Güneş Enerjisinin Yüzde 34'ü Bataryalarda Depolanabilecek
- 2026'da devreye alınması planlanan 459 gigavatsaat yeni batarya kapasitesi, güneş enerjisi üretiminin yüzde 34'ünün akşam saatlerine taşınmasını sağlayacak.
- Güneş enerjisi üretiminin depolanabilme oranı 2025'te yüzde 18, 2021'de yüzde 4 seviyesindeydi.
- Batarya kurulum maliyetleri 2010'daki kilovatsaat başına 2 bin 634 dolardan 2025'te 140 dolara gerileyerek yüzde 95 düştü.
- Bulgaristan yüzde 77, Şili yüzde 76 ve Avustralya yüzde 60 ile günlük güneş üretimini en çok depolayabilen ülkeler oldu.
Enerji düşünce kuruluşu Ember'in güneş enerjisi ve batarya depolama sistemlerine ilişkin son raporu, güneş enerjisindeki hızlı büyümenin depolama kapasitesiyle desteklendiğini ortaya koyuyor. Bu yıl dünya genelinde devreye alınması planlanan 459 gigavatsaatlik yeni batarya kapasitesi, 2025'te eklenen 307 gigavatsaatlik kapasiteye göre yüzde 50'lik bir artışa işaret ediyor. Bu yeni bataryalar sayesinde, günlük güneş enerjisi üretiminin yüzde 34'ünün güneşsiz saatlere kaydırılabilmesi öngörülüyor.
Raporda, bu oranın 2025'te yüzde 18, 2021'de ise yalnızca yüzde 4 olduğu hatırlatılıyor. Ancak yüzde 34'lük oranın teorik bir üst sınır olduğu, uygulamada tüm bataryaların güneş elektriğini taşımak amacıyla kullanılmadığı ve bazı sistemlerin yeterince değerlendirilmediği belirtiliyor. Uzmanlar, bataryaların tam potansiyelinden yararlanılabilmesi için daha iyi bir piyasa tasarımı ve optimizasyon gerektiğini vurguluyor.
Güneş enerjisinin küresel elektrik üretimindeki payı yılın ilk yarısında yüzde 10'u aşarak rekor kırdı. Küresel güneş üretimi, 2023'ün ilk yarısındaki 769 teravatsaatten 2026'nın aynı döneminde 1564 teravatsaate yükseldi. 2026'nın ilk yarısındaki ortalama bir günde güneş enerjisi, 11.00-14.00 saatlerinde küresel elektrik talebinin yüzde 25'inden fazlasını karşılarken, 20.00-05.00 saatlerinde doğrudan güneş üretiminin payı sıfıra yaklaşıyor. Bu durum, gündüz üretimi depolayan bataryaların önemini artırıyor.
Batarya yatırımlarındaki hızlanmayı destekleyen en önemli gelişme ise maliyetler. Rapora göre, lityum demir fosfat teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde batarya depolama sistemlerinin ortalama kurulum maliyeti 2010'da kilovatsaat başına 2 bin 634 dolar iken, 2025'te 140 dolara kadar geriledi. Böylece maliyetler 15 yılda yüzde 95 azalırken, bataryaların performans, güvenlik ve çevrim ömründe de önemli iyileşmeler kaydedildi. Ember, bu gelişmelerle batarya depolamanın ekonomik ve ölçeklenebilir bir araç haline geldiğini belirtiyor.
Güneş ve batarya sistemlerinin birlikte kurulması da giderek yaygınlaşıyor. 2025'te devreye alınan yeni büyük ölçekli güneş enerjisi kapasitesinin yaklaşık dörtte biri batarya sistemleriyle birlikte kuruldu.
Bazı ülkeler bu alanda öne çıkıyor. Bulgaristan ve Şili, 2025'te günlük güneş üretimlerinin sırasıyla yüzde 77 ve yüzde 76'sını güneşsiz saatlere taşıyabilecek kapasite kurdu. Avustralya'da bu oran yüzde 60 olarak kaydedildi. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde ise yılın ilk yarısında ortalama bir günde güneş ve bataryalar, 19.00-21.00 saatlerinde elektrik talebinin dörtte birinden fazlasını karşıladı.
Şili ve Bulgaristan'da 2023'ün ilk yarısında akşam saatlerinde güneş enerjisinin katkısı yok denecek kadar azken, bataryalar bu yılın ilk yarısında aynı saatlerde elektrik talebinin Şili'de yüzde 10'undan fazlasını, Bulgaristan'da ise yüzde 24'ünü karşıladı.
Raporda, batarya yatırımlarındaki artışın tek başına yeterli olmadığı vurgulanıyor. Depolama sistemlerinin enerji arbitrajı, yan hizmetler ve kapasite ödemeleri gibi farklı gelir kaynaklarına erişebilmesini sağlayacak piyasa tasarımının da büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Ember'e göre, güneş enerjisindeki bir sonraki büyüme aşamasında bataryaların ne kadar hızlı devreye alınacağı ve elektrik sistemlerine ne ölçüde etkin entegre edileceği belirleyici olacak.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.