Kadın

Bisiklet ve E-Skuter Kuralları Müfredata Giriyor

9 Ağustos 2026 - 11:58 Yazar: Editör Masası
5 dk okuma 11
Bisiklet ve E-Skuter Kuralları Müfredata Giriyor
MEB, ilkokul 4. ve lise 9. sınıf müfredatına bisiklet ve e-skuter güvenli kullanım kurallarını ekledi. Türkiye Bisiklet Federasyonu ve sivil toplum kuruluşları kararı memnuniyetle karşıladı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bisiklet ve e-skuter kullanımına ilişkin güvenlik kurallarını ilkokul ve lise müfredatına ekledi. Bu kapsamda ilkokul 4. sınıf ve lise 9. sınıf öğrencileri, trafikte güvenli bisiklet ve e-skuter kullanımı konusunda eğitim alacak.

MEB ile Emniyet Genel Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan 2024-2027 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı doğrultusunda, mevcut trafik güvenliği dersinin içeriği genişletiliyor. İlkokul 4. sınıfta öğrencilere güvenli bisiklet ve e-skuter kullanımı kuralları aktarılırken, lise 9. sınıfta sağlık bilgisi ve trafik kültürü derslerinde mikromobilite araçlarının güvenli kullanımına ilişkin bilgiler verilecek. Ayrıca diğer sınıf düzeylerinde de trafik farkındalığı ve bilinçlendirme kazanımlarının ders içeriklerine eklenmesi planlanıyor.

Çalışmanın temel hedefi, çocuk ve gençlerin küçük yaşta trafik bilinci edinmesi ve güvenli sürüş alışkanlıkları geliştirmesi olarak açıklandı.

Türkiye Bisiklet Federasyonu'ndan destek

Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, kararın çok önemli ve destekledikleri bir adım olduğunu söyledi. Federasyon olarak konuyu resmi başvurularla defalarca gündeme getirdiklerini belirten Fırat, şehirlerde bisiklet ve e-skuter kullanımının hızla yaygınlaşmasının güvenlik eğitimini acil bir ihtiyaç haline getirdiğini vurguladı.

Fırat, "Çocukların erken yaşta okulda alacağı bu eğitim, onları trafikte karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı koruyacak ve hayat kurtaracaktır. Güvenli sürüş eğitimi, çocukların doğru davranış ve refleksler geliştirmelerini sağlayacak. İlkokulda başlayan bu eğitim, çocukların hayatı boyunca sürdüreceği doğru davranış alışkanlıklarının oluşmasına katkı sunacaktır. Aynı zamanda güvenli sürüş eğitimi alan çocukların aileleri, çocuklarının bisikletle ulaşımını daha fazla destekleyecektir. Bu da daha aktif bir neslin yetişmesine, trafik yoğunluğunun azalmasına ve daha temiz bir havaya katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Eğitimin toplumsal bilinçlenmeyi de başlatacağını belirten Fırat, güvenli altyapı talebinin artacağını ve bisikletin "gösteriş yerine yaşamın normal parçası" haline geleceğini ifade etti. "Biz inanıyoruz ki, bu müfredat değişikliğiyle Türkiye'de yeşil şehirler, bisiklet endüstrisi ve sürdürülebilir bir kültür gelişebilir." dedi.

Federasyon olarak okullarda haftalık bisiklet eğitim saatleri, "Bisiklet Güvenliği Belgesi" sertifikalandırması, okul bisiklet projeleri ve veli seminer programları gibi uygulamaları hayata geçirmek istediklerini aktaran Fırat, "Öğretmen eğitimi, materyal hazırlama, yerel STK'lerle işbirliği ve antrenörleri okullara gönderme konusunda gerekli projeleri beraber hazırlayabiliriz. Çünkü teorik bilgi ancak sahada pratikle desteklendiğinde anlamlı olacaktır." diye konuştu.

Yeşilay Spor Kulübü'nden sağlıklı yaşam vurgusu

Yeşilay Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hasan Siret Albayrak, MEB'in kararını değerli bulduklarını belirterek, çocukların küçük yaşta trafik kurallarını öğrenmesinin trafik güvenliğini artıracağını söyledi. Yeşilay olarak 2011'den bu yana düzenledikleri bisiklet turlarında binlerce kişiyi spor ve sağlıklı yaşam kültürü etrafında buluşturduklarını ifade eden Albayrak, Tarihi Yarımada ve Caddebostan bisiklet turlarına her yaştan katılımcının ilgisinin her yıl arttığını kaydetti.

Albayrak, bu etkinliklerin yalnızca spor yapma amacı taşımadığını belirterek, "Bununla birlikte ailece vakit geçirmek, yeni dostluklar kurmak, bağımlılıklardan uzak durmak ve sağlıklı bir yaşam kültürünü paylaşmak için bu etkinlikler önemli bir buluşma noktası haline geldi." dedi.

Düzenli bisiklet kullanımının gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutabileceğine dikkati çeken Albayrak, "Yeşilay olarak 'spor bağımlılıklardan korur' anlayışıyla hareket ediyoruz. Düzenli fiziksel aktivite gençlerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimini destekliyor. Spor disiplin ve özgüveni artırıyor, sosyal çevre kazanımına katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı.

Albayrak, bisikletin kolay ulaşılabilir bir spor olduğunu ve gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutan önemli aktivitelerden biri olduğunu dile getirdi. MEB'in kararını desteklediklerini belirten Albayrak, şöyle konuştu: "Bu çalışmayı çok değerli buluyoruz. Çocukların küçük yaşta trafik kurallarını öğrenmesi ve güvenli sürüş alışkanlıkları edinmesi hem trafik güvenliğini artıracaktır hem de hareketli yaşam kültürünü güçlendirecektir. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığını tebrik ediyoruz ve destekliyoruz. Okullarla işbirliği içinde güvenli sürüş eğitimleri ve uygulamalı atölyeler ve farkındalık etkinlikleri düzenleyerek teorik bilgiyi pratiğe aktarmayı amaçlıyoruz. Bu anlamda sağlıklı nesillerin ancak okul, aile ve sivil toplumun ortak çalışmasıyla yetişeceğine inanıyoruz."

Bisikletliler Derneği'nden trafik eğitimi değerlendirmesi

Bisikletliler Derneği Başkanı Murat Suyabatmaz, MEB'in kararını "büyük bir sevinçle" karşıladıklarını söyledi. Dernek olarak 2019'dan bu yana Bakanlığı ziyaret ederek taleplerini ilettiklerini ve bu konuda yaklaşık 16 sayfalık detaylı bir rapor hazırladıklarını anlatan Suyabatmaz, müfredat değişikliğinin uzun süredir talep ettikleri bir düzenleme olduğunu kaydetti.

Suyabatmaz, ilkokulda temel trafik eğitiminin yanı sıra aktif trafik eğitiminin de verilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu gerçekten çok önemli bir ihtiyaçtı. Trafiğin A-B-C'si, ilkokuldaki temel trafik eğitimi. Yaya olmanın ötesinde, taşıt olarak trafiğe çıkma kültürünün verilmesi gereken birinci nokta ilköğretimdir. Bu da 4. sınıftır. Çünkü yasalar 11 yaşını bitirdiğinde tüm çocuklara bisikletle trafiğe çıkma hakkı veriyor ve bütün kurallardan sorumlu tutuyor." diye konuştu.

Bisikleti trafikte kullanmanın aktif trafik paydaşı olmanın ilk adımı olduğunu belirten Suyabatmaz, "Çocuklar koluyla sinyal vermeyi, yolu kontrol etmeyi, hızını kontrol etmeyi, her şeyi bisiklet üzerinde uygulamalı olarak ilk adımları atmış olacak. Emekleme süreci bisikletle olmalı trafiğin içinde. Kurallara uymayı burada öğrenmeli." ifadelerini kullandı.

E-skuter eğitiminin daha ileri yaşlarda verilmesi gerektiğine dikkati çeken Suyabatmaz, elektrikli bisiklet ve elektrikli skuterleri kullanma yaşının yasal olarak 15 olduğunu, bu nedenle e-skuter konusunun 9. sınıftaki trafik eğitimi içinde ele alınmasının daha doğru olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin bisiklet pazarında Avrupa'da 6. sıraya geldiğini belirten Suyabatmaz, üretim ve ihracatın güçlü olduğunu ancak iç piyasadaki büyümenin aynı hızda olmadığını söyledi. Okul, bakkal, berber, cami, pazar ve toplu ulaşım istasyonlarına ulaşmayı sağlayacak kesintisiz bir bisiklet yolu ağına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Bunlar olduğunda insanlar kendini güvende hissedip çocuğunu bisikletle okula götürebilecek." dedi.

Bisikletin çevreye ve kent yaşamına katkısına da değinen Suyabatmaz, "Havayı kirletmiyor, gürültü yaratmıyor, karbon salmıyor ama üstüne insanlara spor yaptırıp çoğaldıkça trafiği de rahatlatmış oluyor. Kentteki hava kalitesini de iyileştirmiş oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...