Gebze'deki Bina Çökmesi Nihai Raporu Savcılığa Sunuldu
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
- Gebze'de 4 kişinin öldüğü bina çökmesine ilişkin nihai bilirkişi raporu savcılığa sunuldu.
- Raporda zemin yapısı, yeraltı su hareketleri ve jeolojik özellikler incelendi.
- Metro inşaatı ile çökme arasında bağlantı bulunamadı.
- Binanın eski dere yatağında ve kontrolsüz dolgu zeminde yer aldığı tespit edildi.
- Metro tünelinde herhangi bir hasar veya deformasyon saptanmadı.
Gebze'de meydana gelen ve 4 kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesi soruşturması kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu tamamlanarak savcılığa sunuldu. Raporda, incelemelerin ağırlıklı olarak bölgenin zemin yapısı, yeraltı su hareketleri ve jeolojik özellikler üzerinde yoğunlaştığı belirtildi.
Kamuoyunda gündeme getirilen metro bağlantısına ilişkin değerlendirmeler de raporda ele alındı. Daha önceki iki raporda olduğu gibi, bu raporda da çökme ile metro inşaatı arasında herhangi bir bağlantı tespit edilmediği kaydedildi. Hidrolik, jeofizik, harita, inşaat mühendisliği ve imar hukuku gibi farklı disiplinlerden uzmanlardan oluşan heyet, saha incelemeleri ve teknik değerlendirmeler yaptı.
Hazırlanan raporda, binanın bulunduğu alanın eski dere yatağı niteliğinde olduğu, zeminde doğal su hareketlerinin gözlendiği ve yeraltı sularının zemin yapısını zaman içerisinde etkileyebilecek özellikler taşıdığı değerlendirmesine yer verildi. Zeminin gözenekli yapısı ve su etkisiyle oluşabilecek aşınmaların da kapsamında ele alındığı, binanın kontrolsüz dolgu zemin üzerinde yer aldığı belirtildi.
Bilirkişi heyetinin dikkat çektiği bir diğer husus ise olay öncesindeki süreç oldu. Metro imalatının çökmeden çok önce tamamlandığı ve tünel betonlamasının bitirildiği, buna karşın binada gözlenen çatlaklar ile zemin yumuşamasına ilişkin belirtilerin daha sonra ortaya çıktığı ifade edildi. Ayrıca, binanın altında oluşan boşluğun metro tüneline uzanan bir bağlantısı tespit edilemediği, tünel yapısında herhangi bir deformasyon, çatlak veya çökme bulgusuna rastlanmadığı vurgulandı.
Bölgedeki kentsel dönüşüm sürecine ilişkin de bilgi verilen raporda, Akse Sapağı'ndaki dönüşümün yalnızca binaların yıkılıp yeniden yapılmasından ibaret olmadığı belirtildi. Zemin yapısı nedeniyle jeolojik etütler, zemin iyileştirme yöntemleri, yapı teknikleri ve mülkiyet süreçlerinin birlikte değerlendirildiği kaydedildi. Bölgede riskli olduğu belirlenen 18 binanın önemli bölümünün tünel güzergâhı dışında yer aldığı ifade edilirken, incelemelerin zemin koşulları, yapılaşma süreci ve geçmiş mühendislik uygulamaları üzerinde yürütüldüğü belirtildi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.