İsviçre'de Göç Kotası Referandumu: İş Dünyası ve Sendikalardan Ortak Tepki
- İsviçre'de pazar günü yapılacak referandumda, SVP'nin nüfusu 2050'ye kadar 10 milyonun altında tutmayı amaçlayan göç kotası önerisi oylanacak.
- Girişim, hükümet, parlamento, iş dünyası ve sendikalardan geniş muhalefet görürken, kamuoyu yoklamaları oylamanın başa baş geçeceğini işaret ediyor.
- Muhalifler, girişimin AB ile kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasını (1999) tehlikeye atacağını ve 147 milyar İsviçre frangı (160 milyar euro) tutarındaki ihracatı olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.
- İşveren örgütleri ve sendikalar, girişimin yabancı iş gücüne bağımlı sektörlerde iş gücü açığını artıracağı ve iş güvencelerini zayıflatacağı uyarısında bulunuyor.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
İsviçre'de iş dünyası liderleri ve sendikalar, pazar günü yapılacak göç sınırlandırması referandumu öncesinde harekete geçti. Referandumun, istihdam ve Avrupa Birliği ile ticari ilişkiler üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğinden endişe ediliyor.
Oylama, aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) önerisine odaklanıyor. Parti, zengin Alp ülkesinin şu anda 9,1 milyon olan nüfusunu 2050 yılına kadar 10 milyonun altında tutmayı hedefliyor.
Ülkenin en büyük partisi SVP, "10 milyonluk İsviçre'ye hayır!" başlıklı girişimin, "kontrolden çıktığını" savunduğu göçle mücadele için gerekli olduğunu belirtiyor. Parti, kalabalık trenler, hızla artan kiralar ve kentsel yayılma gibi birçok sorundan göçü sorumlu tutuyor.
Girişim, hükümet, parlamento ve iş dünyasında geniş bir muhalefetle karşılaşırken, kamuoyu yoklamaları oylamanın başa baş geçeceğini gösteriyor.
Büyük işveren örgütleri ve sendikalar ise girişimi "kaos girişimi" olarak nitelendiriyor. Bu örgütler, tıbbi araştırmalardan inşaata ve sağlık hizmetlerine kadar ekonominin geniş kesimlerinin, çoğunlukla çevre AB ülkelerinden gelen yabancı iş gücüne yoğun bağımlı olduğu İsviçre'de girişimin refahı baltalayabileceği uyarısında bulunuyor.
Sektör birliği HotellerieSuisse Başkanı Martin von Moos, otelcilik sektöründe çalışanların yüzde 50'sinden fazlasının yabancı uyruklu olduğunu belirterek, girişimin sektördeki kronik iş gücü açığını daha da kötüleştireceği endişesini dile getirdi.
Girişimin, İsviçre'yi ana ticaret ortağı AB'ye bağlayan önemli anlaşmaları da tehlikeye atabileceğine dair endişeler bulunuyor. Bunlar arasında 1999 tarihli "kişilerin serbest dolaşımı anlaşması" da yer alıyor.
Geçen yıl İsviçre'nin toplam ihracatının yarısından fazlası AB'ye yapıldı ve bu ihracatın değeri 147 milyar İsviçre frangını (160 milyar euro) aştı.
Tekstil makineleri üreticisi Steiger'in Başkanı Pierre-Yves Bonvin, "Bizim için Avrupa pazarına erişim hayati önem taşıyor" dedi. Şirket, üretiminin tamamını AB'ye ihraç ediyor. Ülkenin güneybatısındaki Vionnaz merkezli şirket, üretiminin bir bölümünü Çin'e taşımış olsa da yüksek katma değerli makineleri İsviçre'de tutmaya devam etti.
Steiger'in İsviçre'de istihdam ettiği 40 kişinin üçte birinden fazlası yabancı uyruklu. Bonvin, yaptığı açıklamada, "İsviçre'de makineleri tasarlayacak, üzerinde çalışacak ve monte edecek mühendisler bulabiliyoruz ancak onları test edecek ve kalibre edecek uzmanlığa sahip değiliz" dedi. Bonvin, "İsviçre'de artık bu alanda herhangi bir eğitim verilmiyor ve bu uzmanları Fransa ile Almanya'dan istihdam etmek zorundayız" diyerek, bu beceriler olmadan "bu makineleri İsviçre'de üretmeye devam edemeyeceklerini" vurguladı.
SVP ise bu endişeleri bir kenara iterek, önerisinin her yıl yaklaşık 40 bin kişinin ülkeye göç etmesine olanak tanıyan kotalar içerdiğine dikkat çekti. Ancak diyabet enjeksiyon sistemleri üreten medikal teknoloji şirketi Ypsomed'in Başkanı Simon Michel, bu kotaların yeterli olmaktan uzak olduğunu ve dengesiz uygulanma riski taşıdığını söyledi.
Aynı zamanda sağcı Liberaller Partisi milletvekili olan Michel, "Öncelik hastanelere ve yaşlı bakımına verilecek, sanayi ise en sona kalacak" öngörüsünde bulundu. Şirketi, obezite tedavilerine yönelik artan talep karşısında, Bern yakınlarındaki Solothurn'da bulunan fabrikası için önümüzdeki üç yılda yaklaşık 100 hassas mekanik uzmanı istihdam etmeyi hedefliyor. Michel, bu çok aranan meslek profili için rekabetin sert olduğunu söyledi.
Michel, "kapsamlı bir çıraklık programına" rağmen şirketinin ihtiyaç duyduğu herkesin eğitimini kendi bünyesinde veremediğini ve personel bulmak için Fransa, Almanya veya Polonya'ya yönelmek zorunda kalacağını belirtti.
Sendikalar da ihracatçılar üzerindeki baskının onları üretimi başka ülkelere taşımaya itebileceği ve bunun İsviçre'de iş kayıplarına yol açabileceği endişesini dile getirdi. Ülkenin en büyük sendikası Unia, girişimin iş güvencelerini zayıflatacağı, yerleşik ve yabancı çalışanlar arasında ayrımcılığı yasaklayan kuralları ortadan kaldıracağı ve "ücret dampingine kapıyı sonuna kadar açacağı" uyarısında bulundu.
Sendika, SVP'nin "yabancı düşmanı kampanyasının" ülkedeki tüm çalışanların maaşları üzerinde baskı yaratacağı uyarısında bulundu.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.