Batı Şeria'da İsrail Kuşatmasına Aktivistlerden Yardım
- Batı Şeria'nın Kusra beldesinde 9 Ağustos'tan bu yana İsrailli yerleşimcilerce kuşatılan 3 evde 2'si çocuk 15 Filistinli bulunuyor.
- Filistinli, İsrailli ve yabancı aktivistler kuşatılan evlere su, gıda ve ilaç ulaştırmaya çalışıyor; İsrail güçleri bölgeyi 'askeri bölge' ilan ederek engelliyor.
- Birleşmiş Milletler, ailelerin zorla yerinden edilme riski altında olduğunu belirtiyor.
- İsrail Meclisi üyesi Ofer Cassif, durumu 'apartheid ve işgal' olarak nitelendirdi.
- B'Tselem'e göre, Ekim 2023'ten bu yana 4 bin 800'den fazla Filistinli yerinden edildi; bunların 2 bin 300'den fazlası çocuk.
Filistinli, İsrailli ve yabancı aktivistler, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Kusra beldesinde, İsrailli yerleşimciler tarafından günlerdir kuşatma altında tutulan Filistinlilere ait 3 eve yönelik ablukayı kırmaya çalışıyor. Aktivistler, evlere su, gıda ve ilaç ulaştırmak için mücadele ediyor.
Kuşatma Pazar Gününden Bu Yana Sürüyor
İsrailli yerleşimci gruplar, pazar gününden bu yana Nablus kentinin güneyindeki Kusra beldesinin eteklerinde bulunan Ras el-Ayn bölgesindeki 3 evi kuşatma altında tutuyor. İsrail güçleri, bölgenin "askeri bölge" olduğu gerekçesiyle söz konusu evlere ulaşmak isteyen aktivist grupları engelliyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) verilerine göre, 9 Ağustos'tan bu yana İsrailli yerleşimciler evlerin girişlerini kapatarak aralarına bir çadır kurdu. Evlerin su ve elektriği de kesilince, 2'si çocuk yaklaşık 15 Filistinlinin yaşadığı 3 aile kuşatma altında kaldı.
Bölgedeki İsrail güçlerinin başlangıçta kuşatmayı sona erdirmek için müdahale etmediği, aksine sağlık görevlileri, dayanışma gösterenler ve gazetecilerin ailelere ulaşmasını engellediği bildirildi. İsrail askerlerinin çarşamba günü İsrailli yerleşimcilere ait çadırları söktüğü, ancak yerleşimcilerin buna rağmen ertesi gün bölgede bulunmaya devam ettiği belirtildi.
Aktivistler: "Filistinliler Yiyecek veya Su Almak İçin Dışarı Çıkamıyor"
İsrailli sol görüşlü aktivist Jonathan Tolk, bir muhabire yaptığı açıklamada, bölge sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için evlerinden çıkamadığını belirterek, aktivistlerin "kuşatma altındaki ailelere yardım ulaştırmaya" çalıştığını söyledi. Tolk, "Yaklaşık bir haftadır kuşatma altındalar. Yiyecek veya su almak için dışarı çıkamıyor, beldeye giremiyor, doktora gidemiyor veya herhangi bir ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar." dedi.
Tolk, İsrailli yerleşimcilerin uyguladığı kuşatmanın, İsrail güçlerinin bölge sakinleri ve aktivistlerin hareketlerine getirdiği kısıtlamalarla eş zamanlı olarak sürdüğünü kaydetti. "İsrailli yerleşimciler ile ordunun kuşatması birlikte yürütülüyor. Birlikte hareket ediyorlar." diye konuştu.
İsrail'in orta kesimindeki Remle kentinden eyleme katılan Arap aktivist Huriyye es-Sadi da ailelere ilaç, su ve temel ihtiyaç malzemelerini ulaştırmak için bölgeye geldiğini ifade etti. Sadi, "Kuşatma altındaki bir ev ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan aileler gördük. Bu nedenle dayanışma göstermek ve ihtiyaç duydukları temel ilaç ve suyu ulaştırmak için geldik." dedi.
İsrail güçlerinin aktivistlerin bölge sakinlerine doğrudan ulaşmasına izin vermediğini söyleyen Sadi, "Elimizden gelen en asgari görev bu. Ancak askerler gördüklerimiz arasında en acımasız olanlardı." ifadelerini kullandı. Sadi, yaşananların Filistinlileri topraklarından uzaklaştırmayı amaçladığını savunarak, İsrailli yerleşimcilerin "Filistin topraklarına el koymak amacıyla evleri kuşattığını" söyledi. "Biz bu toprakların sahibiyiz. İsrailli yerleşimciler, ordunun koruması altında buradaki her şeye el koymak istiyor." diye konuştu.
Eyleme 80 İsrailli Aktivist Katıldı
Eyleme, aralarında "İnsan Hakları İçin Hahamlar" adlı oluşumun üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 80 İsrailli aktivist katıldı. İnsan Hakları İçin Hahamlar Direktörü Anton Goodman, katılımcıların Kusra'ya "özellikle evlerinde kuşatma altında tutulan ailelere dayanışma göstermek amacıyla" geldiklerini söyledi.
Goodman, ailelerin İsrailli yerleşimcilerin "hesap vermeksizin" gerçekleştirdiği saldırılara maruz kaldığını belirterek, aktivistlerin ailelere destek olmak için yanlarında su ve gıda getirdiğini ifade etti. Goodman, beldede bulunmalarının "yalnızca Kusra'da değil, Batı Şeria'nın tamamında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı dayanışma ve protesto" anlamına geldiğini belirtti.
ABD'nin Müdahalesi
Kusra'da kuşatma altında tutulan ailelerden birinin ABD vatandaşı olduğunun ortaya çıkmasının ardından konu ABD'nin de dikkatini çekti. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, yaptığı açıklamada, büyükelçiliğin olaya müdahale ettiğini ve İsrail ordusu ile polisinin ABD'nin talebi üzerine İsrailli yerleşimcileri bölgeden çıkarmak için harekete geçtiğini söyledi. Huckabee, ailelerden birinin maruz kaldığı durumu "suç" olarak nitelendirdi.
İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, güçlerinin Kusra'nın ve komşu Calud köyünün çevresinde İsrailli yerleşimciler tarafından kurulan iki noktayı dağıttığını, ekipmanlara el koyduğunu ve bir İsrailliyi gözaltına aldığını bildirdi. Ordu, bölgeye asker konuşlandırılmasının amacının "güvenliği sağlamak" olduğunu öne sürdü. OHCHR ise, İsrailli yerleşimcilerin kurduğu çadırın kaldırılmasına rağmen yerleşimcilerin evlerin çevresinde bulunmaya devam ettiğini bildirdi.
16 Ev İsrail Ordusunun Kontrolünde
Köy Meclisi Başkanı Abdülazim el-Vadi, İsrail güçlerinin belde ve çevresinde 16 eve el koyarak bunları askeri mevzi ve kışlalara dönüştürdüğünü ve saldırıların pazar sabahına kadar süreceğini köy meclisine bildirdiğini söyledi. Vadi, askerlerin bazı evlerin sakinlerini evlerini terk etmeye zorladığını, ardından cuma sabahı beldenin içinden çekildiğini ancak çevredeki askeri varlığın sürdüğünü ve zaman zaman devriyeler düzenlendiğini belirtti.
İsrailli Milletvekili: "Apartheid ve İşgal"
İsrail Meclisindeki muhalif Yahudi milletvekili Ofer Cassif, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kusra beldesinin İsrailli yerleşimciler tarafından kuşatılmasını ve bölgenin kapatılmasını eleştirerek, bunu "apartheid ve işgal" olarak nitelendirdi. Cassif, İsrailli yerleşimcileri kastederek, "bugün yeniden kurulan bir terörist sığınağını korumak için yiyecek, su ve ilaçtan mahrum bırakılan kuşatma altındaki Filistinli ailelere yardım etmeye çalışmak" için Kusra beldesine gittiğini belirtti.
Cassif, "Köy girişinde, işgal güçleri tarafından alıkoyuldum ve buranın B Bölgesi olduğunu iddia ettiler. Kısa bir süre sonra, özellikle beni hedef alan bir askeri kapatma emri verdiler. Yaklaşık yirmi dakika sonra ve ancak bir İsrail Meclisi görevlisinin müdahalesiyle içeri girmeme izin verildi. Bu, en saf haliyle apartheid ve işgaldir. Teslim olmayacağız. İşgalin terörizmine karşı ve adil bir barış için mücadeleye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Zorla Yerinden Edilme Endişesi
Filistinliler, Kusra'daki evlere yönelik kuşatmanın, sahiplerini bölgeyi terk etmeye zorlamak ve ardından toprakları ile mülklerine el koyma aracına dönüşmesinden endişe ediyor. OHCHR, Kusra'da yaşananların ailelerin yaşamını "çekilmez" hale getirdiğini ve ailelere yönelik baskı politikasının onları evlerini ve topraklarını terk etmeye zorlamayı amaçladığını belirterek, zorla yerinden edilme riskine karşı uyarıda bulundu.
İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem de Kusra'da yaşananların Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi vakalarındaki artışın bir parçası olduğu uyarısında bulundu. B'Tselem, Ekim 2023'ten bu yana 64 Filistinliye ait yerleşim yerinin tamamen boşaltıldığını, 15 yerleşim yerinin bazı bölümlerinin tahliye edildiğini ve bunun sonucunda 2 bin 300'den fazlası çocuk olmak üzere 4 bin 800'den fazla Filistinlinin yerinden edildiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerini ve yerleşim noktalarını uluslararası hukuk uyarınca yasa dışı kabul ediyor. BM, İsrail'den yerleşim faaliyetlerini durdurmasını, Filistinlileri İsraillilerin saldırılarından korumasını ve faillerden hesap sormasını istiyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.