Yaşam

Akıllı Telefon ve Algoritmalar Çocuk Psikolojisini Etkiliyor

30 Temmuz 2026 - 22:41 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 19
Akıllı Telefon ve Algoritmalar Çocuk Psikolojisini Etkiliyor
2012 yılı itibarıyla akıllı telefon kullanımının yaygınlaşması ve algoritmaların devreye girmesi, çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluklarında büyük artışa yol açtı. Araştırmalara göre depresyon yüzde 134, kaygı bozuklukları yüzde 106 arttı; psikiyatrik ilaç kullanım yaşı 5'e düştü. Uzmanlar, dijital bağımlılığın etkilerini ve ailelerin alması gereken önlemleri değerlendirdi.

2010'lu yılların başında patlak veren akıllı telefon devrimi, özellikle 2012 yılından itibaren çocukların ruh sağlığında ciddi bozulmalara neden oldu. Araştırmalar, akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklarda depresyon vakalarının yüzde 134, kaygı bozukluklarının ise yüzde 106 arttığını ortaya koydu. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre, her 5 çocuktan biri majör depresyonla mücadele ederken, psikiyatrik ilaç kullanım yaşı 5'e kadar geriledi. 16 yaşından küçük kız çocuklarında intihar oranları yüzde 0,7'den yüzde 22'ye, erkek çocuklarında ise yüzde 12'ye yükseldi. Ayrıca, ekran başında geçirilen her 2 saatin uykudan çaldığı, günde 1 saat eksik uyuyan çocukların zihinsel gelişiminde 1 yıla varan gerileme olduğu belirtildi.

Uzman Görüşleri

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan

Prof. Dr. Levent Eraslan, 2012 yılının dijital dünya için bir kırılma noktası olduğunu belirtti. "2012'den sonra internet sürekli içinde yaşanan bir ortam haline geldi. Akıllı telefonlar yaygınlaşınca çocukların oyun ve arkadaşlık kurma biçimi sokaktan ekrana taşındı." diyen Eraslan, yüz yüze sohbetin yerini beğeni sayıları ve mesajlaşmanın aldığını ifade etti. Algoritmaların bağımlılık yapıcı etkisine dikkat çeken Eraslan, "Sonsuz kaydırma, otomatik oynatan videolar ve bildirimler beynin ödül sistemini tetikliyor. Öz kontrolü henüz gelişmemiş çocuklar için bu tasarımlarla baş etmek zor." dedi. Ayrıca, zorbalığın okul çıkışında bitmediğini, telefonla eve kadar takip ettiğini söyleyen Eraslan, çocuklarda argo kullanımı ve şiddete yönelimin arttığını gözlemlediklerini aktardı.

Eraslan, teknoloji şirketlerinin kullanıcıyı ekranda tutmaya odaklandığını, çocuk güvenliğinin ikinci planda kaldığını söyledi. "Şirketlerin geliri kullanıcının ekranda geçirdiği süreye bağlı. Bu nedenle sakin ve bilgilendirici içerikler yerine merak uyandıran, sinir bozan içerikler öne çıkıyor." ifadelerini kullanan Eraslan, ebeveyn kontrollerinin genellikle kâğıt üzerinde kaldığını belirtti. Çözüm önerilerini sıralayan Eraslan, çocuk hesaplarında sonsuz kaydırma ve gece bildirimlerinin varsayılan olarak kapalı olması, yaş sınırlamalarının sıkı denetlenmesi ve dijital okuryazarlık eğitiminin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Ailelerin ise teknolojiyi yasaklamak yerine rehberlik etmesi, ekransız alanlar belirlemesi ve çocuklara gerçek hayatta yapacak etkinlikler sunması gerektiğini ifade etti.

Uzman Psikolog Tuğçe Betül Şenel

Uzman Psikolog Tuğçe Betül Şenel, dijitalleşmenin çocukların benlik algısını olumsuz etkilediğini belirtti. "Sürekli başkalarıyla kıyaslanma, çevrim içi onay arayışı ve beğeni kaygısı çocuklarda kaygı düzeyini artırıyor." diyen Şenel, ebeveynlerin en büyük hatasının dijital cihazları oyalama veya sakinleştirme aracı olarak kullanmak olduğunu söyledi. Bu tutumun çocukların duygu düzenleme becerisini körelttiğini vurgulayan Şenel, teknolojiyi tamamen yasaklamak yerine yaşa uygun sınırlar konulması, aile içi kaliteli zamanın artırılması ve okullarla iş birliği yapılması gerektiğini ifade etti.

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, durumu "deneyimsel yoksunluk" olarak tanımladı. Çocukların dışarıda oynamak yerine ekran başında kalmasının uyku sorunlarına ve depresif belirtilere yol açtığını belirten Ateş, "Beyin limbik sistemi yaşayarak öğrenir. Ekran sadece teorik aktarım sunuyor. Bu nedenle çocuklar risk alma, arkadaşlık kurma ve hazzı erteleme becerilerinde zayıf kalıyor." dedi. Sosyal onayın metrik ölçümlere dayanmasının çocukların özdeğerini rakamlarla ölçmesine neden olduğunu ifade eden Ateş, yapay zeka filtreleri ve sosyal medya görünürlüğü nedeniyle siber zorbalık riskinin 10 ila 100 katına çıktığını söyledi. Ateş, ebeveynlerin tableti ödül olarak sunması veya yemek yerine video açmasının yeme bozukluklarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Çözüm olarak, ekran süresinin yerine sağlıklı alternatifler konulması, okullarda telefonsuz günler düzenlenmesi ve çocukların güvenle oynayabileceği alanların yeniden yaratılması gerektiğini belirtti.

Uzmanlar, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için ebeveynlere, okullara ve devletlere önemli görevler düştüğünü vurguluyor. Alınacak önlemlerle çocukların sağlıklı gelişiminin desteklenebileceğini ifade ediyorlar.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...