Meme Kanserini 6 Aylık Tedaviyle Yendi
- Bursa'da yaşayan 41 yaşındaki kimya öğretmeni Meral Çıtak, yaklaşık 3 yıl önce koltuk altındaki kitleyi fark ederek Bursa Şehir Hastanesine başvurdu.
- Lokal ileri evre meme kanseri teşhisi konulan Çıtak, 4 ay kemoterapi gördü; ardından ameliyat ve radyoterapi ile 6 aylık süreçte hastalığı yendi.
- Çıtak, yeni tanı alan hastalara korkmamalarını, doktor önerilerine uymalarını ve taramalarını ihmal etmemelerini tavsiye etti.
- Tedavi sürecini takip eden Doç. Dr. Seda Sali, meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 12'lere ulaştığını belirtti.
- Sali, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş arası kadınlarda 2 yılda bir mamografi çekilmesi gerektiğini, yüksek riskli kişilerin taramalarına 20'li yaşlarda başlaması gerektiğini söyledi.
Erken Fark Edilen Kitle Hayatını Kurtardı
Bursa'da yaşayan kimya öğretmeni Meral Çıtak, koltuk altındaki kitleyi erken fark etmesi sayesinde öğrendiği meme kanserini 6 aylık tedaviyle yenerek sağlığına kavuştu.
41 yaşındaki Çıtak, yaklaşık 3 yıl önce koltuk altında bir kitlenin olduğunu fark ederek Bursa Şehir Hastanesine başvurdu. Burada lokal ileri evre meme kanseri teşhisi konulan Çıtak, 4 ay boyunca kemoterapi gördü.
Kitlenin küçülmesinin ardından ameliyat olan ve radyoterapi tedavisi gören Çıtak, 6 ay gibi kısa bir sürede kanseri atlattı.
"Kemoterapinin Yan Etkileri Her İnsanda Aynı Değil"
Hastanede kontrollerle takip süreci devam eden Çıtak, ilk tanıyı aldığında çok korkmasına rağmen hastalığın kendisini esir almasına izin vermediğini, tedavisine odaklandığını söyledi.
"Kemoterapi" denince herkesin bir yorumda bulunduğunu anlatan Çıtak, "Çok şey duydum, çok korktum ve ürktüm ancak kendi sürecimi yaşadığım zaman anlatılanlarla benim sürecim arasında fark olduğunu gördüm ve kemoterapinin yan etkilerinin her insanda aynı olmadığını fark ettim." dedi.
Çıtak, yaşadığı süreçte psikolojisini sağlam tuttuğunu, ailesinin de her zaman kendisine destek verdiğini dile getirdi.
Kanseri yenmesinin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Çıtak, "Yeni tanı almış bir insana da özellikle şunu söylemek istiyorum. Ben de bu süreci yaşadım, asla yalnız değiller. Lütfen korkuların gölgesi yerine iyileşmenin güneşini seçsinler." ifadesini kullandı.
"Elle Muayene ve Tarama İhmal Edilmemeli"
Çıtak, girdiği her ortamda kadınlara aynaya bakmalarını, elle muayene yapmalarını ve taramalarını ihmal etmemeleri gerektiğini anlattığını söyledi.
Kemoterapi sürecinden korkulmaması gerektiğinin altını çizen Çıtak, "Herkesin süreci kendine özgü, yan etkileri de kendine özgü çünkü herkesin acı eşiği farklı. O yüzden kimsenin dediğine bakmasınlar. Sadece lütfen doktorun dediğine baksınlar ve korkmasınlar. Bu süreç sandıkları kadar korkulacak bir süreç değil. Biz hastalıktan daha güçlüyüz." diye konuştu.
"Hastalarımız Asla Korkmasınlar"
Çıtak'ın tedavi sürecini takip eden Bursa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinden Doç. Dr. Seda Sali de Çıtak'ın en büyük başarısının kitleyi fark ettiği zaman üzerine gitmesi ve hastalık yayılmadan tanı alması olduğunu söyledi.
Sali, Meral Çıtak'ın düzenli şekilde tedavilerine geldiğini ve güzel bir sonuca ulaşıldığını anlattı.
Meme kanserinin özellikle kadınlarda sık görüldüğünü ve hastalığa yakalanma riskinin de yüzde 12'lere ulaştığını belirten Sali, "Günümüzde artık erken tanı yöntemleri çok gelişmiş düzeyde. Tedavi seçenekleri oldukça çeşitli ve başarılı sonuçlar veriyor. Hasta ne kadar erken tanı alırsa biz de o kadar tedavide başarılı oluyoruz." dedi.
Kadınlara kendilerini elle muayene etmelerini ve düzenli taramayı aksatmamaları tavsiyesinde bulunan Sali, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle memede ve koltuk altında ele gelen bir kitle, bunun dışında boyut ve şekilde değişiklik, meme cildinde kızarıklık, portakal kabuğu görünümü, meme başında içeriye çekilme ve meme başı akıntısı, özellikle kanlı meme başı akıntısı uyarıcı belirtilerdir. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığınca Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş arası kadınlarda 2 yılda bir mamografi çekilmeli."
Sali, ailesinde meme ve yumurtalık kanseri bulunan, daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanan kişilerin daha yüksek risk grubunda yer aldığını belirterek, bu kişilerin taramalarına 20'li yaşlarda başlaması gerektiğini ifade etti.
Meme kanserinde her tedavi programının kişiye özgü ve bireysel olduğunu aktaran Sali, şöyle devam etti:
"Her hastaya tanısı konduğu an önünde çizilmiş bir tedavi planı da bulunuyor ve yalnız değiller. Hastalarımız asla korkmasınlar. Erken tanı her zaman hayat kurtarır. Hastalarımız tedavi sonrasında düzenli takiplerine devam ediyor. Tedavi sonrası takip dönemleri de önemli. Bu süreçte hastalar normal yaşamlarına devam ediyorlar. Belli aralıklarla 3 ayda bir, 6 ayda bir kontrollerine gelmeye devam ediyorlar."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.