Ardanuç'ta Emekliler Geçim Derdinde
- Artvin'in Ardanuç ilçesinde halk pazarında alışveriş yapan emekliler, hayat pahalılığına ve düşen alım gücüne tepki gösterdi.
- Emekli Cahide Çakar, Ardanuç'un İstanbul'dan daha pahalı olduğunu, kirada oturduğu için geçinemediğini ifade etti.
- Emekli Faruk Öztürk, yakıtın 30 liradan 80 liraya çıktığını, fasulyenin fiyatının ise 75 lira olarak kaldığını söyledi.
- Bursa'da 20 lira maaşla geçinemediğini belirten Faruk Öztürk, Ardanuç'a dönerek ürün satmaya çalıştığını anlattı.
- Pazara üzüm getiren emekli bir vatandaş, 200 liraya üzüm satamadığını ve 'bir döner parası kazanamadığını' dile getirdi.
Artvin'in Ardanuç ilçesinde halk pazarında alışveriş yapan yurttaşlar, artan hayat pahalılığına ve düşen alım gücüne tepki gösterdi. Ekonomik daralma nedeniyle köylerine dönerek üretim yapmak zorunda kalan emekliler, yetiştirdikleri ürünleri pazarda satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor.
Pazara alışveriş için gelen emekli Cahide Çakar, Ardanuç'un İstanbul'dan daha pahalı olduğunu belirterek şunları söyledi:
"İstanbul'dan geldim. Bugün alışveriş yapıyorum ama her şey çok pahalı. İstanbul'dan da pahalı. Emekliyim, bir de kirada oturuyorsan iş bitti. Ne para ne pul kalıyor. Ne toruna verecek harçlığın kalıyor. İşte böyle yaşıyoruz. Etrafımız pahalılıktan dolayı ateş çemberinde. İçinde de biz duruyoruz. Kimsenin de umurunda değil."
Ardanuç'ta yetiştirdiği ürünleri pazarda satmaya çalışan emekli Faruk Öztürk ise şu ifadeleri kullandı:
"Pazarcılık yapıyoruz. Yetiştirdiğimiz ihtiyaç fazlasını satmaya çalışıyoruz, satamıyoruz. Satsak da ederinde satamıyoruz. Ya 75 lira, kaç senedir aynı 75 lira. Sebzede enflasyon yok. Yakıt 30 lirayken fasulye 30 liraydı, 20 liraydı. Şimdi yakıt 80 lira ama fasulyenin fiyatı yine 75 lira. Bir de emekliyiz. Bursa'da emekli oldum, geçinemedim, buraya geldim. En azından kendi ektiğimiz bazı şeylerden faydalanalım diye. Bursa'da 20 lira maaş alıyordum. Ev benimdi ama doğal gazını, elektriğini, suyunu öderken parayı da orada harcıyordum. Çocuğu da buraya getirdik. İş bulamıyor. Üniversite bitirdi ama yerleşemiyor."
Emekli bir yurttaş ise Ankara'daki yetkililere seslenerek "Ankara'da oturanlar var ya, lüks yaşıyorlar ya, onlara gideceğiz, soracağız ki bizim halimiz ne olacak. Ama sorunca suçlu çıkarsın. Bittik artık. Biz öldük sayılır. Eşimden emekli maaşım var. Onlar alıyor 20, ben alıyorum 17. 17 lirayla ben ne yapayım? Torunuma mı vereyim, bir şey mi alayım, bir şey mi yiyeyim? Allah'tan korkmuyorlar. Bizi bu durumlara koydular" dedi.
Pazara üzüm satmak için gelen bir başka emekli vatandaş ise satış yapmakta zorlandıklarını belirterek şöyle konuştu:
"Pazara çıktık ama pek şey yok yani. Zor alıyorlar. Üzüm getiriyorsun, 200 lira, soran geçiyor. Fiyat 'yüksek' diyorlar. Geçen sene de 150'ye gidiyordu, bu sene de 200'e almıyorlar. Kışın alıyorlar, pahalı pahalı. Köylünün malına gelince 'pahalı' diyorlar. Yemekte domatesimiz var, üzüm var, peynir var, işte bir şeyler var. Yiyemiyoruz. Bir döner parası kazanamıyoruz. Ancak kazanıyoruz."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.