Yaşam

Art Arda 5 Büyük Kayıp: 44 Yıldır Felaketlerle Yaşayan Annenin Acı Hikayesi

6 Haziran 2026 - 14:02 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 20
Art Arda 5 Büyük Kayıp: 44 Yıldır Felaketlerle Yaşayan Annenin Acı Hikayesi
Yapay Zeka Bilgilendirmesi

Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Artvin'in Ardanuç ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Şengül Gezer, 44 yıl içinde bebeğini, kızını, oğlunu, eşini ve son olarak çığ felaketinde kaybettiği oğlunu toprağa verdi. Her gün mezarlarına giden acılı anne, torunları için besicilik yaparak hayata tutunuyor. Oğlunun bulunması için kurban adadığını belirtti.

Art Arda Gelen Acılar

Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlı Yolüstü köyünde yaşayan 8 çocuk annesi Şengül Gezer (66), hayatı boyunca peş peşe gelen kayıplarla sarsıldı. 1982 yılında dünyaya getirdiği kız bebeği Yeşim'i doğumdan bir gün sonra kaybeden Gezer, bu acının ardından felç geçirdi. Tedaviyle sağlığına kavuşan Gezer'in kızı Gözde, 2005 yılında attan düşerek hayatını kaybetti.

2012'de yaylada küçükbaş sürüsünü beklerken yıldırım düşmesi sonucu büyük oğlu Savaş'ı (33) kaybeden Gezer, 2021'de kansere yakalanan eşi Yalçın Gezer'i (60) de toprağa verdi. En son olarak, 5 ay önce Artvin Aksu Yaylası'ndaki çığ felaketinde oğlu Bülent Gezer'i (44) kaybetti. Bülent'in cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı.

Torunları İçin Yaşıyor

4 evladını toprağa vermenin acısıyla yıkılan anne Gezer, tüm acılara rağmen hayata tutunmayı başardı. 4 kızıyla birlikte yaşayan Gezer, torunlarını büyütebilmek için besicilik yapıyor. Sabah erken saatlerde ahıra girip hayvanların bakımını üstlenen, her gün çocukları ve eşinin mezarına giderek dua eden Gezer, onlardan kalan fotoğraflarla hasret gideriyor.

Acı Dolu Anılar

Yaşadığı kayıpları anlatan Şengül Gezer, şunları söyledi: "Çok acılar yaşadım. Köyde doğum yaptım. Akşam kızım Yeşim sağlıklıydı, sabah kalktım, bebeğim ölmüştü. Ondan sonra bana felç vurdu. Bir ay felçli yattım. Artvin'den Erzurum'a sevk ettiler, orada verdikleri ilaçları kullandım, onlardan sonra iyileştim. Ölen küçüğüyle sekiz tane çocuğum var. Kızım öldükten sonra 11 yaşındaki kızım yaylada attan düşerek öldü. Kızım kucağımda can verdi. Ondan sonra da büyük oğlum ardından da eşim vefat etti. Yağmur yağıyordu, yıldırım vurdu öylece öldü. O kadar zaman da aradık, çocuğumu bulamadık. Aylar sonra 'Bülent'i bulduk' dediler, kütüğün üzerinde oturuyordum. Dizlerimden aşağı sızı indi, kilitlendim. Kalkıp da gezemiyorum. Acım hep çok büyük."

Gezer, sözlerine şöyle devam etti: "Her şeyimiz Bülent'ti; varlığımız, anamız, babamız, kardeşimiz, evladımız Bülent'ti. Hep onun eline avucuna bakardık. Tarif edilmez acılar çektik. Bağrımıza bastık onun acısını. Büyük oğlanın acısını gördük, kızların acısını gördük, eşimin acısını gördük. Geçim dünyası, çalışıyorsun, ediyorsun ki bir şey olsun. Geride 4 tane torunum var. Onları yuva sahibi yapabilmek için çalışıyoruz."

Çığda ölen oğlunun bulunması için kurban adadığını belirten Gezer, "Evlat acısını Allah kimsenin başına vermesin. Aç kalsın, susuz kalsın, kapıda dilensin, taşısın, toplasın, toprağı yesin de evlat acısını çekmesin. Cenabıallah'a sığınmışım. Mevla'm kimseyi evlat acısıyla sınanmasın. Allah'a çok şükür ki onu karların altından oradan aldılar, bana teslim ettiler. Getirdik cenazeyi, bir gece de evde sakladım. Cenazesi bulunsun diye kurban adak etmiştim, onu da yurda verdim, kestirdim; helali hoş olsun. Ben çocuklarımı o kadar severdim ki; şimdi bir yere gidemiyorum." dedi.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.