Yargıtay'dan işçi lehine emsal karar: Sosyal medyada sendika başkanına eleştiri tazminatsız fesih sebebi değil
-
İşçi, 14 yıldır çalıştığı fabrikada sosyal medyada sendika başkanına yönelik ağır ifadeler kullandı.
-
İşveren, paylaşımın etik kurallara aykırı olduğu gerekçesiyle işçiyi tazminatsız işten çıkardı.
-
Bursa 2. İş Mahkemesi, işçinin tazminat hakkı olduğuna hükmetti, ancak Bölge Adliye Mahkemesi işvereni haklı buldu.
-
Yargıtay, işçinin paylaşımının doğrudan işverene yönelik olmadığını ve çalışma barışının bozulduğunun kanıtlanamadığını belirtti.
-
İşçi, Yargıtay kararıyla kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandı.
Bursa'da 2007 yılından bu yana bir fabrikada montaj işçisi olarak çalışan kişi, 2021 yılında sosyal medya üzerinden yaptığı yorum nedeniyle tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. İşveren, işçinin bağlı bulunduğu sendikanın genel başkanına yönelik 'Patronun kölesi, köpeği, patron ne derse onu yapar' ifadelerini kullandığını belirtti. Şirket, bu sözlerin etik kurallara aykırı olduğunu, kurumsal itibarı zedelediğini ve toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında işyerindeki huzur ortamını bozduğunu savundu.
İşçi ise paylaşımın işverene değil, üyesi olduğu sendikanın yönetimine yönelik olduğunu belirterek işten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Dosyaya göre işçi hakkında önce savunma istendi, ardından konu işyeri Disiplin Kurulu'na taşındı. Kurul, sosyal medya paylaşımının şirketin etik kurallarına ve kurumsal kimliğine zarar verdiği gerekçesiyle iş sözleşmesi kapsamında tazminatsız feshedilmesine karar verdi. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da işten çıkışın 'ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık' gerekçesiyle yapıldığı belirtildi.
Davaya bakan Bursa 2. İş Mahkemesi, işçinin kullandığı ifadelerin ağır olduğunu kabul etti ancak bunun İş Kanunu'nda sınırlı şekilde sayılan 'haklı fesih' nedenleri arasında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Mahkeme, sendika başkanına yönelik sosyal medya eleştirisinin doğrudan işverene yönelmediğine dikkat çekerek işçinin kıdem ve ihbar tazminatı almasına karar verdi.
Kararı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ise farklı değerlendirme yaptı. Daire, işçinin sosyal medya paylaşımının 'sadakat ve doğruluk borcuna aykırı davranış' oluşturduğunu savundu. Kararda, toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gibi hassas bir dönemde yapılan paylaşımın işyerindeki huzur ortamını ve sosyal diyaloğu zedelediği, işveren ile işçi arasındaki güven ilişkisini sarstığı ifade edildi. Bu gerekçeyle işverenin tazminatsız fesihte haklı olduğu kabul edilerek dava reddedildi.
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise istinaf kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, işçinin paylaşımının doğrudan işverene, yöneticilere veya işyeri çalışanlarına yönelik olmadığını vurguladı. Kararda ayrıca, paylaşım nedeniyle toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin nasıl olumsuz etkilendiğinin somut şekilde ortaya konulamadığı belirtildi. Yargıtay, 'işyerindeki çalışma barışının bozulduğu' yönündeki iddianın da dosya kapsamıyla ispatlanamadığını ifade etti. Yüksek Mahkeme, işçinin sözlerinin 'doğruluk ve bağlılığa aykırılık' boyutuna ulaşmadığı sonucuna vararak işverenin haklı fesih iddiasını kabul etmedi. Böylece işçinin kıdem ve ihbar tazminatı almasının önü açıldı.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.