İstanbul'da 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda Sanal Kumar Uyarısı
-
İstanbul'da özel bir psikiyatri hastanesi ve Kent Üniversitesi iş birliğiyle 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu düzenlendi.
-
Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumar bağımlılığının gençler arasında hızla yayıldığını ve Türkiye'deki yayılma hızının Avrupa'yı geçtiğini belirtti.
-
Platformların ilk kazançlarla bağımlılık oluşturduğu, kullanıcıların kayıplarını geri kazanma umuduyla oyunda kaldığı ifade edildi.
-
Klinik Psikolog Yusuf Babacan, bağımlılığın bir irade sorunu değil, beyin hastalığı olduğunu vurguladı.
-
Uzmanlar, ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurması ve kumar borçlarını ödememesi gerektiğini belirtti.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Akıllı telefonlar ve dijital platformlar sayesinde birkaç saniyede erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, özellikle gençler arasında büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Bu konu, İstanbul'daki 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda masaya yatırıldı.
Sempozyumda Sanal Kumar Bağımlılığı Ele Alındı
Sempozyum, özel bir psikiyatri hastanesi ile İstanbul Kent Üniversitesi iş birliğiyle üniversitenin Taksim Kampüsü'nde gerçekleştirildi. Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Prof. Dr. Ögel, "Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi. Gençler hızlı para kazanma arzusuyla bu sistemlerin hedef kitlesi oluyor. Ancak sanal kumarın vaat ettiği kazanç büyük ölçüde yanılsamadır; bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" ifadelerini kullandı.
Platformların Bağımlılık Yapma Yöntemleri
Sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri, kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformlar, ilk aşamada kazandırarak güven oluşturuyor. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" dedi.
Bağımlılığın yalnızca kumarla sınırlı olmadığını belirten Ögel, dijital dünyanın sürekli yeni bağımlılık biçimleri ürettiğine dikkat çekti. Bir dönem çevrimiçi oyunlar ön plandayken, bugün sosyal medya platformlarının benzer bir etki yarattığını söyleyen Ögel, algoritmaların kullanıcıları ekranda daha uzun süre tutmak üzere tasarlandığını ve bunun bağımlılık riskini artırdığını kaydetti.
Ailelere Önemli Uyarılar
Uzmanlar, ailelerin çocuklarındaki davranış değişikliklerini dikkatle izlemesi gerektiğini vurguluyor. Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artması önemli işaretler arasında. Ancak Ögel'e göre bu belirtiler tek başına yeterli değil: "Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür."
"Bağımlılık Bir Beyin Hastalığıdır"
Sempozyuma katılan Klinik Psikolog Yusuf Babacan ise bağımlılığın bir irade sorunu değil, beyin hastalığı olduğunu açıkladı. Babacan, "Bağımlılık kamuoyunda nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık, beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor" dedi.
Babacan, özellikle son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızlı geliştiğine dikkat çekerek, online bahis sistemlerinin gençleri hedef aldığını belirtti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığı beslediğini ifade eden Babacan, gençlerin can sıkıntısı, keyiflenme ve özellikle kısa yoldan zengin olma dürtüsüyle kumara başladığını söyledi.
Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. 'Bağımlı olduğum için değil, borcumdan dolayı kumar oynadım, borcum olmazsa oynamayacağım' diyerek ailelerini ikna ediyorlar. Aile borcu üstlendiğinde ise bağımlılık devam ediyor. Bu nedenle ailelere borcu ödememelerini öneriyoruz. Uluslararası araştırmalar, gençler kendi borçlarını ödediklerinde bağımlılığın negatif sonuçlarıyla yüzleştiklerini ve kumar oynama davranışını durdurmada daha etkili olduğunu gösteriyor. Unutulmamalıdır ki bağımlılık kronik bir hastalıktır ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evrilir."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.