Uzaydan Gelen Gizemli Sinyallerin Kaynağı Bulundu: Yıldız Yiyen Beyaz Cüce Keşfedildi
-
Samanyolu Galaksisi'nden gelen periyodik radyo sinyallerinin kaynağı, bir beyaz cüce ve kırmızı cüceden oluşan ikili sistem olarak belirlendi.
-
Sistem, her 81 dakikada bir radyo ve X-ışını patlamaları yayıyor.
-
Beyaz cüce, yoldaş yıldızdan madde çekerek yüzeyinde milyonlarca dereceye ulaşan patlamalar oluşturuyor.
-
Keşif, Avustralya'daki ASKAP radyo teleskobu ve NASA ile Einstein Probe gözlemevlerinin verileriyle yapıldı.
-
Bu, bir beyaz cücenin yıldız yutma sürecinin doğrudan gözlemlendiği ilk sistem oldu.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Uzaydan Gelen Gizemli Sinyallerin Kaynağı Bulundu: Yıldız Yiyen Beyaz Cüce Keşfedildi
Astronomlar, son yıllarda Samanyolu Galaksisi'nin derinliklerinden gelen ve evrende daha önce hiç gözlemlenmemiş tuhaf radyo sinyallerinin peşine düştü. Bu sinyaller, bilinen hiçbir gök cismine uymayacak kadar yavaş bir ritimle atıyordu. İlk başta tek seferlik bir anomali olarak değerlendirilen bu gizemli dalgaların ardından yenileri keşfedildi. Bugüne kadar galaksinin farklı köşelerinden 'Uzun Periyotlu Radyo Geçici Sinyalleri' (LPT) adı verilen yaklaşık bir düzine sıra dışı nabız atışı tespit edildi ve her biri bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yarattı.
Avustralya'daki Sidney Üniversitesi'nden astronom Kovi Rose liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, bu kozmik bilmecenin çözümü için bir 'Rosetta Taşı' bulduklarını açıkladı. Ekip, bir LPT sinyalinin izini sürerek galaksimizin iç bölgelerindeki manyetik bir kataklizmik değişken yıldıza ulaştı. Bu sistemde, devasa çekim gücüne sahip ve güçlü bir şekilde manyetize olmuş bir beyaz cüce yıldız, hemen yanı başındaki yoldaş yıldızı adeta yiyip bitiriyor ve bu sırada uzaya periyodik radyasyon püskürtüyordu.
Kozmik Gizem Adım Adım Çözülüyor
Bu sıra dışı sinyallerin gizemi ilk kez 2022'de yayınlanan bir makaleyle gündeme gelmişti. GLEAM-X J162759.5−523504.3 adlı tuhaf bir nesne, her 18,18 dakikada bir 30 ila 60 saniye boyunca parlayarak geçici olarak düşük frekanslı radyo gökyüzündeki en parlak nesnelerden biri haline geliyor ve ardından sönüyordu. Astronomlar bu nesnelerin peşine düştükçe, bunun tek seferlik bir durum olmadığını fark etti.
2025 yılında önemli bir kırılma yaşandı: ILT J1101+5521 adlı bir LPT sinyalinin izi sürülerek birbirine çok yakın dönen bir kırmızı cüce ile bir beyaz cüceden oluşan ikili bir sisteme ulaşıldı. Bu iki yıldız o kadar yakındı ki manyetik alanları sürekli çarpışıyor ve uzaya düzenli radyo dalgası patlamaları gönderiyordu.
Bir başka gizemli nesne olan ASKAP J1832-0911'in sadece radyo dalgaları değil, aynı zamanda X-ışınları da yaydığı keşfedildi. Bu, sürecin düşünülenden çok daha enerjik olduğunu gösteriyordu. Ancak tüm bu ipuçlarını birleştirecek temel parça eksikti. İşte tam bu noktada, bulmacayı çözen yeni bir keşif yapıldı: ASKAP J1745-5051.
Kozmik Kaosun Haritası Çıkarıldı
Bu yeni nesne, hem radyo hem X-ışını emisyonunu, hem beyaz cüceyi hem de yoldaşını, güçlü manyetik aktiviteyi, yörünge hareketini ve kütle çekimsel madde transferini (akresyon) tek bir bünyede birleştiren ilk gök cismi oldu. Batı Avustralya'daki ASKAP radyo teleskobu kullanılarak yapılan keşif, tam bir kozmik kaosun haritasını çıkardı. Sistemin Dünya'ya olan uzaklığı 1.300 ile 30.000 ışık yılı arasında tahmin ediliyor.
NASA'nın Swift gözlemevi ve Einstein Probe X-ışını Teleskobu'ndan alınan veriler, bu sistemin her 81 dakikada bir (1,35 saat) radyo dalgaları ve buna paralel olarak X-ışınları püskürttüğünü ortaya koydu. SOAR Teleskobu ile yapılan optik gözlemler ise bu noktada bir beyaz cüce ikili sisteminin varlığını ve tam 81 dakikalık yörünge periyodunu doğruladı.
Yıldız Yiyen Beyaz Cüce Gözlemlendi
Peki bu sistemde tam olarak ne oluyor? Teknik verilere göre, her bir yörünge dönüşünde beyaz cüce, kırmızı cüce yoldaşından kütle çekimiyle madde koparıyor. Kopan gaz ve maddeler, beyaz cücenin devasa manyetik alanı tarafından huni gibi emilerek yıldızın yüzeyine sürükleniyor. Madde, beyaz cücenin yüzeyine inanılmaz bir hızla çarptığında milyonlarca dereceye kadar ısınıyor ve yüksek enerjili X-ışını radyasyonu yayıyor. Aynı anda, iki yıldızın çarpışan ve sıkışan manyetik alanları tarafından hızlandırılan gazlar da uzaya o gizemli radyo sinyallerini gönderiyor.
Sidney Üniversitesi ve ARC Yerçekimi Dalgası Keşfi Mükemmeliyet Merkezi (OzGrav) astrofizikçisi Tara Murphy, 'Daha önce benzer nesneler ikili sistemlerle ilişkilendirilmişti ancak bu keşif, her iki yıldızı ve madde transferi sürecini ilk kez bu kadar net ve iş üstünde görebildiğimiz ilk sistem oldu' diyerek keşfin önemini vurguluyor. Bilim insanları, bu keşif sayesinde uzaydaki diğer eksik yapboz parçalarının da birleştirilebileceğini ve evren anlayışımızın gerçek zamanlı olarak nasıl evrimleştiğini görmenin heyecan verici olduğunu belirtiyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.