arasında sağlıklı iletişimi güçlendirecek çalışmalar yürüttüklerini belirten Duran, İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla güçlü bir koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi. Stratejik iletişim kapasitesini artıracak ortak projeler, eğitim programları ve rehber çalışmalarını hayata geçirdiklerini ifade etti. CİMER aracılığıyla vatandaşların talep, görüş ve önerilerini kamu yönetimine doğrudan iletebildikleri bir katılım mekanizması oluşturduklarını belirtti.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla dijital platformlarda yayılan yanlış ve yanıltıcı bilgileri yakından takip ettiklerini ve kamuoyunu doğrulanmış bilgilerle buluşturduklarını söyleyen Duran, "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile El Kitabı, Doğru Habercilik ve Medya Etiği, Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu gibi yayınlarımızla vatandaşlarımızın dijital dünyadaki bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanım kapasitesini güçlendirmeye çalışıyoruz." dedi.
Duran, tüm paydaşlarla dayanışma içinde çalışmayı ve güven veren kamu iletişimi anlayışını daha da güçlendiren projelere devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.