Bakan Kurum: 2035 Elektrifikasyon Hedefi Ve Adil Kalkınma
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
- Çevre Bakanı Murat Kurum, Londra'da düzenlenen Enerji Dönüşümü Diyaloğu'na katıldı.
- 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikle karşılanması hedefi açıklandı.
- Ankete katılan şirketlerin yüzde 90'ı, 2035'e kadar faaliyetlerini elektrifikasyon ekseninde dönüştürmeyi öngörüyor.
- Kurum, temiz enerji dönüşümünün adil kalkınma meselesi olduğunu ve finansman adaleti gerektiğini belirtti.
- Binalarda enerji tüketim yoğunluğunun yüzde 25, atık artışının yüzde 50 azaltılması hedeflendi.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Enerji Dönüşümü Diyaloğu'nun ikinci toplantısına katıldı. Toplantıya Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, COP29 Başkanı Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, COP32 Başkanı Gedion Timothewos ve birçok ülkeden bakan katıldı. Kurum, konuşmasında COP31 Başkanlığı sürecinde Uluslararası Enerji Ajansı ile iş birliğinin önemine değindi.
Kurum, "Uluslararası Enerji Ajansı'nın veri gücü ile COP31 Başkanlığımızın siyasi iradesini aynı hatta buluşturması çok önemli. Çünkü iklim diplomasisinin en büyük ihtiyacı, iddialı cümlelerden çok ölçülebilir yol haritalarıdır. Bu diyaloglar, COP31'e giden yolda ortak iradeyi güçlendirmek ve planı şekillendirmek açısından büyük önem taşıyor" dedi.
Bakan, Paris'teki ilk toplantıda COP31 Eylem Gündemi başlıklarından biri olan elektrifikasyonun öne çıktığını hatırlatarak, "Elektrifikasyonu finansmandan, finansmanı kalkınma hakkından, yenilenebilir enerjiyi şebeke yatırımlarından, şehirleri sanayiden, binaları günlük hayattan kopararak asla ele alamayız. COP31'in temel yaklaşımı, bu parçaları birleştirmektir. Bu nedenle '2035'e kadar yüzde 35' hedefini teknik bir oran olmanın ötesinde enerji güvenliğini, temiz üretimi, şehirlerin dönüşümünü ve adil kalkınmayı birlikte ele alan bir çağrı olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.
Kurum, iki hafta önce Bonn'da bu hedefi kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatarak, "Tüm dünyaya açık olacağız, şeffaf olacağız dedik. Sürprizlere yer vermeyeceğiz dedik. Bu hedef, 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikle karşılanmasını öngörüyor. Hedefi belirlerken tüm parametreleri ele aldık ve Uluslararası Enerji Ajansı değerli katkılar sundu. Şimdi beklentimiz, bu hedefe giden yolları ortaya koyacak özel bir rapor hazırlanması. Uluslararası Enerji Ajansı ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı çalışmaları, ülkelerin Net Sıfır Emisyon Hedefi'ni yakalamak için bunu gerçekleştirmesi gerektiğini gösteriyor. Stratejik ortaklığımız çerçevesinde özel bir raporla tüm ülkelere bu gerekliliği bilimin ışığında ortaya koyacağız. Bu raporun uygulanabilir, ölçülebilir ve takip edilebilir bir yol haritası olması bizim için çok kıymetli" ifadelerini kullandı.
'2035'e kadar yüzde 35' hedefine ülkeler, uluslararası kuruluşlar ve iş dünyasından güçlü destek geldiğini belirten Kurum, yakın dönemde yapılan anketlerde şirketlerin yüzde 90'ının 2035 yılına kadar faaliyetlerini elektrifikasyon ekseninde dönüştürmeyi öngördüğünü söyledi. Kurum, "Ancak bu sahiplenmenin kalıcı başarıya dönüşmesi için elektrifikasyonu teknolojiye erişimi olan ülkelerin yarışı haline getiremeyiz. Temiz enerji dönüşümü adil bir kalkınma meselesidir. Eğer finansman adaletiyle desteklenmezse, iklim çözümü yeni bir kalkınma eşitsizliğine dönüşebilir. COP31 Başkanlığı olarak hassasiyetimiz, dönüşümün hem iddialı hem adil olmasıdır" diye konuştu.
Bakan Kurum, elektrifikasyon hedefine ulaşırken iki gerçeğe odaklanılması gerektiğini vurguladı: "Birincisi, artan elektrik talebini temiz ve yenilenebilir enerji arzını büyüterek karşılamalıyız. İkincisi, gelişmekte olan ülkelerin enerjiye erişimi yaygınlaştıracak yatırımlar için finansmana ulaşmasını sağlamalıyız. Temiz enerjiye geçiş, enerjiye erişim hakkını zayıflatamaz. Gelişmekte olan ülkelerin teknolojiye, şebeke yatırımlarına, yenilenebilir enerji kapasitesine ve uygun finansmana erişimi güvence altına alınmadıkça ortak hedeflerimize ulaşamayız. COP31 Başkanlığı olarak geçmişte verilen sözlerin yerine getirilmesi şarttır. COP31'i sözlerin hayata geçirildiği bir zirve yapmak istiyoruz. Bu yüzden 'Uygulama COP'u', 'netice' ve 'eylem zamanı' diyoruz."
Son olarak Kurum, COP31 Eylem Gündemi'ndeki diğer hedefleri açıkladı: "İki büyük hedefimiz daha var. Binalarda enerji tüketim yoğunluğunu 2035 yılına kadar yüzde 25 azaltmak. Atık artışını ise 2035 yılına kadar yüzde 50 azaltarak yarı yarıya indirmek. Şehirleri, binaları, üretimi, tüketimi ve günlük hayatı aynı dönüşüm zincirinin parçaları olarak görüyoruz. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şehircilikten afet yönetimine, yenilenebilir enerjiden Sıfır Atık'a, sanayi dönüşümünden dirençli altyapıya kadar birçok alanda tecrübe kazandık. Bu tecrübeyi COP31'in ortak aklına taşımak istiyoruz."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.