Gündem

Ömer Çelik'ten AK Parti 25. Yıl Mesajı

13 Ağustos 2026 - 18:20 Yazar: Editör Masası
8 dk okuma 16
Ömer Çelik'ten AK Parti 25. Yıl Mesajı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partinin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Çelik, AK Parti'nin toplumsal merkezin taleplerini siyasi temsile dönüştüren bir merkez parti olduğunu ve kesintisiz iktidar sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürüdüğünü söyledi. "250 yıllık yol yüründü" diyen Çelik, partinin kapatma davası, muhtıra ve darbe girişimi gibi pek çok engeli aşarak bugünlere geldiğini vurguladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, AK Parti'nin çeyrek asırlık yolculuğunu değerlendirdi ve gelecek hedeflere ilişkin mesajlar verdi.

250 YILLIK YOL YÜRÜNDÜ

Türkiye'nin etrafında üzücü olaylar yaşandığını ancak partisinin bu ortamda 25. yılına ulaştığını belirten Çelik, bunun müstesna bir değer olduğunu söyledi. Çelik, partisinin 25. yıl kutlamalarının kendileri için düğün ve bayram niteliği taşıdığını dile getirdi.

Çelik, "Siyasi tarihte az bulunur şekilde kesintisiz bir iktidarla bütün bu süreci Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüyoruz. Bu 25. yılın yoğunluğuna bakıldığında 250 yıllık yol yüründü diyorum." ifadelerini kullandı.

Son birkaç yılda dünyada uzun yıllarda gerçekleşebilecek olayların yaşandığını anımsatan Çelik, iç siyaset açısından da çok dinamik bir süreçten geçildiğini aktardı. Çelik, "Bütün bu fırtınalar nasıl aşıldı, bütün bu yollar nasıl yüründü derseniz, bence Cumhurbaşkanımızın AK Parti'de kurumsallaştırdığı siyaset yapma biçimi en kıymetli şeylerin başında geliyor. Çünkü bütün bunları siyaset yaparak, toplumla buluşma biçiminizi doğru kurarak, toplumun verdiği onay sayesinde elde ettiğiniz iktidarla gerçekleştirebiliyorsunuz." dedi.

MİLLETTEN DEVLETE DOĞRU SİYASET

Çelik, AK Parti iktidara gelmeden önce siyasi hayatın toplumsal merkezden koptuğunu belirtti. Toplumsal merkezin, taleplerini siyasi temsile dönüştürecek yeni bir siyasal organizasyon talep ettiğini ifade eden Çelik, "Dolayısıyla AK Parti kurulduğu andan itibaren toplumsal merkezin taleplerini siyasi temsile dönüştüren bir merkez parti olarak ortaya çıktı. Yukarıdan aşağıya siyaset değil, yani devletten millete doğru siyaset değil, milletten devlete doğru siyaset şeklinde bir anlayışın ortaya koyulması ve bunun her alana yayılarak yapılması çok önemli." diye konuştu.

AK Parti iktidarı öncesi siyasi partilerin büyük çoğunluğunun toplumun sesini dinleme konusunda ciddi problemleri olduğunu dile getiren Çelik, göreve gelen iktidarların toplumun sorunlarını çözemediğini ve bu yüzden kalıcı olamadıklarını söyledi.

AK PARTİ HALEN MİLLETİN EN YÜKSEK TEVECCÜHÜNE SAHİP PARTİ

Çelik, AK Parti'nin milletin talebini devlete yansıttığını vurguladı. "Aslında devlet, toplum içinde belli kişilerin örgütlenmiş temsilini değil, milletin tamamının örgütlenmiş halini temsil eden bir yapı olarak, reformlara tabi tutulmaya ve dönüştürülmeye başlandı." ifadelerini kullandı.

Sivil siyasetin üstünlüğünün her zaman önemli bir kavram olduğunu aktaran Çelik, siyasetin yalnızca oy verme mekanizmasına indirgendiğini ve vesayet unsurları tarafından iradesinin elinden alındığını belirtti. Çelik, "Mesela, vesayet odakları beğenmedikleri bir iktidar olduğunda o iktidarın teşkilatlarını, milletvekillerini istifa ettiriyorlardı ve onları bir bakıma işlevsiz hale getiriyorlardı. Ama Türkiye'nin en sancılı dönemlerinde bile, AK Parti teşkilatlarından bir kişiyi bile etkileyemediler. AK Parti milletvekillerinden hiç kimseyi vesayet unsuru haline getiremediler." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) saldırısından içerideki vesayet unsurlarının saldırısına kadar çok yönlü saldırılarla karşılaştıklarını belirten Çelik, "AK Parti'yi ayakta tutan şey, milletimizle kurduğu doğru bağ ve Cumhurbaşkanımızın bu siyaset tarzını AK Parti'nin temel dinamiği, omurgası olarak koruma konusundaki liderliğidir. Bu çerçevede bu bağ kurulmuştur ve AK Parti, bu kadar uzun bir yolu halen milletin teveccühüne en yüksek sahip parti olarak sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

HER ŞEY SİYASETİN İÇİNDEDİR

AK Parti'nin karşılaştığı kritik olayların nasıl aşıldığına dair soru üzerine Çelik, kamuoyuna yansıyan ve yansımayan durumlar olduğunu söyledi. Çelik, "Siyasi partiler oy alıyordu, iktidara geliyordu. Daha sonra sivil ayağını Cumhuriyet Halk Partisi'nin oluşturduğu, devlet içerisindeki ayağını askeri vesayet ve yargı vesayetinin oluşturduğu bir çember içerisine alınıyordu milletin seçtiği iktidarlar. O zaman da herhangi bir şekilde iş yapamaz hale geliyorlardı. Şöyle bir tabir çok kullanılırdı, 'Bu konu siyaset üstüdür. Bu konu siyaset dışıdır' diye. Halbuki demokratik bir yaklaşım açısından siyaset üstü bir konu olmaz. Siyaset dışı bir konu da olmaz. Her şey siyasetin içindedir." dedi.

"Siyaset üstü" kavramını eleştiren Çelik, "Bir şeye 'siyaset dışı' dediğinizde, onun siyaset dışı ya da siyaset üstü olduğuna kim karar veriyor?" diye sordu. Bu söylemle milletin seçtiği iktidarın karışamayacağı dokunulmaz alanlar yaratıldığını belirten Çelik, "Dolayısıyla böylesine çok sac ayaklı, siyaset üzerine çökmüş bir vesayet sürekli önünüze geliyordu. Askeri vesayet, yargı vesayeti, onun siyasi ayağı olarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin tutumu, basında belli bir yapılanmış zihniyet söz konusu oluyordu. İlk günden itibaren bunlarla mücadele edildi." diye konuştu.

Çelik, AK Parti'nin karşılaştığı önemli dönüm noktalarından birinin kapatma davası olduğunu hatırlattı. İddianamede gerçekliği olmayan ve "utanç verici" iddiaların yer aldığını kaydetti. O dönem yasaklı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın İtalya, ABD ve Rusya'dan davetler aldığını anımsatan Çelik, bu davetlerle yabancı devletlerin muhatap olarak Erdoğan'ı gördüğünü belirtti.

MUHTIRA TEŞEBBÜSÜNE KARŞI DURUŞ CUMHURİYET TARİHİNDE İLK

Erdoğan'ın fiilen başbakan olmasının ardından karanlık zihniyetin teşebbüslerinin sürdüğünü ifade eden Çelik, bunlardan birinin kapatma davası, diğerinin ise 27 Nisan muhtırası olduğunu söyledi. Çelik, "Türkiye'de karanlık zihniyetin en kötü adetlerinden bir tanesiydi. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir hükümet buna direndi. Bu direnişin sonunda Cumhurbaşkanımız o gece verdiği kararla, bu muhtıra teşebbüsüne karşı bir duruşun ortaya koyulması Cumhuriyet tarihinde bir ilk oldu." dedi.

Karanlık zihniyetin faaliyetlerine Gezi olaylarıyla devam ettiğini, dış destekli FETÖ'nün darbe girişiminin ise bir diğer önemli olay olduğunu anımsatan Çelik, "Bu saldırının püskürtülmesi, hem dünya örnekleri hem Türkiye tarihi açısından milletin direnişini ortaya koyma biçimi bakımından müstesna bir yere sahiptir. O gece Cumhurbaşkanımızın 'Ben milletimizi sokaklara davet ediyorum' demesiyle, şehitler vererek, gazilerimizle beraber milli egemenliği koruma konusunda irade ortaya koyuldu." ifadelerini kullandı.

Yaşanan krizlerin dış ve iç odakların Türkiye'nin milli egemenliğini zayıflatmaya dönük girişimleri olduğunu belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın liderliği, AK Parti'nin tarihi, egemenliğin sadece millete ait olduğunun mücadelesinin verildiği bir tarihtir. Kamuoyuna yansımayan, bilinmeyen birçok olay da yaşandı. Ama bana derseniz ki bütün bu şey nedir? Tek kelimeyle dışarıdaki ve içerideki vesayetin bitirilmesi yoluyla millet egemenliğinin üstündeki bütün yüklerin kaldırılmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

AK PARTİ, REFORMLAR GERÇEKLEŞTİREREK DÜNYADAN POZİTİF AYRIŞTI

AK Parti'nin bundan sonraki yol haritasına ilişkin soru üzerine Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 8. Olağan Büyük Kongre'de "Türkiye Yüzyılı" hedeflerini işaret ettiğini hatırlattı. Dünyanın yepyeni bir döneme girdiğini belirten Çelik, "Partimizi kurarken 11 Eylül olayları olmuştu. Bütün dünya onun sonrasında otoriterliğe doğru kayarken Türkiye, AK Parti iktidarıyla birlikte üst üste demokratik reformlar gerçekleştirerek dünyadan pozitif olarak ayrıştı." dedi.

Kurala dayalı bir dünya düzeninden bahsetmenin bugün mümkün olmadığını dile getiren Çelik, dünyanın farklı noktalarındaki krizlere dikkat çekti. Bu krizlerin yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Türkiye, tam bunun ortasında duruyor. Tam bunun ortasında dururken bir istikrar adası olarak, dış politikasını çok boyutlu yürüterek, ekonomik programı bu sarsıntıların içinde başarılı şekilde yönetmeye çalışarak, aynı zamanda da iç cephesini güçlendirmeye çalışarak, 'Terörsüz Türkiye'yi ve terörsüz bölgeyi hayata geçirmeye çalışarak, aslında dünyadaki tüm bu gelişmelerin içerisinde herkesin dikkat kesildiği 'bu nasıl yapılabiliyor, bu kadar meseleyi bir arada nasıl yürütebiliyorlar ve yönetebiliyorlar?' dediği bir tabloyla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

NATO TOPLANTISI VE 25. YIL KUTLAMALARI

Türkiye'nin yakın zamanda çok başarılı bir NATO toplantısına ev sahipliği yaptığını hatırlatan Çelik, "Partimiz kuruldu kurulalı Cumhurbaşkanımızla hemen hemen bütün NATO toplantılarına katıldım. Şunu net bir şekilde söyleyebilirim, şimdiye kadar yapılmışlığın en iyisi, Türkiye'deki yapılmış olanın yarısı olmaz. O kadar başarılı bir organizasyondu." dedi. Bu toplantının, NATO'nun geleceğinin tartışıldığı bir dönemde yapıldığını belirten Çelik, "Türkiye'deki NATO toplantısı, NATO'nun geleceğini kurtaran bir sonuç ortaya çıkardı." diye konuştu.

Ekolojik krizin de dünyada çok tartışıldığını ifade eden Çelik, Türkiye'de gerçekleştirilecek COP31'in önemine değindi. 25. yıl kutlamalarına ilişkin olarak Çelik, AK Parti'nin kurumsal olarak dünyadaki en büyük tecrübeyi biriktiren partilerden biri olduğunu söyledi. "Siyasal hafıza, kurumsal kapasite açısından bir dünya markası artık AK Parti." diyen Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük bedeller ödediğini ve mücadeleyi hakkıyla verdiğini belirtti.

Çelik, "Bugün milletinin karşısına alnı ak, milletin verdiği yetkiyi hakkıyla değerlendirmiş, milletine hizmet etmiş, tarihin önünde, milletin huzurunda bütün bu hesapları vermiş ve bütün bu sınavlardan geçmiş bir lider olarak çıkacak. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın 25. yıl konuşması, bir bakıma alnının akıyla milletin verdiği yetkiyi değerlendirmiş bir liderin bütün bu zorlu sınavlardan geçmiş bir liderin kendi milletiyle hasbihali olacak, dertleşmesi olacak. Onun için herkesi bekliyoruz." dedi.

AK Parti'nin 25 yılda dünyayı sarsan pek çok olay karşısında sapasağlam durduğunu belirten Çelik, "Bundan sonrasındaki sürecin, önümüzdeki yılların yönetilmesi de son derece hassas. Görüyoruz ki bütün anketlerde milletimizin teveccühü en yüksek şekilde devam ediyor. Dolayısıyla yarın bizim açımızdan düğünümüz, bayramımız. Hep 'AK Parti'yi milletimiz kurdu, biz tabelasını astık' deriz. Dolayısıyla esasında milletimizin siyasi hayatımıza, demokrasimize vurduğu mührün 25. yılı olarak kutlayacağız." ifadelerini kullandı.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...