Ergün Arslan Cinayeti Davasında Mahkeme Kararını Verdi
- Diyarbakır'da 3 Nisan 2022'de taciz iddiasıyla darp edilip bıçaklanan Ergün Arslan hayatını kaybetti.
- Mahkeme, sanık S.D.'ye 'kasten öldürme' suçundan 11 yıl 8 ay, diğer beş sanığa 'kasten yaralama' suçundan hapis cezası verdi.
- Taciz iddiasının asılsız olduğu, olayın ardından kız çocuğunun ifadesiyle ortaya çıktı.
- Sanıkların cezaları, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'nin bozma kararının ardından yeniden belirlendi.
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Nisan 2022'de taciz iddiasıyla öldürülen Ergün Arslan cinayetine ilişkin davada gerekçeli kararını hazırladı. 14 Temmuz'da görülen duruşmada, sanıklara verilen cezalar belli olmuştu.
Olayın Geçmişi
Olay, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde meydana geldi. Bir kişinin parkta bir kız çocuğunun fotoğrafını çektiği ihbarı üzerine mahalle sakinleri, Ergün Arslan'ı zanlı sanarak darbedip bıçakladı. Arslan, yaralı halde sokakta gezdirilirken hayatını kaybetti. Kararda, kız çocuğunun ifadesinde kendisini taciz eden kişinin Arslan olmadığını belirttiği vurgulandı.
Mahkemenin Kararı
Mahkeme, sanıkların eylemlerini değerlendirirken her bir sanığın olaya katılım şeklini dikkate aldı. Tutuklu sanık S.D. "kasten öldürme" suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz sanık B.E. "kasten yaralama"dan 3 yıl 1 ay 27 gün, diğer sanıklar H.İ.P., S.B., M.M. ve E.H.T. ise "kasten yaralama"dan 2 yıl 1 ay 8 gün hapis cezası aldı.
Gerekçeli Karardan Detaylar
Kararda, olayın gelişimi şöyle anlatıldı:
"Kız çocuğu durumu annesine haber vermiştir. Annenin durumu mahalleden gençlere anlatması üzerine mahalle gençleri olay günü Anzele Parkı'nda gördükleri maktulü daha önce kız çocuğunun fotoğrafını çeken kişi olduğunu sanmışlardır. Bu nedenle maktulün, sanıkların darp ederek, koltuk altından ve ayağından bıçaklayarak yaralanması sonucu hayatını kaybettiği ve somut olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiştir."Ayrıca, sanıkların fiillerine ilişkin değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
"Olay günü kesici ve delici alet yaralanması sonucu vefat eden maktulün öldürülmesine ilişkin olarak, maktulün olay yerine gelişinden sanıkların haberdar olması mümkün değildir. Maktulün parkta görülmesi sonrası ani gelişen olayda sanıklar ortak hareket ederek maktulü darp etmişlerdir. Daha sonra ise sanık S.D'nin maktulü bıçaklama eylemini gerçekleştirdikten sonra olay yerinden kaçtığı tespit edilmiştir. Bu sırada diğer sanıkların bıçaklama eylemine iştirakleri bulunmamıştır. Maktulün bıçak yaraları dışındaki yaralanmalarına ilişkin olarak alınan adli rapor doğrultusunda sanık B.E. maktulün ölümüne neden olan bıçaklama eyleminden önce tesisat işinde kullanılan anahtarla, diğer sanıklar da darbederek sanığın eylemine iştirak etmiştir. Sanık S.D'nin maktule yönelik "kasten öldürme" suçunu işlediği sabit görüldüğü, diğer sanıklar yönünden "kasten öldürme" suçundan dava açılmışsa da eylemlerinin "kasten yaralama" kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Değişen suç vasfına göre suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, faillerin amaç ve saiki, kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir."Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.