Patara'da Roma Dönemi Su Sistemi 2 Bin Yıl Sonra Aktı
- Patara Antik Kenti'ndeki Roma Dönemi Kent Kapısı'nın su sistemi, 2 bin yıl sonra yeniden çalıştırıldı.
- Restorasyon çalışmaları 2025'te tamamlandı ve su perdesi aslına uygun olarak akıtılmaya başlandı.
- Su, 20 kilometre uzaklıktaki Bodamya kaynağından kanallar ve künklerle getirilerek kapıda perde oluşturuyordu.
- Kazı Başkanı Şevket Aktaş, yapının imparatora adanmış bir anıt olduğunu ve suyun güç sembolü olarak kullanıldığını belirtti.
Patara Antik Kenti'nde 1988 yılında başlanan Kent Kapısı restorasyon çalışmaları tamamlandı. Roma Dönemi'nin en ihtişamlı yapılarından biri olan Kent Kapısı'nın güç ve ihtişam göstergesi olan su perdesi, aslına uygun şekilde yeniden çalıştırıldı ve yaklaşık 2 bin yıl sonra tekrar akmaya başladı.
Patara Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Şevket Aktaş, kentin önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Likya Birliği'nin başkenti olmasının yanı sıra daha sonra Likya-Pamfilya eyaletinin de yönetim merkezi olmuş, Hristiyanlık döneminde ise metropol ünvanını korumuştur. Büyük kentleri ve limanları yaşatan en önemli unsur sudur. Önemli restorasyon çalışmalarından biri de Kent Kapısı'nda gerçekleştirildi. 2025 yılında bu çalışmaların önemli bir bölümü tamamlandı. Kent Kapısı'ndaki meşhur su sistemi yeniden işler hale getirildi. Kent Kapısı, yalnızca kentin sınırını belirleyen bir yapı değildir. Aynı zamanda imparatora adanmış bir anıt, bir propaganda ve su yapısıdır."
Dr. Öğretim Üyesi Aktaş, su perdesinin antik dönemdeki etkisini anlatarak, "Antik dönemde kente gelen insanlar, öncelikle yapının ihtişamından etkileniyordu. Üzerindeki heykeller ve mimari detaylar görsel bir şölen sunarken, akan suyun çıkardığı ses ve oluşturduğu görüntü de ziyaretçiler üzerinde büyük bir etki bırakıyordu. Biz de bu tarihi deneyimi günümüze taşımak amacıyla, yapıya zarar vermeden ve gerekli kurul izinlerini alarak su sistemini yeniden çalışır hale getirdik. Böylece ziyaretçiler, antik dönemde yaşanan bu deneyimi bir nebze olsun hissedebiliyor. Burada yalnızca antik dönemin mühendisliğini değil, günümüz mühendisliğinin temellerini de görüyoruz. Modern mühendislik anlayışının kökleri büyük ölçüde bu dönemlere dayanıyor." şeklinde konuştu.
Aktaş, suyun nasıl taşındığını ise şöyle açıkladı: "Patara'nın su ihtiyacı günümüzde İslamlar olarak bilinen bölgede bulunan ve antik kaynaklarda Bodamya olarak geçen doğal su kaynağından karşılanıyordu. Yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki bu kaynaktan alınan su, açık ve kapalı kanallar, köprüler ve su kemerleri aracılığıyla kentin üzerindeki daha yüksek kotta bulunan ana depolama merkezine ulaştırılıyordu. Burada biriktirilen su daha sonra kentin farklı noktalarına dağıtılıyordu. Kent Kapısı'na gelen su da eski sur hattının izini takip ederek pişmiş toprak künklerle yapının doğu ayağına ulaşıyordu. Kurşun borularla yukarı taşınan su, en üst seviyeye çıktıktan sonra yeniden künklerle orta açıklığın üzerine yönlendiriliyordu. Özel olarak tasarlanmış taş yüzey üzerinden serbest şekilde akan su, bir su perdesi oluşturuyordu. Su, Roma İmparatorluk Dönemi'nde yalnızca bir ihtiyaç unsuru olarak değil, aynı zamanda görsel bir gösteri ve güç sembolü olarak kullanılıyordu."
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.