Ulusal Kurtuluş Cephesi: Tunus'taki Kriz Siyasi Tercihlerin Sonucu
- Tunus'taki Ulusal Kurtuluş Cephesi, ülkedeki krizin son 5 yılda izlenen politikaların sonucu olduğunu belirtti.
- Cephe, siyasi ve sivil güçlere ortak bir vizyon geliştirme ve ulusal diyalog çağrısı yaptı.
- Açıklamada, ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki baskıların arttığı ve ekonomik koşulların kötüleştiği savunuldu.
- Cumhurbaşkanı Kays Said'in 25 Temmuz 2021 kararları muhalefet tarafından "darbe" olarak nitelendiriliyor.
- Krizden çıkış için anayasal meşruiyetin yeniden tesisi ve siyasi tutukluların serbest bırakılması talep edildi.
Ulusal Kurtuluş Cephesi'nden Sert Açıklama
Tunus'ta muhalefetteki Ulusal Kurtuluş Cephesi, Cumhuriyet'in ilanının 69. yıl dönümü ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in 25 Temmuz 2021'de aldığı olağanüstü kararların 5. yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, Said'in 25 Temmuz 2021 kararlarının Cephe ve geniş siyasi çevreler tarafından "Anayasaya ve seçilmiş kurumlara karşı darbe" olarak nitelendirildiği belirtildi. Ayrıca, bu kararlar sonrası siyasi sistemde köklü değişiklikler yaşandığı, yetkilerin Cumhurbaşkanı'nda yoğunlaştığı ve anayasal kurumların zayıflatıldığı savunuldu.
Cephe, Tunus Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve eşit vatandaşlık ilkeleri üzerine inşa edildiğine dikkat çekerek, son 5 yılda anayasal kurumların aşındığı, bağımsız kurumların zayıflatıldığı ve siyasi aktörlerin kamusal alandan dışlandığını iddia etti.
Ekonomik ve Sosyal Kriz
Ekonomik alanda büyümenin yavaşladığı, kamu maliyesi üzerindeki baskının arttığı, hayat pahalılığı ve işsizlik oranlarının yükseldiği, yatırımların ise sekteye uğradığı ifade edildi. Açıklamada, Tunusluların yaz aylarında içme suyu ve elektrik kesintileri, sıcak hava dalgaları ve orman yangınlarıyla mücadele ettiği hatırlatılarak temel hizmetlerin iyileştirilmesi gerektiği vurgulandı.
İfade ve Basın Özgürlüğüne Baskı
Ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına atıfta bulunularak, ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki baskıların arttığı kaydedildi. Siyasetçiler, avukatlar, gazeteciler ve aktivistlere yönelik soruşturma, gözaltı ve davaların adil yargılanma ve yargı bağımsızlığı konusunda tartışmalara yol açtığı belirtildi.
Ulusal Diyalog Çağrısı
Cephe, "Tunus'un yaşadığı kriz kaçınılmaz bir kader değil, ülkeyi siyasi tıkanıklığa sürükleyen, devlet ile toplum arasındaki güveni zayıflatan ve reform ile ulusal uzlaşı fırsatlarının kaybedilmesine yol açan siyasi tercihlerin sonucudur." değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle, özgür ve adil seçimler, bağımsız yargı ve özgür medya ilkelerine dayalı bir siyasi düzen çağrısı yapıldı.
Açıklamada, muhalefetin ulusal yaşamın bir parçası olması gerektiği vurgulanarak siyasi, sivil, sendikal ve insan hakları alanındaki tüm ulusal güçlere "ülkenin yüksek çıkarlarını önceleme ve Tunus'u krizden çıkaracak ortak bir vizyon geliştirme" çağrısında bulunuldu. Bu vizyonun ciddi bir diyalog, anayasal meşruiyetin yeniden tesisi ve siyasi tutukluların serbest bırakılması temelinde inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.
25 Temmuz Süreci
Cumhurbaşkanı Kays Said, 25 Temmuz 2021'de Meclis'i dondurmuş, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmış ve Başbakanı görevden alarak yürütme yetkisini üstlenmişti. Ardından yayımladığı kararnamelerle yetkilerini genişletmiş ve Mart 2022'de Meclis'i feshetmişti. 25 Temmuz 2022'de referanduma sunulan yeni Anayasa kabul edilmiş ve cumhurbaşkanının yetkilerinin arttığı bir sisteme geçilmişti.
Said, bu kararların "ülkeyi içine düştüğü siyasi ve ekonomik krizden kurtarmak ve devlet kurumlarının işleyişini yeniden tesis etmek için gerekli olduğunu" savunurken, muhalefet 25 Temmuz sürecini "darbe" olarak nitelendirmektedir.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.