SSB Başkanı Görgün: Türkiye NATO'nun savunma ihtiyaçlarını karşılayabilir
- Türkiye savunma sanayiinde dışa bağımlılıktan kurtularak ileri teknoloji üreten ve ihraç eden bir konuma geldi.
- SSB Başkanı Görgün, ihracat stratejilerinin güvene dayalı uzun vadeli ortaklıklar üzerine kurulu olduğunu belirtti.
- Yeni nesil insansız sistemler (KAAN, KIZILELMA, ANKA III, TB3) yapay zeka ve insanlı-insansız entegrasyonuyla geliştiriliyor.
- Türkiye, NATO'nun savunma ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede olduğunu ve ittifaka önemli katkılar sunduğunu vurguladı.
- Steadfast Dart 26 tatbikatı ile Türk Silahlı Kuvvetleri yüksek hazırlık seviyesini kanıtladı.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Polonya ziyareti sırasında verdiği mülakatta Türk savunma sanayiinin son yirmi yıldaki dönüşümünü değerlendirdi. Görgün, Türkiye'nin büyük ölçüde dış tedarike bağımlı olduğu bir dönemden, ileri teknolojili sistemleri tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir konuma ulaştığını belirtti.
Teknolojik Bağımsızlık Vurgusu
Görgün, "Bizim için teknolojik bağımsızlık bir slogan değil, stratejik bir zorunluluktur." ifadesini kullanarak, yerli üretimin önemine dikkat çekti. Türkiye'nin geniş ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi geliştirdiğini, deniz platformlarından siber güvenliğe kadar birçok alanda entegre çözümler sunduğunu söyledi.
İhracat Stratejisi: Güvene Dayalı Ortaklıklar
İhracat stratejisine ilişkin konuşan Görgün, "İhracatta başarıyı yalnızca rakamlarla değerlendirmiyoruz. Asıl hedefimiz, güvene dayalı, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan iş birliği modelleri oluşturmaktır." dedi. Türk savunma ürünlerinin caydırıcılığa, meşru güvenlik ihtiyaçlarına ve bölgesel istikrara hizmet etmesini istediklerini vurguladı.
Yeni Nesil Muharebe Sistemleri
Görgün, son dönemdeki çatışmaların insansız sistemleri modern savaşın temel unsuru haline getirdiğini belirterek, Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu paylaştı. Otonomi, yapay zekâ ve sistemlerin sistemi yaklaşımının öne çıktığını söyledi. Yeni nesil platformların 5. nesil Milli Muharip Uçağı KAAN ile uyumlu çalışacak şekilde geliştirildiğini açıkladı. "KAAN, yalnızca bir savaş uçağı değil, ulusal bir teknoloji ekosistemidir." diyen Görgün, KIZILELMA ve ANKA III'ün insansız muharip havacılığın geleceğini temsil ettiğini, TB3'ün ise kısa pistli deniz platformlarından görev yapabilme kabiliyeti sunduğunu belirtti. Ayrıca, 81 ilde drone üretim ve eğitim tesisleri kurmayı hedeflediklerini söyledi.
NATO'ya Stratejik Katkı
Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde konuşan Görgün, Türk savunma sanayiinin ittifaka sunduğu katkıları değerlendirdi. Almanya'da gerçekleştirilen Steadfast Dart 26 tatbikatında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaklaşık 2 bin personelini 6 bin 450 kilometre mesafeye başarıyla intikal ettirdiğini hatırlattı. Görgün, "Mevcut güvenlik ortamı; daha güçlü tedarik zincirleri, daha hızlı inovasyon ve yük paylaşımında daha dengeli bir yaklaşım gerektirmektedir. Türkiye bu alanların tamamına katkı sağlayabilecek durumdadır. Müttefiklerimize verdiğimiz mesaj nettir: Daha güçlü bir Türk savunma sanayii, daha güçlü bir NATO İttifakı anlamına gelir." ifadelerini kullandı.
Görgün, güvenliğin artık bölünemez bir nitelik kazandığını belirterek, Türkiye'nin uluslararası ortaklarına sadece ürün değil; tecrübe, eğitim, lojistik destek ve stratejik ortaklık sunduğunu sözlerine ekledi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.