Yaşam

Deniz Koruma Çalışmaları Sıfır Atık Vizyonuyla Güçleniyor

11 Ağustos 2026 - 18:16 Yazar: Editör Masası
6 dk okuma 12
Deniz Koruma Çalışmaları Sıfır Atık Vizyonuyla Güçleniyor
İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Deniz Yaşamını Koruma Derneği'nin ev sahipliğinde Tavşan Adası'nda yürütülen deniz koruma, restorasyon ve izleme çalışmalarını yerinde inceledi. Tavşan Adası'nda geliştirilen bilimsel koruma modelinin Antalya Üç Adalar'a aktarılması ve Türkiye'nin saha deneyiminin COP31 sürecinde uluslararası kamuoyuyla paylaşılması değerlendirildi.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın öncülüğünde küresel ölçekte büyüyen sıfır atık vizyonu, denizel ekosistemlerin korunmasına yönelik çalışmalarla güçleniyor. İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı ile birlikte Tavşan Adası'nda gerçekleştirilen bilimsel koruma, restorasyon ve izleme çalışmalarını yerinde inceledi.

Ziyarette, DYKD'nin 2015 yılından bu yana Tavşan Adası ve Sivriada çevresinde yürüttüğü bilimsel araştırmalar, aktif restorasyon, hayalet ağlarla mücadele ve teknoloji destekli izleme sistemi ele alındı. Ayrıca, Ocak 2026'da başlatılan mor mercan popülasyon güçlendirme çalışması sahada tanıtıldı.

Vali Gül: "İnsan Baskısı Ortadan Kalktığında Doğa Kendini Yeniliyor"

İstanbul Valisi Davut Gül, doğadaki kirliliğin en önemli nedeninin insan faktörü olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"İnsan baskısı ortadan kalktığında, kirlenme durduğunda doğa bir şekilde kendini yeniliyor. Burada Tavşan Adası'nda bunun güzel örneklerini görüyoruz. Kirlenmenin ve bozulmanın sona ermesi, daha önce kirlenen alanların belli bir takvim içerisinde temizlenmesi mümkün. Devletimizin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının da bu çalışmalara destek vermesi, bir kültür oluşturulması açısından çok kıymetli."

Gül, Sıfır Atık Vakfı'nın neredeyse her hafta dünya çapında ses getiren etkinlikler düzenlediğini belirterek, "Bu, sıfır atık ve çevre bilincinin yalnızca bir günlük veya etkinlikle sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor. Bu konunun bir kültür hâline gelmesi, 7'den 70'e herkesin bu yaşam tarzını benimsemesiyle mümkün" dedi.

Samed Ağırbaş: "Bu Bir Çevre Projesi Değil, Önemli Bir Model"

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Tavşan Adası'ndaki çalışmaların, bilim, kamu, sivil toplum ve teknolojinin ortak hedef etrafında birleştiğinde neler başarabileceğini gösterdiğini söyledi. Ağırbaş, "Burada gördüğümüz sadece bir çevre projesi değil; bilimin, kamu iradesinin ve toplumun bir araya gelerek elde ettiği önemli bir model" şeklinde konuştu.

Akdeniz ve Ege'deki plastik kirliliğine dikkat çeken Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı olarak bu konuda kapsamlı bir saha çalışması başlattıklarını duyurdu. Ağırbaş, "Plastik atık raporumuzda da belirttiğimiz gibi plastik kirliliği yalnızca bir atık yönetimi sorunu değil; denizlerimizin, nehirlerimizin, toprağımızın ve insan sağlığının geleceğini ilgilendiren kritik bir meseledir. Tavşan Adası'ndaki çalışma, çözümün nasıl olması gerektiğini ortaya koyuyor" dedi.

İstanbul'da 31 Ağustos - 1 Eylül tarihlerinde Cumhuriyet tarihinin en büyük plastik atık çalıştayının düzenleneceğini aktaran Ağırbaş, şu bilgileri paylaştı: "17 bakanlık, 40'tan fazla genel müdürlük ve 400'den fazla katılımcıyla gerçekleştireceğimiz çalıştayda plastik atık kirliliğine ilişkin eylem planını ortaya koyacağız. Muğla, Antalya, Adana ve Mersin valilerinin katılımıyla özel bir oturum ve bakan yardımcıları seviyesinde ayrı bir oturum olacak. 14 çalışma masasıyla sorunu 360 derece ele alacağız ve somut çıktılarla kamuoyuna sunacağız."

Volkan Narcı: "COP31 İçin Örnek Bir Pilot Bölgedeyiz"

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, 11 yıllık bir restorasyon ve koruma hikâyesinin içinde olduklarını belirtti. Narcı, "Tavşan Adası, COP31 süreci için tam anlamıyla örnek bir pilot bölge. 7,5 milyon metrekarelik alan Cumhurbaşkanlığı tarafından 'Kesin Korunacak Hassas Alan' ilan edildi. Burada yaklaşık 700 mercan kökü restore edildi, hayalet ağlar temizlendi ve örnek bir koruma statüsü oluşturuldu. Bu modeli Antalya Üç Adalar'da da hayata geçiriyoruz. Antalya'da dünyaya şunu söyleyeceğiz: Türkiye, 30x30 hedeflerini sadece sözde değil, sahada aktif olarak uygulayan bir model ortaya koymuştur" dedi.

Koruma Kararından Etkin Alan Yönetimine

Tavşan Adası deneyiminin yalnızca bir alanın koruma statüsü kazanmasından ibaret olmadığı, bilimsel araştırmadan sürekli alan yönetimine uzanan bütüncül bir model sunduğu belirtildi. DYKD'nin yaklaşık 11 yıldır sürdürdüğü çalışmalarda; bilimsel araştırma → tehdit tespiti → aktif restorasyon → kurumsal ve toplumsal iş birliği → hukuki koruma → sürekli izleme zinciri uygulanabilir bir deniz koruma modeli olarak değerlendirildi. Tavşan Adası ve çevresindeki yaklaşık 7,76 kilometrekarelik alan 2021 yılında 'Kesin Korunacak Hassas Alan' ilan edildi. Bu kararın ardından restorasyon, izleme, denetim ve alan yönetimi faaliyetlerinin kesintisiz sürdüğü vurgulandı.

700'ün Üzerinde Mercan Kolonisi Restore Edildi

Tavşan Adası ve Sivriada çevresinde bugüne kadar 700'den fazla gorgon mercanı kolonisi üzerinde nakil ve restorasyon çalışması yapıldı. Sarı gorgonlarda uzun süreli izlemelerde yaklaşık yüzde 80 yaşama başarısı elde edildi. Ocak 2026'da Türkiye'de ilk kez mor mercan (Paramuricea clavata) popülasyonlarının güçlendirilmesi için yeni bir restorasyon programı başlatıldı. İlk izleme döneminde nakledilen kolonilerin tamamının yaşamını sürdürdüğü kaydedildi. Mercan restorasyonunun yalnızca tek bir türü değil, mercan topluluklarının oluşturduğu habitatı ve bağlantılı denizel ekosistemi korumayı hedeflediği ifade edildi.

Hayalet Ağlarla Mücadele ve Döngüsel Ekonomi

Deniz koruma çalışmaları kapsamında bugüne kadar deniz tabanından 650 bin metrekareden fazla hayalet ağ ve 3 tondan fazla kurşun çıkarıldı. Çıkarılan ağların bir kısmı ayrıştırılarak tarımsal örtü, çanta ve geri dönüştürülmüş hammaddeye dönüştürüldü. Bu sayede deniz temizliği ile döngüsel ekonomi yaklaşımı aynı zincirde birleştirilmiş oldu. Ziyarette, denizden çıkarılan atıkların yalnızca bertaraf edilmesi yerine yeniden ekonomiye kazandırılmasının, ekosistem koruması ile Sıfır Atık yaklaşımı arasındaki bağı güçlendirdiği vurgulandı.

Deniz Koruma Alanı 7/24 İzleniyor

DYKD'nin profesyonel dalgıçlar ve biyologlardan oluşan Ranger ekibi, Tavşan Adası Koruma Alanı'nda düzenli devriye, biyolojik çeşitlilik gözlemi, mercan sağlığı kontrolü ve hayalet ağ müdahaleleri gerçekleştiriyor. Sualtı ve suüstü kamera sistemleri, sıcaklık sensörleri, akustik kayıt cihazları ve görüntüleme teknolojileriyle desteklenen izleme altyapısı sayesinde alandaki değişimler sürekli takip ediliyor. Bu yönüyle koruma statüsü bir sonuç değil, bilimsel izleme ve etkin alan yönetiminin başlangıcı olarak görülüyor.

Tavşan Adası Modeli Antalya'ya Taşınıyor

Ziyaretin en önemli gündem maddelerinden biri, Tavşan Adası'nda geliştirilen modelin Antalya'ya aktarılması oldu. DYKD ile Antalya Valiliği arasında yürütülen iş birliği kapsamında Kemer ilçesindeki Üç Adalar, Tekirova ve Çıralı kıyılarında denizel ve karasal ekosistem envanterinin çıkarılması, öncelikli habitatların haritalanması, biyolojik çeşitliliğin izlenmesi ve insan kaynaklı baskıların belirlenmesi hedefleniyor. Çalışmaya kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, balıkçılar, dalış merkezleri, turizm işletmeleri ve bölge halkının dahil edilmesi planlanıyor. Tavşan Adası deneyiminin, Antalya'da yeni bir koruma ve yönetişim modelinin bilimsel altyapısını oluşturacağı, böylece Türkiye'nin farklı coğrafyalarında uygulanabilecek bir deniz koruma yaklaşımının geliştirileceği belirtildi.

COP31 Sürecinde Sahadaki Örnek Uygulama

Tavşan Adası'nda 11 yılda geliştirilen deneyim, Türkiye'nin iklim ve çevre politikaları açısından önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Bilimsel araştırma, aktif restorasyon, hayalet ağlarla mücadele, döngüsel ekonomi, teknoloji destekli izleme, vatandaş bilimi ve katılımcı yönetişim başlıklarını bir araya getiren model, ülkenin denizel ekosistem koruma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu modelin Antalya Üç Adalar'a aktarılmasıyla ölçülebilir sonuçlar üreten bir koruma yaklaşımının geliştirilmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum'un liderliğinde yürütülen COP31 sürecinde, Türkiye'nin sahada geliştirdiği bu tür iyi uygulamaların uluslararası kamuoyuna tanıtılması büyük önem taşıyor. İstanbul'dan Akdeniz'e uzanan bu deneyimin, Türkiye'nin denizel doğal mirasını koruma ve ekosistemlerin iklim değişikliğine karşı direncini artırma hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...