Yaşam

Sıfır Atık Vakfı'ndan Dünya Çölleşme Günü'nde İklim Krizi Vurgusu

17 Haziran 2026 - 17:13 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 17
Sıfır Atık Vakfı'ndan Dünya Çölleşme Günü'nde İklim Krizi Vurgusu
Sıfır Atık Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nde çölleşme ve kuraklığın iklim kriziyle mücadelede önemli bir başlık olduğuna dikkat çekti. Vakıf, COP31 İklim Zirvesi öncesinde arazi bozulumunun önlenmesi ve ekosistem onarımının küresel iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Sıfır Atık Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çölleşme ve kuraklığın iklim kriziyle mücadelede kritik bir başlık olduğuna dikkat çekti. Vakıftan yapılan açıklamada, Sıfır Atık Hareketi kurucusu Emine Erdoğan'ın sürdürülebilir yaşam, kaynak verimliliği ve çevre bilinci konularındaki vizyonu doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

BM tarafından her yıl 17 Haziran'da kutlanan bu özel günde, iklim krizinin etkileri karşısında toprak, su ve ekosistemlerin korunmasının önemi vurgulandı. Açıklamada, bu yıl 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde yapılan değerlendirmelerin, sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra arazi bozulumunun önlenmesi ve ekosistemlerin yeniden onarılmasının da küresel iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ortaya koyduğu ifade edildi.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Almanya'nın Bonn kentinde gerçekleştirilen İklim Değişikliği Konferansı kapsamında BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) İcra Sekreteri Yasmine Fouad ile bir araya geldi. Görüşmede uluslararası düzeyde yürütülebilecek işbirliği imkanları değerlendirildi. Ağırbaş, görüşmeye ilişkin şunları söyledi: "Görüşmemizde, topraklarımızın korunması, çölleşmeyle mücadele ve sürdürülebilir arazi yönetimi kapsamında uluslararası düzeyde yürütülebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. COP31 hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."

BM verilerine göre dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 40'ı farklı düzeylerde bozulmuş durumda. Arazi tahribatı, ormansızlaşma, yanlış tarım uygulamaları, plansız kentleşme, aşırı tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliğinin etkileriyle artıyor. Kuraklık olaylarının sıklığı ve şiddetindeki artış, milyonlarca insanın gıda güvenliğini, suya erişimini ve yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor. Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde çölleşmenin ekonomik kayıpları artırabileceği, göç hareketlerini tetikleyebileceği ve sosyal kırılganlıkları derinleştirebileceği hatırlatıldı.

Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas ülkeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bakımından "su stresi" yaşayan ülkeler arasında bulunan Türkiye'de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi daha da kritik hale geliyor. Açıklamada, su verimliliğinin artırılması, tarımda modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, gıda israfının azaltılması ve doğal varlıkların korunmasının çölleşmeyle mücadelede etkili araçlar olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Çölleşme ile mücadelenin yalnızca çevresel değil, ekonomik kalkınma, toplumsal refah, gıda güvenliği ve iklim adaleti açısından da önemli olduğuna işaret edildi. COP31 sürecinde arazi bozulumunun önlenmesi, kuraklığa dayanıklı kalkınma politikalarının geliştirilmesi, su verimliliğinin artırılması, doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması, gıda kayıpları ve israfının azaltılması ile toplumun iklim uyum kapasitesinin güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer alması gerektiği bildirildi.

Açıklamada, BM nezdinde küresel bir çevre hareketine dönüşen sıfır atık yaklaşımının, kaynakların verimli kullanılması ve tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesi yoluyla doğal kaynakların korunmasına katkı sunduğu ifade edildi. Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyonun, israfın önlenmesi, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılmasını hedefleyen bütüncül bir anlayışı temsil ettiği belirtildi.

Çölleşme ve kuraklığın tüm insanlığın ortak meselesi olduğu vurgulanan açıklamada, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde toprağın korunması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve israfın önlenmesinin sürdürülebilir bir gelecek için hayati önem taşıdığı kaydedildi. Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nün toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmasına katkı sağlaması temenni edildi.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...