Dorukhan Büyükışık'ın şantiye alanında cesedi bulunmuştu! Acılı annenin feryadı yürekleri dağladı: Bu insanlık suçu!
-
Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018'de İzmir Narlıdere'de bir inşaat şantiyesinde ölü bulundu.
-
Olay önce intihar olarak kaydedildi, ardından yeniden soruşturma başlatıldı.
-
Polis memurları, şantiye çalışanları ve firma sahipleri dahil 25 kişi tutuklandı.
-
Duruşmada anne Nihal Büyükışık, 'Bu insanlık suçu' diyerek adalet istedi.
-
Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı 13 Ağustos'a erteledi.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018'de İzmir Narlıdere'de evinin yakınlarındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulundu. Olay başta intihar olarak kayıtlara geçti, ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya tekrar açıldı. Soruşturma kapsamında görevli komiserler, polis memurları ve diğer kamu görevlileri hakkında “Görevi kötüye kullanma” suçundan dava açıldı. Ayrıca şantiye bekçileri ve işçiler hakkında “Kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İki dosya birleştirildi ve 13 sanık tutuksuz yargılanmaya başlandı.
Soruşturma genişletilince 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıktı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, 21 Mayıs'ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Gözaltına alınanlar arasında inşaat firması sahipleri, polis memurları ve işçiler yer aldı. 25 şüpheli tutuklanırken, bir kişi firari olarak aranıyor.
Davanın üçüncü celsesi İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada sanıklar, Dorukhan'ın ailesi ve avukatlar hazır bulundu. İlk olarak söz verilen sanık polis memuru Fikret Sarıaslan, suçlamaları reddederek olay yerindeki gözlemlerini anlattı: “Devriye görevindeyken ihbar üzerine bölgeye gittik. Bir ekip oradaydı. Sonra diğer ekipler de geldi. Şahıs sırtüstü yatıyordu. Kan yoktu. Uzman değilim ama şüpheli bir durum olduğunu söylemiştim.”
Bir diğer sanık polis memuru Musa Erikçi ise olay yerine meslektaşlarıyla birlikte gittiklerini belirterek, “Maktulün arabadan inip inşaat alanına girdiğini öğrendik. Telefonunu gördük. Olay yerini kamerayla çektik. Maktulün babası sürekli yanımızdaydı ve bizi uyarmadı” dedi.
Celsede söz verilen Dorukhan'ın annesi Nihal Büyükışık, gözyaşları içinde şunları söyledi: “Yavrumu bu hayattan koparan, delilleri yok eden buradaki kamu görevlilerine ve avukatlarına sesleniyorum. Nerede kamera kayıtları? Burada insanlık suçu işlenmiştir. Yavrumu hayattan koparanların en ağır cezayı almalarını istiyorum.” Baba Ethem Büyükışık da sanıkların en ağır cezayı alması talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, ara kararında sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve duruşmanın 13 Ağustos'a ertelenmesini kararlaştırdı.
Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Ethem Büyükışık, Adalet Bakanı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısı'na teşekkür ederek, “Adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz ve kamu görevlilerine güveniyoruz. Dosya her geçen gün daha fazla ilerliyor. Umarım hakikat tüm çıplaklığıyla en kısa zamanda ortaya çıkacak ve bu suça bulaşan herkes hak ettikleri cezayı alacaktır” ifadelerini kullandı.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.