Kültür-Sanat

Avrupa'nın Kültür ve Altyapı Projeleri Ortadoğu'yu Kurtarabilir

10 Temmuz 2026 - 13:26 Yazar: Editör Masası
5 dk okuma 14
Avrupa'nın Kültür ve Altyapı Projeleri Ortadoğu'yu Kurtarabilir
Avrupa, Orta Doğu'yu eski uygarlıkları kurtararak istikrara kavuşturabilir, diyor Şam Opera Tiyatrosu'nun kurucusu Nabil Al Lao ile LUISS'ten Arap dili uzmanı Prof. Maria Francesca Corrao.

Orta Doğu'yu kültür ve altyapı projeleriyle istikrara kavuşturmak, Avrupa Birliği'ne sunulan yeni bir siyasi öneri olarak dikkat çekiyor. Suriyeli aydınlar, özellikle Avrupa'da yaşayanlar, bu stratejinin savaştan çıkmış bölgelere umut olabileceğini savunuyor. Önerinin arkasındaki isimlerden Nabil Al Lao ve Prof. Maria Francesca Corrao, AB'nin kültürel diplomasi araçlarını kullanarak kalıcı barışa katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

Kültür Politikasının Ötesinde Bir Strateji

Nabil Al Lao'ya göre, AB ülkeleri Levant bölgesinde etkili bir kültür politikası başlatabilecek kapasiteye sahip. Al Lao, "AB ülkeleri, özellikle Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya, Levant bölgesinde öncelikli ve görünür değeri olan bir kültür politikasını başlatacak araçlara sahip; bu politika daha geniş kapsamlı somut bir siyasi sürece dönüşebilir." şeklinde konuşuyor.

Bu öneri, savaş alanını arkeoloji sahasına dönüştürmeyi hedefliyor. Kültürel mirasın yeniden kazanılması, savaştan yorgun düşmüş halkları sürece dahil edecek sivil altyapı projeleriyle birleştirilerek karşılıklı güvensizlikleri gidermek amaçlanıyor. Bu, basit bir kültürel diplomasi değil, yeni sivil ve siyasi dengeler yaratmayı hedefleyen realist bir strateji olarak görülüyor.

Esad'ın Tercümanından Kültür Elçisine

Nabil Al Lao, müzikolog kimliğinin yanı sıra tanınmış bir Arabist ve Fransız dili uzmanı. Suriye'de Hafız Esad ve oğlu Beşar'ın Fransızca resmi tercümanlığını yapmış, Fransız cumhurbaşkanları Chirac ve Sarkozy ile görüşmelere katılmış. Chirac'ı "büyük kültüre sahip ve siyasi açıdan son derece rafine bir insan" olarak nitelendiriyor. Ancak Chirac'ın, Refik Hariri'nin öldürülmemesi için Beşar Esad'a yaptığı uyarıyı çevirmesine rağmen Hariri suikastı gerçekleşti. Al Lao, "Hariri'ye yönelik ölümcül suikast, rejim için geri dönüşü olmayan noktaydı; içerde bir demokratikleşme sürecinden yararlanarak Avrupa ile istikrarlı bir ilişki kurma umudunu kesin olarak yok etti." diyor.

Ramallah Konseri ve Kaçış

Al Lao, 2004 yılında Ramallah'ta bir konser düzenlenmesine ön ayak oldu. Genç Suriyeli müzisyenleri İsrailli ve Filistinli akranlarıyla buluşturan bu organizasyon, Daniel Barenboim ve Edward Said'in East-West Diwan orkestrası kapsamında gerçekleşti. Said'in kendisini aradığını ve davetiye istediğini hatırlayan Al Lao, "Hoş geldiniz, Profesör Said" yanıtını verdi. Bu etkinlik, rejim tarafından hoş karşılanmasa da dönemin İspanya Kralı Juan Carlos'un desteği sayesinde Al Lao'ya bir yaptırım uygulanmadı.

2013 yılında Suriye'den ayrılmak zorunda kalan Al Lao, rejim güvenlik güçleri tarafından yakalandığını anlatıyor: "Beni yakaladıklarında gerçeği anladım; İslam Devleti militanı kılığına girmiş rejimin güvenlik görevlileriydi." Bu olayın ardından ülkeyi terk ederek Lübnan'a gitti. Bugün İtalya'daki Maggiore Gölü kıyısında yaşayan Al Lao, Şam'a dönüş hazırlığı yapıyor.

Şam-Baalbek Demiryolu: Ortak Bir Proje

Al Lao, Suriye ve Lübnan'ı birleştirecek bir Avrupa projesi olarak eski Şam-Baalbek demiryolu hattının yeniden faaliyete geçirilmesini öneriyor. 1895'te Osmanlı döneminde inşa edilen ve 50 yılı aşkın süredir kullanılmayan bu hat, Anti-Lübnan dağlarını aşan 80 kilometrelik bir demiryolu teknolojisi harikasıydı. Fransız sermayesi ve İsviçre lokomotifleriyle yapılan hattın yeniden açılmasının, bölgede hayati bir toplu taşıma hizmeti sağlamanın yanı sıra tarihi mirası da canlandırabileceğini belirtiyor: "AB, örneğin, Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen ve elli yılı aşkın süredir kullanılmayan eski Şam-Baalbek demiryolu hattını yeniden çalışır hâle getirmekle başlayabilir."

Palmira ve Diğer Antik Kentlerin Durumu

Suriye'deki kültürel miras, savaşın en ağır darbelerini aldı. Halep, Palmira ve Şam çevresindeki antik kalıntılar, IŞİD'in ikonoklast yıkımları ve kaçakçıların yağmalarıyla büyük zarar gördü. Özellikle Palmira'daki Baal ve Baalshamin tapınakları neredeyse tamamen yok edildi; Roma Zafer Takı'ndan sadece iki sütun ayakta kaldı. UNESCO, taş blokların kurtarılabileceğini belirtiyor. Ayrıca Palmira Arkeoloji Müzesi de çatışmalarda ağır hasar aldı.

Al Lao, Palmira'nın yeniden inşasının Avrupa liderliğinde yapılması gerektiğini savunuyor: "Palmira'yı yeniden inşa etmek, Avrupa ya da uluslararası bir proje çerçevesinde mümkündür. Ancak bunun Avrupa projesi olması daha iyi olur, çünkü Palmira'nın tüm teknik haritaları ve sınıflandırmaları esas olarak Fransızların, İtalyanların ve Almanların elinde bulunuyor."

Zenobia Miti ve Kadınların Artan Rolü

Al Lao, antik Palmira kraliçesi Zenobia'nın figürünün bugünkü Suriye'de birleştirici bir sembol olabileceğini düşünüyor. Zenobia, Roma İmparatorluğu'na karşı bağımsızlık ilan etmiş bir kadın hükümdardı. Onun mirası, özellikle savaş sonrası nüfusun yüzde 60'ını oluşturan kadınlar için ilham kaynağı olabilir. "Ülkede artık erkeklerden çok daha fazla kadın var, çünkü iç savaşta hayatını kaybeden yüz binlerce kişi büyük ölçüde erkekti. Dolayısıyla kadınların rolü, Suriye'nin yeniden inşasında hayati önem kazanıyor."

Avrupa Birliği'nin Kültürel Diplomasi Hamlesi

Avrupa Birliği, Suriye'nin kültürel mirasını koruma projelerine maddi destek sağlıyor. 2025 yılında geçiş sürecini desteklemek için 2,5 milyar avro ayıran AB, aynı zamanda İtalya başta olmak üzere birçok üye ülke aracılığıyla arkeolojik çalışmaları finanse ediyor. Roma La Sapienza Üniversitesi'nden Prof. Davide Nadali, Suriyeli meslektaşıyla birlikte Ebla'da (Tell Mardikh) kazılara devam ediyor.

LUISS Üniversitesi'nden Arap dili ve kültürü profesörü Maria Francesca Corrao, sürgündeki Suriyeli entelektüellerin bu girişimleri mümkün kıldığını belirtiyor: "Geçiş hükümeti, ülkenin farklı dinî ve kültürel ifade biçimlerini dikkate alan bir politika izleme kararını tüm dünyaya ilan ettiyse, kalkıp yeniden yıkıma girişmez. Hele ki bir arkeolojik kazı finanse edilirken." Corrao, mevcut yönetimin kültürel mirasa zarar verme riskinin düşük olduğunu ifade ediyor.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...