Dinçer Arslan Davasında İlk Duruşma: 'O Kız Sana Bakmaz' Sözü Cinayeti Tetikledi
-
Dinçer Arslan, 9 Nisan'da evden çıktıktan sonra kayboldu, cesedi 43 gün sonra çuval içinde gömülü bulundu.
-
Cinayet zanlısı iki arkadaşı Abdül Halim Baran ve İsmail Çetin tutuklandı, ilk duruşmada birbirlerini suçladı.
-
Baran, Çetin'in 'O kız sana bakmaz' sözü üzerine saldırdığını iddia etti.
-
Çetin ise Baran'ın eşine sarkıntılık bahanesiyle cinayeti işlediğini ve kendisini tehdit ettiğini söyledi.
-
Ceset, Arslan'ın aracıyla taşınarak Aktaş Tepesi'ne gömüldü; duruşma 3 Temmuz'a ertelendi.
Zonguldak'ın Ereğli ilçesine bağlı Gülüç beldesinde yaşayan 26 yaşındaki Dinçer Arslan, 9 Nisan'da evinden çıktıktan sonra bir daha geri dönmedi. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine jandarma ve polis ekipleri geniş çaplı arama başlattı. Güvenlik kamerası ve telefon kayıtlarını inceleyen ekipler, Arslan'ın son olarak arkadaşları Abdül Halim Baran ve İsmail Çetin ile birlikte olduğunu tespit etti.
Gözaltına alınan iki şüpheli, alkol aldıkları sırada kavga ettikleri Dinçer Arslan'ı öldükten sonra Aktaş Tepesi'ne gömdüklerini itiraf etti. Arslan'ın cesedi, kayıp ihbarından 43 gün sonra çuval içinde gömülü olarak bulundu. Şüpheliler tutuklanırken, Baran'ın eşi A.B. de 'suç delillerini gizleme' suçundan tutuklandı ancak hamile olduğu gerekçesiyle tahliye edildi.
Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında sanıklar birbirini suçladı. İlk savunmasını yapan Abdül Halim Baran, İsmail Çetin ile birlikte Dinçer Arslan'ın evinde alkol aldıklarını, aralarında bazı sorunlar olduğunu ve bu sorunu çözdüklerini söyledi. Alkol almaya devam ettikleri sırada İsmail Çetin'in kız arkadaşının fotoğrafını Arslan'a gösterdiğini ve Arslan'ın "Bu kız sana bakmaz" dediğini öne süren Baran, bunun üzerine Çetin'in sinirlenerek Arslan'a saldırdığını iddia etti. Baran, "Çetin önce şişeyle vurmak istedi, ardından yere düşen Dinçer Arslan'ı yumruklamaya devam etti. Ben ayırmaya çalıştım ama Çetin, Arslan şuuru gidene kadar vurmayı sürdürdü" ifadelerini kullandı.
Baran, yaşanan arbededen sonra Arslan'ın kendine geldiğini ve evden ayrıldıklarını, ancak gece uyuyamadığı için eşi ve İsmail Çetin ile yeniden Arslan'ın evine gittiklerini söyledi. Eve girdiklerinde Arslan'ın hayatını kaybettiğini gördüklerini belirten Baran, "Olay yerinden kaçmak istedim ancak İsmail Çetin bana silah çekerek 'Seni de, eşini de, çocuğunu da öldürürüm' dedi. Korktum, mecburen yardım etmek zorunda kaldım" diyerek kendini savundu. Cesedin çuvallanması, taşınması ve gömülmesini İsmail Çetin'in yaptığını öne süren Baran, kendisinin cesede dokunmadığını ifade etti. Dinçer Arslan'ın eşine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını da belirten Baran, "Rahmetli namuslu ve dürüst bir adamdı" dedi.
Savunması için söz verilen İsmail Çetin ise Baran'ın söylediği her şeyin yalan olduğunu söyledi. Abdül Halim Baran'ın cezaevi firarisi olduğu dönemlerde yanında kalmak istediğini, Dinçer Arslan'ı da olay günü ilk kez gördüğünü anlattı. Aralarında geçmiş dönemde husumet bulunduğunu ancak olaydan kısa süre önce barıştıklarını dile getiren Çetin, Baran'ın yanında uyuşturucu madde bulunduğunu ve kullandığını iddia etti. Olaydan bir gün sonra Baran'ın kendisini alkol almaya çağırdığını, birlikte vakit geçirdiklerini ve daha sonra Dinçer Arslan'ın Gülüç'teki evine gittiklerini anlatan Çetin, Arslan ile ilk kez burada tanıştığını belirtti. Bir süre sonra evde gerginlik yaşandığını ve tuvalette bulunduğu sırada sesler duyduğunu söyleyen Çetin, "Sesler üzerine salona geldiğimde Abdül Halim Baran'ın Dinçer Arslan'ı darbettiğini gördüm. Baran, 'Benim karıma sarktı, bunu komalık edeceğim' diyerek saldırmaya devam etti. Dinçer Arslan karşılık vermedi, buna rağmen Baran yumruk ve tekmelerle saldırısını sürdürdü" ifadelerini kullandı.
Çetin, Dinçer Arslan'a su verdiğini ve kendine geldiğinde Baran'ın uçan tekme attığını ve yüzüne defalarca vurduğunu ileri sürdü. Olay sonrasında evden ayrıldıklarını belirten Çetin, ertesi sabah kahvaltı sırasında Baran'ın, Arslan'ın WhatsApp'a girmediğini söyleyerek tekrar eve gitmeyi teklif ettiğini anlattı. Birlikte yeniden eve gittiklerini belirten Çetin, "Baran camdan içeri girdi, yaklaşık 20 saniye sonra kapıyı açarak 'Adam ölmüş' dedi" iddiasında bulundu. Bunun üzerine karakola gitmeyi ve yaşananları anlatmayı teklif ettiğini ancak Baran'ın bunu kabul etmediğini ve cesedi ortadan kaldırmak istediğini öne sürdü.
Ceset yaklaşık iki gün evde kaldı. Çetin, daha sonra Dinçer Arslan'ın evinden alınan kürek ve kazmayla mezar kazıldığını, cesedin çuvala konularak Arslan'a ait aracın bagajına yerleştirildiğini ve Aktaş Tepesi'ne götürüldüğünü söyledi. Mezarın Abdül Halim Baran ile eşi tarafından kazıldığını öne süren Çetin, kendisinin yalnızca olay yerinde bulunduğunu, cesede müdahale etmediğini dile getirdi.
Duruşmada her iki sanık da birbirini suçlarken, Baran'ın eşi A.B., İsmail Çetin'in saldırdığını söyleyerek suçlamaları reddetti. Mahkeme, her iki sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı tanıkların dinlenmesi için 3 Temmuz'a erteledi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.