Küreçay Bakır Ocağı Projesine Hanönü'den Tepki
- Kastamonu Hanönü'nde Küreçay Bakır Ocağı için ÇED toplantısı yapıldı.
- Vatandaşlar toplantıya katılmayarak ikinci maden ocağına tepki gösterdi.
- Halk, mevcut madenin su, tarım ve ormanlara zarar verdiğini öne sürdü.
- Proje kapsamında 2027-2031 arasında 1 milyon 300 bin ton cevher üretimi planlanıyor.
- Dernek başkanı, sonuna kadar hukuksal mücadele edileceğini açıkladı.
Kastamonu'nun Hanönü ilçesinde, Türk Altın İşletmeleri tarafından Akçasu ve Yeniköy köyleri sınırında kurulması planlanan Küreçay Bakır Ocağı için ÇED toplantısı düzenlendi. Hanönü Düğün Salonu'nda yapılan toplantıya katılmayan çok sayıda vatandaş, salonun önünde toplanarak tepkisini gösterdi. İlçede ikinci bir maden ocağı istemeyen halk, mevcut bakır madeninin su kaynaklarına, tarım alanlarına ve ormanlara zarar verdiğini savundu.
Halk "İkinci Maden İstemiyoruz" Diyor
Protestocular adına basına açıklama yapan Hanönü Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Mehmet Soysal, şunları söyledi:
"Bir kere bunları Hanönü'ne sokarsak, ikinciye bir daha güç yetiremeyiz. Hanönü'nün tamamı bizim, Hanönü'nün tamamı halkınındır. Bunun böyle bilinmesi lazım. Halkın önüne hiçbir kuvvet geçemez. Öncelik bizim. Madene ihtiyacımız yok, bizim öncelikle memlekete ihtiyacımız var. Çoluğumuza, çocuğumuza bırakacak bir Hanönü olması lazım. Onlar haksız, biz haklıyız. Ama onurlu duruş bizde olacak. Biz onurlu insanlarız. Memleketimin bir karış toprağını üç-beş kişiye zengin olsun diye vermem. Bu memleket, bütün Hanönü halkının yaşama hakkıdır. İki tane göleti bu Hanönü'nde niye yaptılar? Bu iki tane göleti de kaldırmayacaklar. Ama 50 yıl bunların pisliğini biz çekeceğiz. Pislikleri deremize karışıyor, suyumuza karışıyor. Bunların yine pisliğini biz çekiyoruz. Hastalık yine bizim. Bu bizim özgürlüğümüzü kısıtlamadır. Bizim özgürlüğümüzü Türkiye Cumhuriyeti içinde hiçbir şirket kısıtlayamaz. Biz, madene her türlü sonuna kadar hayır diyoruz. Sonuna kadar hukuksal mücadelemizi de sürdüreceğiz. Buraya ne getirirlerse getirsinler, halkın önüne hiç kimse geçemez. Bunu son güne kadar Hanönü halkından niye gizliyorlar, niye Hanönü halkını bilinçlendirmediler? 15 gün öncesinden böyle toplantı olduğunu neden bizlere duyurmadılar"
İlçe sakinlerinden Recep Güney ise madenin çevreye verdiği zararları şu sözlerle anlattı:
"Her seferinde gelip, 'Zarar yok' dediler. Bana herhangi bir şekilde resmi bir belge vermediler. Hayvanlar ölmüştü, dün yine gelip 'Zarar yok' dediler. Gerçekten zarar olmadığını bana resmi olarak bildirmeleri gerekiyor. Ama kesinlikle zarar var. Madene karşıyız. Ağaçlarımız kurudu. İnanmayan gelip şu anda bakabilir. Elmalarım ne hale geldi, görebilirler. Ayvalarımız tamamen kurudu. Gelip baksınlar. 'Yok' diyenler gelsin baksın"
Mehmet Kıyak, madenin ilçeye faydası olmadığını savunarak şunları dile getirdi:
"Ben çocuğumu madende işe koydum. 10 sene çalıştı. Şefleri çocuğumla tartışmış. Çocuğu işten atacaklardı, kendisi ayrıldı. Şimdi işe koymak istiyoruz, bahane buluyorlar, 'Senin evrakların eksik' diyorlar. Bütün evraklarını tamamladı ama benim çocuğumu işe almıyorsun. O zaman bu madenin bize ne faydası var"
İkinci madenin ilçeye daha çok zarar vereceğini belirten Osman Korkmaz da şöyle konuştu:
"İlçemizde ikinci madene karşıyız. Çünkü birincisinden hiçbir hayır görmedik. Tozu, toprağı, atık havuzlarını istemiyoruz. Kesinlikle karşıyız. Sularımızı kirletiyor, havamızı kirletiyor. Artık bıktık. Bize de hiçbir faydası yok. Irmakta balık kalmadı, ırmaklarımız kirlendi. Sularımız pis"
Sevgi Altuntaş ise topraklarına ve sularına sahip çıkmak istediklerini ifade etti:
"Biz toprağımızı istiyoruz, biz suyumuzu istiyoruz. Biz geleceğimize sahip çıkmak istiyoruz. Biz çocuklarımıza bırakmak istiyoruz. Maden bizim karnımızı doyurmuyor. Maden her tarafı altüst etti. Bir sürü hayvanlar zehirlendi, kimin haberi oldu, kim cevap verdi? Biz madene karşıyız. Nereden maden çıkartıyorlarsa çıkarsınlar. Bizim ilçemize, toprağımıza, suyumuza dokunmasınlar. Onlara para lazım, bize değil. Biz bir dilim ekmeği bulup yiyoruz. Bize servet lazım değil, bize yaşayacak alan lazım, yaşayacak temiz hava lazım"
Küreçay Bakır Ocağı Projesi Detayları
ÇED süreci devam eden projenin dosyasının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulduğu bildirildi. Kastamonu il merkezine yaklaşık 58 kilometre, Hanönü ilçe merkezinin yaklaşık 6 kilometre batısında kurulması planlanan ocakta inşaat aşamasında 25, işletme aşamasında ise 54 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor.
- Açık bakır ocağı: yaklaşık 23,40 hektar
- Bitkisel toprak depolama alanı: 2,72 hektar
- Şantiye alanı: 1,31 hektar
- Toplam proje alanı: 273,57 hektar
- Küpeli pasa stok alanı: 20,08 hektar
Proje kapsamında 2027-2031 yıllarını kapsayan üretim programı boyunca toplam 1 milyon 300 bin ton cevher üretilmesi hedefleniyor.
ÇED süreci tamamlanana kadar görüş ve önerilerin Kastamonu Valiliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne iletilebileceği belirtildi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.